Ücretli Öğretmenlik Başvuruları Ne zaman Başlıyor? (2017-2018)

Ana Sayfa » KPSS » Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

2016 kpss eğitim bilimleri Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

 
1 Ocak 2016 Cuma 20:53
Okunma: 1430
Yorum YapYazdır
 
Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

SİSTEMATİK DAVRANIŞ KURAMI

 Clark Lenord Hull

         Hull, öğrenmeyi matematiksel bir yaklaşımla açıklamaya çalışmaktadır. Kuramı mantıksal çıkarım kuramıdır çünkü o kuramını bir davranış hakkında nitel bir çıkarım yapmak için ortaya koyduğu bir takım öneri, sonuç ve matematiksel ifadelere dayandırmıştır. Amacı, davranış konusunda bilinmeyenleri evrensel kurallar bularak açıklamak ve fizik bilimindeki gibi birtakım kanunlarla davranışı anlamaktır. Kuramını 16 farklı önerme ile açıklamıştır.

Organizma, ihtiyaçlarını giderebilecek tepkilerle donanmış halde dünyaya gelir. Organizmalar ilk önce temel ihtiyaçlarını, daha sonra şartlanmaya bağlı olarak ikincil ihtiyaçlarını giderme eğilimindedirler.

         Crespi Etkisi: Hull, pekiştirmenin öğrenme üzerine etkisini araştırmış ve pekiştirecin miktarının artması ile birlikte performansın da arttığı kanaatine varmıştır. Ancak bu konudaki sistematik gözlemleri ilk kez Crespi yaptığı için Crespi etkisi denmiştir. Hull’un önermeleri ise şöyledir:

-     Uyarıcı izi: Dış çevreden gelen bir uyarıcı, önce organizmanın sinir sistemini uyarmakta, bu uyarıcı ortamdan kalksa bile uyarıcının etkisi sinir sistemi üzerinde birkaç saniye daha devam etmektedir. Buna uyarıcı izi denir.

-   Duyusal uyarıcıların etkileşimi: Organizma içinde bulunduğu çevrede birçok uyarıcıya maruz kalmaktadır. Bu nedenle bir davranışın sadece bir uyarıcının etkisi ile açığa çıkması nadirdir. Çoğu zaman davranış birçok uyarıcının bileşeni olarak açığa çıkar.

-     Öğrenilmemiş davranışlar: Organizmaların tamamı birtakım ihtiyaçlarını karşılayabilecek davranışları yapabilecek donanımla dünyaya gelirler.

-      Bitişiklik ve dürtü azalması: Uyarıcı tepkiye yol açar; tepki de biyolojik ihtiyacın karşılanmasını sağlarsa uyarıcı ve tepki arasındaki bağ güçlenir. Pekiştirilen uyarıcı ve tepki sayısı arttıkça alışkanlık gücü de artmaktadır. Birincil pekiştirme ihtiyacı giderici nitelikte olmalıdır. Hull buna dürtü azalması adını vermektedir. Dürtüde azalmanın meydana gelmesi organizma için ödül niteliği taşır. Yani pekiştirme dürtüyü azaltmalıdır. Pekiştirme yapıldıkça dürtü azaldığı için sonraki pekiştirmeler, ilk pekiştirme kadar etkili olmamaktadır.

-      Çeşitli uyarıcılar farklı tepkilere yol açmaktadır. Eğer uyarıcıya verilen tepki ihtiyacı karşılıyorsa uyarıcı ve tepki arasındaki bağ güçlenir. Bu nedenle pekiştirmeler doğru şekilde yapılırsa uyarıcı – tepki bağını alışkanlık haline getirmek mümkün olur.

-      Önceki yaşantılar yeni meydana gelecek öğrenmeleri etkiler. Birbirine benzer uyarıcılar benzer şartlı tepkiler ortaya çıkarır. Buna genellenmiş alışkanlık gücü (uyarıcı genellemesi) denir. Thorndike’ın tepki anolojisine benzer.

-      Organizmadaki biyolojik yoksunluk dürtüyü açığa çıkarır. Bu uyarıcı dürtü bağı yeni davranışların öğretilmesini mümkün kılmaktadır.

-      Öğrenilmiş bir tepkinin istenen herhangi bir anda yapılma olasılığına reaksiyon gücü adı verilmektedir. Öğrenilmiş tepkinin meydana gelmesi için dürtünün ortaya çıkması ve alışkanlık gücünün harekete geçmesi gerekir. Örneğin bir deneysel çalışmada odada aç bırakılan bir kedinin odanın kapısını açmak için uğraşması ancak onun aç olmasına bağlıdır.

-       Çok sık bir şekilde tepkide bulunma, zaman içinde koşullu tepkinin yapılmamasına yani yorgunluğa (tepkisel engelleme)  neden olur. Sönme, oluşan tepkisel engellemenin de bir sonucudur.

-      Tepkisel engelleme durumuyla karşılaşan organizma yorgunluktan kurtulmak için etkinliği durdurur ve böylelikle yorgunluktan kurtulur. Bir süre sonra tekrar tepkide bulunmaya başlar. Tepkiyi durduran organizmanın tekrar tepkide bulunmaya başlamasına koşullu tepkinin kendiliğinden geri gelmesi denir.

-      Yorgunluk, olumsuz bir dürtü durumudur ve bu durumda tepkide bulunmama pekiştirici bir etkiye sahiptir. Tepkide bulunmamayı öğrenmeye koşullu engelleme adı verilir.

-      Öğrenilmiş tepkiyi engelleme eğiliminde olan faktörle değişkendir. Tepkinin ortaya çıkmasını engelleme duruma ve zamana göre değişir. Bu engelleme potansiyeline salınım etkisi denir.

-      Öğrenilmiş tepki anında gösterilen etkili reaksiyon gücü, belli bir reaksiyon eğişini geçtiği takdirde öğrenme ortaya çıkabilir.

-      Öğrenilmiş tepkiler, etkili reaksiyon gücü, salınım etkisi ve reaksiyon eşiğinin birleşik bir fonksiyonudur.

-      Gecikme, organizmaya uyarıcının verilmesiyle organizmanın öğrenilmiş tepkiyi göstermesi arasında geçen süredir. Anında gösterilen etkili reaksiyon gücünün değeri, uyarıcı ve tepki arasındaki gecikme zamanı kısaldığı ölçüde artar.

-      Anında gösterilen etkili reaksiyon gücünün değeri, sönmeye karşı direnci belirler. Sönme ne kadar geç olursa, anlık etkili reaksiyon gücü o kadar yüksek olur.

-      Koşullu tepki oluştuktan sonra onun yaygın olarak görülmesi, büyük ölçüde herhangi bir anda gösterilen reaksiyon gücünün değeriyle ilişkilidir.

 

-      Aynı durumda birden fazla tepki meydana getirebiliyorsa, anlık etkili reaksiyon gücü en üst düzeydedir.

pdrkpss

 
1 Ocak 2016 Cuma 20:53
Okunma: 1430
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1552 - Temeşvar kalesi Osmanlı ordusu tarafından fethedildi
1581 - Utrecht Birliği'ne bağlı Kuzey Hollanda eyaletleri (Güney Hollanda, Zeeland, Utrecht, Gelderland, Overijssel, Groningen ve Friesland) İspanya kralı II. Felipe'den bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1788 - New York, ABD Anayasası'nı onaylayarak ABD'nin 11. eyaleti oldu.
1882 - Richard Wagner'in Parsifal adlı operası ilk kez Almanya'nın Bayreuth kentinde sahnelendi.
1891 - Fransa Tahiti'yi ilhak etti.
1914 - Sırbistan ve Bulgaristan diplomatik ilişkilerini kestiler.
1919 - Balıkesir Kongresi başladı (30 Temmuz'a değin).
1923 - İskoç mühendis John Logie Baird, ilk mekanik televizyonun patentini aldı.
1933 - Adolf Hitler görme, duyma gibi sorunları olan engelli Almanların kısırlaştırılacağını açıkladı.
1934 - Avusturya Şansölyesi Engelbert Dollfuss bir suikast sonucu öldürüldü.
1944 - II. Dünya Savaşı: Sovyet ordusu batı Ukrayna'ya girerek Nazi işgaline son verdi.
1944 - II. Dünya Savaşı: İlk Alman V-2 roketi İngiltere topraklarına düştü.
1945 - Britanyalı İşçi Partisi seçimleri kazandı: Clement Attlee başbakan oldu. Winston Churchill kaybetti.
1948 - André Marie, Fransa başbakanı oldu.
1951 - Türkiye'deki ilk petrol Raman dağı yöresinde bulundu.
1952 - Mısır Kralı I. Faruk, Hür Subaylar Örgütü tarafından tahtından indirildi. (oğlu II. Fuat'a devretti).
1953 - Moncada kışlası baskınıyla Küba devrimi başladı. Devrimcilerin lideri Fidel Castro tutuklandı.
1956 - Dünya Bankası'nın Assuan Barajı'nın inşasını desteklemekten vazgeçmesi üzerine Mısır devlet başkanı Cemal Abdül Nasır, Süveyş Kanalı'nı millileştirdi.
1957 - Guatemala devlet başkanı Carlos Castillo Armas, bir suikast sonucu öldürüldü.
1963 - Yugoslavya, Üsküp'te deprem: 1.100 ölü, 100 bin insan sokakta.
1967 - Tunceli'nin Pülümür ilçesinde Richter ölçeğine göre 6 büyüklüğünde deprem: 95 ölü, 127 yaralı.
1974 - Yedi yıl süren askeri rejimden sonra, Yunanistan'da Konstantin Karamanlis'in başbakanlığında sivil hükümet kuruldu.
1974 - Kıbrıs için ateşkes görüşmelerine Dışişleri Bakanı Turan Güneş katıldı. Güneş, 'Ateşkes belli haklarımızı kullanmamamız manasına gelmez' dedi.
1994 - Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsin, Rus askerlerinin Estonya'dan çekilmesini onayladı.
1995 - İstanbul Altın Borsası açıldı.
2009 - ABD'li Pro Güreşçi Jeff Hardy Uzun Zamandır Kazanmak İçin Uğraştığı World Heavyweight Kemerini Night Of Championsa'ta CM Punk'tan Aldı.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık