MİT, ByLock kullanan 105 bin kişilik listeyi tespit etti

Ana Sayfa » Dil ve Anlatım » Sempozyum nedir ? Sempozyum örneği

Sempozyum nedir ? Sempozyum örneği

12 dil ve anlatım dersi sempozyum özellikleri ve sempozyum örneği

 
19 Ocak 2016 Salı 16:11
Okunma: 1166
Yorum YapYazdır
 
Sempozyum nedir ? Sempozyum örneği

Sempozyum Örneği

 

GİRİŞ

İletişim,insanın ana rahmine düştüğü ilk andan itibaren sahip olduğu en temel beceri olarak değerlendirilmektedir.bu açıdan bakıldığında ise iltişim,insanın varlık sürdürme biçiminin bir ürünüdür.ayrıca varlık sürdürme biçiminde meydana gelen gelişmeden ve değişikliklerden kolayca etkilenen bir olgudur.Diğer bir deyişle,iletişim insana özgü bir olgudur.Sosyal bir varlık olması sebebiyle,insan,iletişim kurarak diğer insanlarla bir uyum ve işbirliği içindeyaşayabilir.

Bireysel bir varlık olan insan için ,iletişim becerisiyle ilgili olarak yapılan bu değerlendirmenin bir benzerini de tüzel birer kişilik olan kurumlar için de yapmak mükündür.İletişim,aynen insan gibi,tüzel bir kişilik olan kurumların da varlıklarını sürdürme biçimlerinim bir ürünüdür.Ayrıca iletişim kurumların varluklarını sürdürme biçimlerinde meydana gelen değişikliklerden ve gelişmeleren de kolayca etkilenen bir olgudur.Söylnmek istenen şudur ki,son zamanlarda iletişim sadece insanlar için değil;kurumlar için de hayati önem taşıyan bir olgu haline gelmiştir.Özellikle son zamanlarda kurumların iş yapma alışkanlıklarındaki farklılaşmalar, tüzel birer kişilik olan kurumlar için iletişim becerilerini ve kurumsal iletişim yönetimi çabalarını yadsınamaz derecede önemli hale gelmiştir.

İletişim en temel becerimizdir ama aynı zamanda başımızı da ağrıtan ve bizi en üzen beceri yine iletişim becerimizdir.Herkes kendisini en iyi iletişimci görür ve karşısındakinin de kendisi gibi olmsını bekler.Diğer bir değişle,herkes kendi mizacını erdem kabul eder ve kendine benzemeyen insanları”hatalı”bulur;sürekli yanliş yaptıklarını kendisini anlamadıklarını ve kendilerini anlatamadıklaını düşünür.İnsanın bu doğası dikkate alındığında,ev ve iş yerlerindeki ilişkilerde anlaşmanın bir mücize olduğunu düşünmek çok kolaydır.İletişim iki adımlı bir süreçtir;ilk adımı karşımızdaki kişiyi anlamak için atarsak,bu gerçekleşmesi zor olarak düşünülen mucize başka deyişle anlaşmak gerçekleşebilir.İletişim,anlayrak başlar.

İLETİŞİM NEDİR?

İletişim hem özel yaşamdaki bir insanın,hem özel kurumlarda çalışan yöneticinin/personelin hem de kurumların ta kendisinin varlıklarını sürdürme biçimlerinin bir ürünüdür.ayrıca bu ürün(iletişim becerisi,iletişim yaklaşımları) hem günlük yaşamda hem de iş yaşamında meydana gelen her türlü gelişmeden ve değişimen kolayca etkilenen bir olgudur.İletişim hem bireysel bir kişilik olan inanlara,hem de tüzel bir kişilik olan kurumlara özgü bir olgudur.Diğer bir değişle iletişim,hem insanların hem de kurumların günlerini mutlu ve huzurlu geçirebilmeleri için gerekli olan bir beceridir.

Ama bu noktada ortada bir çelişki var gibi düşünülebilir.En temel becerimiz iletişim becerimizdir ama, hakkında en fazla şikayet ettiğimiz becerimizdir de ilitişim becerimiz degil mi?Bir bakın çevrenize,evlerinize,iş yerlerinize.Birçok insan benzer cümlelerle şikayet içindeler.Ev ya da iş yerlerindeki ilişkilerimizde bir iletişimsizlikyaşandığında da genellikle “insan ilişkilerinin çok zor olduğundnan” ya da “anlaşmamızın çok zor olduğundan”şikayet ediyoruz.Eşimizle,çocuğumuzla,ana babamızla ya da bir arkadaşımızla iletişimsizlğe sebep olan bir sorun yaşandığında da genellikle o sorunun karşımıdaki kişiden kaynaklandığını,iltişimsiz olanın o olduğunu ,bizi anlamayanın o olduğunu düşünürken; kendimizi de sütten çıkmış ak kaşık gibi görerek en iyi iletişimci olarak nitelendiriyoruz.İşte bu tür düşünenin var olduğu anda da hayatımızın hatasını yapmaya başlatmış oluyoruz.Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor:Ortada iletişimsizliğe sebep olan bir durum varsa bu sorunun yaşanmasında iki tarafında katkısı vardır.İki tarafında etkisi vardır.Eğer evlerde ve özel yaşamımızdaki ilişkilerde MUTLU olmak istiyorsak aşağıdaki şu slaganı hiçbir zaman unutmamamız gerekir:

İyi bir iletişimin temeli:SİZSİNİZ!                                                                      

İletişim nedir? Kimisine göre telefonu kimisine göre televizyon sosyal medya çoğu kişiye göre ise konuşmaktır. Peki iletişim bu kadar basite indirilebilir mi?

İletişim yazmaktır. Binlerce yıl önce insanlar mağara duvarlarına yazı yazarak duygu ve düşüncelerini birbiriyle paylaşıyorlardı. Hatta sadece iletişim kurmakla kalmayıp bununla ticarette yapıyorlardı.

İletişim bakmaktır. Bazen sözlerimizle anlatamadıklarımızı bir bakışla anlatabiliriz. Bir bakış bazen upuzun cümlelerin en kısa halidir.

İletişim bazen de susmaktır. Anne ile baba tartışırken baba bir an da susar. Aslında burada iletişim kopmamış. İleride ki konuşmaların daha sağlıklı olabilmesi için bir zemin hazırlamıştır.

İletişim gülmektir. Karşında ki insana bir tebessüm ederek aslında bir iletişim sürecini başlatmış oluruz.

İletişim mesafe koymaktır. Kimisine yakın kimine daha uzağızdır. Buda bizim karşımızdakiyle olan iletişimimizi gösterir bir bakıma.

İletişim aslında hayat tarzımız kültür seviyemizdir bir bakıma. Bir bayanla bir erkek masada otururlarken erkek ‘Ama ben bir erkeğim’ dediğini düşünün. O adam orda yalnız konuşmakla kalmadı o adam o masada kişiliğini ortaya koydu toplumundaki kadın-erkek eşitsizliğini gözler önüne serdi.

Görüldüğü üzere iletişim sadece konuşmak değildir. Yukarıda bahsettiğimiz gülmek,bakmak,susmak,yazmak aslında hepsi birer iletişim biçimidir.iletişimi sadece konuşmak sosyal medya, televizyon gibi dar kalıplara sığdırmak iletişimin çok yönlülüğünü hiçe saymaktır.

Konuşmama bir hikayeyle sonlandırmak istiyorum. Evli bir çift sokakta yürürlerken bir reklam panosu görürler. Üzerinde yedi senedir hala ilk günkü gibi seviyorum seni yazmaktadır. Kadın bunu görür ve eşine döner.’ Kaç yıldır evliyiz sen bana bırak böyle bir şey yapmayı seni seviyorum lafını bile çok görüyorsun der. Halbuki adam da pano hakkında ‘Allah bilir adam ne halt etti de böyle bir şey yapmaya gerek duydu’ diye düşünür. Yoldan geçen bir adam ise bunu bir evlenme teklifi olarak anlar. Görüldüğü gibi bir panoda yazılan yazıyı bile insanlar kendine göre yorumlamakta ve farklı düşüncelerle iletişime geçmektedirler.

                                                                                

 İletişim bazen yazmaktır bazen sanat eseri gibidir.Ne demek istediğim açıklayayım:Bir resmebaktığımızda, bir şiiri okuduğumuzda yada bir şarkı dinlediğimizde herkes aynı biçimde görür,okur veya işitir.Yani iletişim algılama il e ilgili bir algıdır.Sizin söylediğiniz karşınızdaki 10 kişi tarafından 10 farklı şekilde anlaşılır. Dolayısı ile doğru iletişim kurmak çok zordur. Görüldüğü gibi iletişim her şeydir.

İletişim insanın varolmasıyla ortaya bir gereksinimdir. Mağara duvarına çizilen bir resim, kızılderililerin ateş yakarak çıkardıkları dumanlar, Afrika yerlilerinin tam tam sesleri ilkel insanların iletişim gereksinimleri karşılamak için kullandıları ilkel yöntemlerdir(Yüksel,1994:9). İletişim insanın ve toplumun varoluşunun zorunlu. İletişim olmaksızın insanın kendi ve toplumsal varlığını sürdürmesi olanaksızdır.

İletişm, insanın varlık sürdürme biçiminin bir ürünü ve insanın varlık sürdürme biçimindeki gelişmelere göre değişimlere uğrayan insana özgü bir olgudur. İletişim, konuşma, işaret(sinyal) veya yazı yoluyla mesaj veya düşüncelerin değişimidir.

Kendimizle, bir başkasıyla ya da başklarıyla sürekli iletişim içinde olmanın dışında dinleyici, okuyucu ya da izleyici olarak da iletişim ağının kapsamındayız. Bugün, artık milyonlarla iletişimi paylaşma, başka bir deyişle, kitle iletişimi söz konusudur. İnsanlık tarihiyle başlayan iletişim konuşma, yazma, basım ve elektronik kitle iletişimi araçlarıyla en son etkinliğe ulaşmış, uydular aracılığında yeni hizmetler sunmaya başlamıştır. Elektronik iletişim ağları içinde ses çözümlemelerinin yapıldığı bir dönemde yaşıyoruz, bilgi bankalarıyla, evlerimize giren bilgisayarlarla iletişim kuruyoruz.

İletişim gündelik yaşamımızda bize nesnleri, insanları tanımlar, işbölümü içinde değişik toplumsal roller yüklenmiş insanlara bu rolleri yerine getirirken, bu rol dağılımında oluşan toplumun o tarih dönemindeki hayat tarzını öğretir, olumlatır, yeniden-üretimi için gereken değerlendirme biçimlerini aşılar. Toplumsal sistemin sürmesini, kendi kendini yeniden-üretmesini sağlar.

Bir benzeri bulunmayacak türlülükte yüklü iletişim sözcüğünün kapsamına iletişim araçlarıda, iletişim kurma etkinliği de, odada konuşulan bir söz de, uydu aracılığıyla gönderilen bir ileti de girmektedir. Medya ya da başka bir deyişle gazete, kitap, dergi, radyo, televizyon, gibi kitle iletişim araçları; bilgisayar, telefon, uydu, gibi iletişim teknolojileri; konferans, konser, tartışma, gibi kişilerarası ya da gruplararası iletişim; işaret, bakış, gözyaşı, gülümseme, mimikler, giyinme alışkanlıkları gibi sözsüz iletişim; dahası da sessizlik bile iletişim sözcüğünün anlamı içindedir.

                                                                                                            

 

 

 

 

                İLETİŞİM NEDİR VE İLETİŞİMİN TEMELİ SEMPOZYUMU

                                                 SONUÇ BİLDİRİSİ

 

24.04.2015 tarihinde,KOCAHASANLI ANADOLU LİSESİN’DE sözel –yabancı dil sınıfında düzenlenen iletişim nedir ve iletişimin temeli sempozyumu büyük bir katılımla gerçekleştirilmiştir.

Sempozyuma,”onur konuğu” olarak edebiyat ve türkçe bölümünün büyük ustası Mehmet IŞIKLAR katılmıştır.Sempozyum “açılış bilidirisi” okulun saygın öğrencilerinden”Berna MENDİL”tarafından sunulmuştur.Özellikle çok sayıda öğrencinin ve alanında uzman olan Mehmet IŞIKLAR’ın katılımıyla sergilenen sempozyum insan ilişkilerindeki iletişim sorunlarının çözümüne duyulan gereksinimin göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

İletişim ve temelinin ne olduğunu bilerek insan ilişkilerinde daha sağlıklı iletişim kurmak amacıyla gerçekleştirilen İletişim Nedir ve İltişimin Temeli Sempozyumu’nda ortaya çıkan görüşler şu şekilde özetlenebilir:

1.Bilgi paylaşma faaliyeti olan iletişim,kişilerin kendini ifade edebilme ve kendilerini dinletme gereksinimleri sonucunda ortaya çıkar.

2.İletişim toplumun temelini oluşturan bir sistem olmalıdır.

3.Örgütsel ve yönetsel yapının düzenli işleyişini sağlayan bir araç niteliği taşımalıdır.

4.Bireysel davranışları görüntüleyen ve etkileyen bir teknik olmalıdır.

5.Sosyal süreçler içerisinde zorunlu bir bilim ve sosyal uyum için gerekli bir sanat halini almalıdır.

6.İletişimde mesajlar sölü ve sözsüz loarak iletilir.

7.İletişim kişiye değil,kişiyle yapılır.

8.İletişim,her zaman her yerdedir.

9.İletişim anlamların paylaşılmasıdır.

10.İletişim değişik katmanlarda gerçekleşir.

     “ İnsanlarla iletişimimizin daha nitelikli ve daha sağlıklı olabilmesi için ilk önce karşımızdaki kişiyi anlamamız gerekmektedir”bilincinin oluşması amaçlanmıştır.Bu amaç “İletişim nedir? ve İletişimin Temeli Sempozyum’nda oluşturulmuştur.Şimdi bu amacın uygulamaya yansıtılması ise en temel hedefimiz olmalıdır.        

                                                                                                      egitimhane.biz

 
19 Ocak 2016 Salı 16:11
Okunma: 1166
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık