İşte Türkiye'nin en başarılı liseleri listesi

Ana Sayfa » KPSS » Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

2016 kpss eğitim bilimleri Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

 
1 Ocak 2016 Cuma 20:53
Okunma: 1586
Yorum YapYazdır
 
Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

SİSTEMATİK DAVRANIŞ KURAMI

 Clark Lenord Hull

         Hull, öğrenmeyi matematiksel bir yaklaşımla açıklamaya çalışmaktadır. Kuramı mantıksal çıkarım kuramıdır çünkü o kuramını bir davranış hakkında nitel bir çıkarım yapmak için ortaya koyduğu bir takım öneri, sonuç ve matematiksel ifadelere dayandırmıştır. Amacı, davranış konusunda bilinmeyenleri evrensel kurallar bularak açıklamak ve fizik bilimindeki gibi birtakım kanunlarla davranışı anlamaktır. Kuramını 16 farklı önerme ile açıklamıştır.

Organizma, ihtiyaçlarını giderebilecek tepkilerle donanmış halde dünyaya gelir. Organizmalar ilk önce temel ihtiyaçlarını, daha sonra şartlanmaya bağlı olarak ikincil ihtiyaçlarını giderme eğilimindedirler.

         Crespi Etkisi: Hull, pekiştirmenin öğrenme üzerine etkisini araştırmış ve pekiştirecin miktarının artması ile birlikte performansın da arttığı kanaatine varmıştır. Ancak bu konudaki sistematik gözlemleri ilk kez Crespi yaptığı için Crespi etkisi denmiştir. Hull’un önermeleri ise şöyledir:

-     Uyarıcı izi: Dış çevreden gelen bir uyarıcı, önce organizmanın sinir sistemini uyarmakta, bu uyarıcı ortamdan kalksa bile uyarıcının etkisi sinir sistemi üzerinde birkaç saniye daha devam etmektedir. Buna uyarıcı izi denir.

-   Duyusal uyarıcıların etkileşimi: Organizma içinde bulunduğu çevrede birçok uyarıcıya maruz kalmaktadır. Bu nedenle bir davranışın sadece bir uyarıcının etkisi ile açığa çıkması nadirdir. Çoğu zaman davranış birçok uyarıcının bileşeni olarak açığa çıkar.

-     Öğrenilmemiş davranışlar: Organizmaların tamamı birtakım ihtiyaçlarını karşılayabilecek davranışları yapabilecek donanımla dünyaya gelirler.

-      Bitişiklik ve dürtü azalması: Uyarıcı tepkiye yol açar; tepki de biyolojik ihtiyacın karşılanmasını sağlarsa uyarıcı ve tepki arasındaki bağ güçlenir. Pekiştirilen uyarıcı ve tepki sayısı arttıkça alışkanlık gücü de artmaktadır. Birincil pekiştirme ihtiyacı giderici nitelikte olmalıdır. Hull buna dürtü azalması adını vermektedir. Dürtüde azalmanın meydana gelmesi organizma için ödül niteliği taşır. Yani pekiştirme dürtüyü azaltmalıdır. Pekiştirme yapıldıkça dürtü azaldığı için sonraki pekiştirmeler, ilk pekiştirme kadar etkili olmamaktadır.

-      Çeşitli uyarıcılar farklı tepkilere yol açmaktadır. Eğer uyarıcıya verilen tepki ihtiyacı karşılıyorsa uyarıcı ve tepki arasındaki bağ güçlenir. Bu nedenle pekiştirmeler doğru şekilde yapılırsa uyarıcı – tepki bağını alışkanlık haline getirmek mümkün olur.

-      Önceki yaşantılar yeni meydana gelecek öğrenmeleri etkiler. Birbirine benzer uyarıcılar benzer şartlı tepkiler ortaya çıkarır. Buna genellenmiş alışkanlık gücü (uyarıcı genellemesi) denir. Thorndike’ın tepki anolojisine benzer.

-      Organizmadaki biyolojik yoksunluk dürtüyü açığa çıkarır. Bu uyarıcı dürtü bağı yeni davranışların öğretilmesini mümkün kılmaktadır.

-      Öğrenilmiş bir tepkinin istenen herhangi bir anda yapılma olasılığına reaksiyon gücü adı verilmektedir. Öğrenilmiş tepkinin meydana gelmesi için dürtünün ortaya çıkması ve alışkanlık gücünün harekete geçmesi gerekir. Örneğin bir deneysel çalışmada odada aç bırakılan bir kedinin odanın kapısını açmak için uğraşması ancak onun aç olmasına bağlıdır.

-       Çok sık bir şekilde tepkide bulunma, zaman içinde koşullu tepkinin yapılmamasına yani yorgunluğa (tepkisel engelleme)  neden olur. Sönme, oluşan tepkisel engellemenin de bir sonucudur.

-      Tepkisel engelleme durumuyla karşılaşan organizma yorgunluktan kurtulmak için etkinliği durdurur ve böylelikle yorgunluktan kurtulur. Bir süre sonra tekrar tepkide bulunmaya başlar. Tepkiyi durduran organizmanın tekrar tepkide bulunmaya başlamasına koşullu tepkinin kendiliğinden geri gelmesi denir.

-      Yorgunluk, olumsuz bir dürtü durumudur ve bu durumda tepkide bulunmama pekiştirici bir etkiye sahiptir. Tepkide bulunmamayı öğrenmeye koşullu engelleme adı verilir.

-      Öğrenilmiş tepkiyi engelleme eğiliminde olan faktörle değişkendir. Tepkinin ortaya çıkmasını engelleme duruma ve zamana göre değişir. Bu engelleme potansiyeline salınım etkisi denir.

-      Öğrenilmiş tepki anında gösterilen etkili reaksiyon gücü, belli bir reaksiyon eğişini geçtiği takdirde öğrenme ortaya çıkabilir.

-      Öğrenilmiş tepkiler, etkili reaksiyon gücü, salınım etkisi ve reaksiyon eşiğinin birleşik bir fonksiyonudur.

-      Gecikme, organizmaya uyarıcının verilmesiyle organizmanın öğrenilmiş tepkiyi göstermesi arasında geçen süredir. Anında gösterilen etkili reaksiyon gücünün değeri, uyarıcı ve tepki arasındaki gecikme zamanı kısaldığı ölçüde artar.

-      Anında gösterilen etkili reaksiyon gücünün değeri, sönmeye karşı direnci belirler. Sönme ne kadar geç olursa, anlık etkili reaksiyon gücü o kadar yüksek olur.

-      Koşullu tepki oluştuktan sonra onun yaygın olarak görülmesi, büyük ölçüde herhangi bir anda gösterilen reaksiyon gücünün değeriyle ilişkilidir.

 

-      Aynı durumda birden fazla tepki meydana getirebiliyorsa, anlık etkili reaksiyon gücü en üst düzeydedir.

pdrkpss

 
1 Ocak 2016 Cuma 20:53
Okunma: 1586
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1783 - Paris'te, Jean-François Pilâtre de Rozier ve Marquis d'Arlandes sıcak hava balonuyla ilk uçuşu gerçekleştirdiler.
1789 - Kuzey Karolina, ABD'nin 12. eyaleti oldu.
1791 - Albay Napoléon Bonaparte generalliğe terfi ettirildi.
1877 - Edison, fonografı (ses kayıt cihazı) icat ettiğini duyurdu.
1905 - Albert Einstein'ın, enerji ile kütle arasındaki ilişkiyi meşhur E=mc2 denklemi ile ifade ettiği "Cismin ataleti içerdiği enerji miktarına bağlı mıdır?" adlı makalesi "Annalen der Physik" dergisinde yayımlandı.
1919 - Mardin şehrinin kurtuluşu.
1927 - Samsun-Amasya Demiryolu hattı işletmeye açıldı.
1938 - Atatürk'ün naaşı, törenle Etnografya Müzesi'ndeki geçici istirahatgâhına getirildi.
1940 - Tüm Türkiye'de hava saldırılarına karşı karartma uygulamasına başlandı.
1941 - Yüksek öğretimde Türk İnkılap Tarihi dersi zorunlu tutuldu.
1952 - ABD, ilk hidrojen bombasını pasifik'te patlattı.
1955 - Türkiye, İran, Irak, Pakistan ve İngiltere'nin katılımıyla Bağdat Paktı kuruldu.
1961 - Kemal Kurdaş ODTÜ Rektörü oldu.
1972 - Ankara Radyosu, yurdun her yerine yayın yapmaya başladı.
1980 - Las Vegas-Nevada'da bir otelde çıkan yangında 87 kişi öldü, 650'den fazla yaralı var.
1980 - ABD'de tahminen 83 milyon TV izleyicisi, Dallas dizisinde, JR'ı kimin vurduğunu öğrenmek amacıyla televizyonlarının karşısına geçti.
1985 - ABD başkanı Ronald Reagan ve Sovyetler Birliği lideri Mihail Gorbaçov Cenevre'de buluştu. Zirveden, stratejik nükleer silahların yüzde 50 azaltılması kararı çıktı.
1990 - Kadınların karşı çıktığı, fahişelere tecavüzde ceza indirimi öngören Türk Ceza Kanunu 438. maddesi kaldırıldı.
1994 - RTÜK, televizyon kanallarında 900'lü telefon hatlarının reklamlarını yasakladı.
1996 - Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) antlaşması Paris'te imzalandı.
2002 - Prag'taki NATO zirvesi'nde Litvanya, Letonya, Estonya, Bulgaristan, Romanya, Slovakya ve Slovenya'ya, ittifaka katılmaları çağrısı yapıldı.
2002 - Dünya güzellik yarışmasının yapılacağı Nijerya`da bir gazetede Muhammed hakkında yayınlanan yazı yüzünden çıkan çatışmalarda 100 kadar kişi öldü, 500 civarında kişi de yaralandı.
2005 - Türkiye'nin, Oscar ödüllerinin En İyi Yabancı Film dalındaki temsilcisi Gönül Yarası, New York'ta düzenlenen Uluslararası Queens Film Festivali'nde En İyi Film ödülünü aldı.
2009 - Çin'in Heilongjiang eyaletinin Hegang şehrindeki bir maden ocağında meydana gelen patlamada 104 kişi öldü.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık