689 sayılı KHK ile memurluktan atılanların listesi

Ana Sayfa » KPSS » Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

2016 kpss eğitim bilimleri Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

 
1 Ocak 2016 Cuma 20:53
Okunma: 1267
Yorum YapYazdır
 
Sistematik davranış kuramı konu anlatımı

SİSTEMATİK DAVRANIŞ KURAMI

 Clark Lenord Hull

         Hull, öğrenmeyi matematiksel bir yaklaşımla açıklamaya çalışmaktadır. Kuramı mantıksal çıkarım kuramıdır çünkü o kuramını bir davranış hakkında nitel bir çıkarım yapmak için ortaya koyduğu bir takım öneri, sonuç ve matematiksel ifadelere dayandırmıştır. Amacı, davranış konusunda bilinmeyenleri evrensel kurallar bularak açıklamak ve fizik bilimindeki gibi birtakım kanunlarla davranışı anlamaktır. Kuramını 16 farklı önerme ile açıklamıştır.

Organizma, ihtiyaçlarını giderebilecek tepkilerle donanmış halde dünyaya gelir. Organizmalar ilk önce temel ihtiyaçlarını, daha sonra şartlanmaya bağlı olarak ikincil ihtiyaçlarını giderme eğilimindedirler.

         Crespi Etkisi: Hull, pekiştirmenin öğrenme üzerine etkisini araştırmış ve pekiştirecin miktarının artması ile birlikte performansın da arttığı kanaatine varmıştır. Ancak bu konudaki sistematik gözlemleri ilk kez Crespi yaptığı için Crespi etkisi denmiştir. Hull’un önermeleri ise şöyledir:

-     Uyarıcı izi: Dış çevreden gelen bir uyarıcı, önce organizmanın sinir sistemini uyarmakta, bu uyarıcı ortamdan kalksa bile uyarıcının etkisi sinir sistemi üzerinde birkaç saniye daha devam etmektedir. Buna uyarıcı izi denir.

-   Duyusal uyarıcıların etkileşimi: Organizma içinde bulunduğu çevrede birçok uyarıcıya maruz kalmaktadır. Bu nedenle bir davranışın sadece bir uyarıcının etkisi ile açığa çıkması nadirdir. Çoğu zaman davranış birçok uyarıcının bileşeni olarak açığa çıkar.

-     Öğrenilmemiş davranışlar: Organizmaların tamamı birtakım ihtiyaçlarını karşılayabilecek davranışları yapabilecek donanımla dünyaya gelirler.

-      Bitişiklik ve dürtü azalması: Uyarıcı tepkiye yol açar; tepki de biyolojik ihtiyacın karşılanmasını sağlarsa uyarıcı ve tepki arasındaki bağ güçlenir. Pekiştirilen uyarıcı ve tepki sayısı arttıkça alışkanlık gücü de artmaktadır. Birincil pekiştirme ihtiyacı giderici nitelikte olmalıdır. Hull buna dürtü azalması adını vermektedir. Dürtüde azalmanın meydana gelmesi organizma için ödül niteliği taşır. Yani pekiştirme dürtüyü azaltmalıdır. Pekiştirme yapıldıkça dürtü azaldığı için sonraki pekiştirmeler, ilk pekiştirme kadar etkili olmamaktadır.

-      Çeşitli uyarıcılar farklı tepkilere yol açmaktadır. Eğer uyarıcıya verilen tepki ihtiyacı karşılıyorsa uyarıcı ve tepki arasındaki bağ güçlenir. Bu nedenle pekiştirmeler doğru şekilde yapılırsa uyarıcı – tepki bağını alışkanlık haline getirmek mümkün olur.

-      Önceki yaşantılar yeni meydana gelecek öğrenmeleri etkiler. Birbirine benzer uyarıcılar benzer şartlı tepkiler ortaya çıkarır. Buna genellenmiş alışkanlık gücü (uyarıcı genellemesi) denir. Thorndike’ın tepki anolojisine benzer.

-      Organizmadaki biyolojik yoksunluk dürtüyü açığa çıkarır. Bu uyarıcı dürtü bağı yeni davranışların öğretilmesini mümkün kılmaktadır.

-      Öğrenilmiş bir tepkinin istenen herhangi bir anda yapılma olasılığına reaksiyon gücü adı verilmektedir. Öğrenilmiş tepkinin meydana gelmesi için dürtünün ortaya çıkması ve alışkanlık gücünün harekete geçmesi gerekir. Örneğin bir deneysel çalışmada odada aç bırakılan bir kedinin odanın kapısını açmak için uğraşması ancak onun aç olmasına bağlıdır.

-       Çok sık bir şekilde tepkide bulunma, zaman içinde koşullu tepkinin yapılmamasına yani yorgunluğa (tepkisel engelleme)  neden olur. Sönme, oluşan tepkisel engellemenin de bir sonucudur.

-      Tepkisel engelleme durumuyla karşılaşan organizma yorgunluktan kurtulmak için etkinliği durdurur ve böylelikle yorgunluktan kurtulur. Bir süre sonra tekrar tepkide bulunmaya başlar. Tepkiyi durduran organizmanın tekrar tepkide bulunmaya başlamasına koşullu tepkinin kendiliğinden geri gelmesi denir.

-      Yorgunluk, olumsuz bir dürtü durumudur ve bu durumda tepkide bulunmama pekiştirici bir etkiye sahiptir. Tepkide bulunmamayı öğrenmeye koşullu engelleme adı verilir.

-      Öğrenilmiş tepkiyi engelleme eğiliminde olan faktörle değişkendir. Tepkinin ortaya çıkmasını engelleme duruma ve zamana göre değişir. Bu engelleme potansiyeline salınım etkisi denir.

-      Öğrenilmiş tepki anında gösterilen etkili reaksiyon gücü, belli bir reaksiyon eğişini geçtiği takdirde öğrenme ortaya çıkabilir.

-      Öğrenilmiş tepkiler, etkili reaksiyon gücü, salınım etkisi ve reaksiyon eşiğinin birleşik bir fonksiyonudur.

-      Gecikme, organizmaya uyarıcının verilmesiyle organizmanın öğrenilmiş tepkiyi göstermesi arasında geçen süredir. Anında gösterilen etkili reaksiyon gücünün değeri, uyarıcı ve tepki arasındaki gecikme zamanı kısaldığı ölçüde artar.

-      Anında gösterilen etkili reaksiyon gücünün değeri, sönmeye karşı direnci belirler. Sönme ne kadar geç olursa, anlık etkili reaksiyon gücü o kadar yüksek olur.

-      Koşullu tepki oluştuktan sonra onun yaygın olarak görülmesi, büyük ölçüde herhangi bir anda gösterilen reaksiyon gücünün değeriyle ilişkilidir.

 

-      Aynı durumda birden fazla tepki meydana getirebiliyorsa, anlık etkili reaksiyon gücü en üst düzeydedir.

pdrkpss

 
1 Ocak 2016 Cuma 20:53
Okunma: 1267
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1006 - Tarihte kayıtlara geçirilmiş en parlak Süpernova olan SN 1006, Kurt takımyıldızı içerisinde gözlemlendi.
1563 - Kral VI. Charles'ın emriyle bütün Yahudiler Fransa'dan kovuldu.
1789 - George Washington, ABD'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1803 - ABD, Louisiana topraklarını Fransa'dan 15 milyon dolar karşılığında satın aldı. Böylelikle genç ülkenin toprakları iki katına çıkmış oldu. Bu alışverişe tarihte Louisiana mübayaası' adı verilmektedir.
1919 - Mustafa Kemal, Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine atandı.
1920 - Paris'te toplanacak barış konferansıyla ilgili Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi taraf ülkelerin dış işleri bakanlıklarına gönderdiği bir yazıyla İstanbul'dan ayrı bir hükümetin kurulduğunu bildirdi.
1939 - Türkiye'nin de katıldığı New York Dünya Sergisi açıldı.
1945 - Adolf Hitler ve iki gün önce evlendiği Eva Braun intihar etti.
1955 - Bügün kullanılan Vietnam Bayrağını Kuzey Vietnam ilk kez resmi bayrağı olarak kabul etti.
1959 - İsmet İnönü'nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.
1960 - Ali Ulvi'nin karikatürü nedeniyle Cumhuriyet gazetesi 10 gün süreyle kapatıldı.
1960 - İstanbul'da bir gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1961 - İstanbul Kartal'da iki tren çarpıştı: 16 kişi öldü, 78 kişi yaralandı.
1964 - Diyanet İşleri Başkanlığı, doğum kontrolünün uygulanmasını verdiği bir fetvayla kamuoyuna açıkladı.
1967 - CHP Dördüncü Olağanüstü Kurultayı sonuçlandı. Kurultay'da kabul edilen ortanın solu siyasetine karşı çıkan Kayseri Milletvekili Turhan Feyzioğlu'nun liderliğini yaptığı 33 milletvekili ve 15 senatör partiden istifa etti.
1975 - Anayasa Mahkemesi tarafından 1971'de kapatılan Türkiye İşçi Partisi yeniden kuruldu.
1975 - Kuzey Vietnam birlikleri Saygon'daki Bağımsızlık Sarayı'na girerek Vietnam Savaşı'nı bitirdi.
1986 - Çernobil reaktör kazası sonucu meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı tüm dünya tarafından öğrenildi.
1998 - ABD, PKK'yı en tehlikeli terör örgütleri arasında saydı.
1998 - NATO Konseyi Kosova Bildirisi yayınladı. Şiddeti reddeden ittifak, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'e uyarılarda bulundu.
1998 - Terör örgütü PKK, Yunanistan'ın başkenti Atina'da bazı Yunan parlamenterlerin de katılımıyla Balkanlar Bürosu'nu açtı.
1999 - Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın yargılanmasının 31 Mayıs pazartesi gününden itibaren İmralı Adası'nda kesintisiz olarak sürdürülmesine karar verdi.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık