689 sayılı KHK ile memurluktan atılanların listesi

Ana Sayfa » Dil ve Anlatım » Sempozyum nedir ? Sempozyum örneği

Sempozyum nedir ? Sempozyum örneği

12 dil ve anlatım dersi sempozyum özellikleri ve sempozyum örneği

 
19 Ocak 2016 Salı 16:11
Okunma: 1110
Yorum YapYazdır
 
Sempozyum nedir ? Sempozyum örneği

Sempozyum Örneği

 

GİRİŞ

İletişim,insanın ana rahmine düştüğü ilk andan itibaren sahip olduğu en temel beceri olarak değerlendirilmektedir.bu açıdan bakıldığında ise iltişim,insanın varlık sürdürme biçiminin bir ürünüdür.ayrıca varlık sürdürme biçiminde meydana gelen gelişmeden ve değişikliklerden kolayca etkilenen bir olgudur.Diğer bir deyişle,iletişim insana özgü bir olgudur.Sosyal bir varlık olması sebebiyle,insan,iletişim kurarak diğer insanlarla bir uyum ve işbirliği içindeyaşayabilir.

Bireysel bir varlık olan insan için ,iletişim becerisiyle ilgili olarak yapılan bu değerlendirmenin bir benzerini de tüzel birer kişilik olan kurumlar için de yapmak mükündür.İletişim,aynen insan gibi,tüzel bir kişilik olan kurumların da varlıklarını sürdürme biçimlerinim bir ürünüdür.Ayrıca iletişim kurumların varluklarını sürdürme biçimlerinde meydana gelen değişikliklerden ve gelişmeleren de kolayca etkilenen bir olgudur.Söylnmek istenen şudur ki,son zamanlarda iletişim sadece insanlar için değil;kurumlar için de hayati önem taşıyan bir olgu haline gelmiştir.Özellikle son zamanlarda kurumların iş yapma alışkanlıklarındaki farklılaşmalar, tüzel birer kişilik olan kurumlar için iletişim becerilerini ve kurumsal iletişim yönetimi çabalarını yadsınamaz derecede önemli hale gelmiştir.

İletişim en temel becerimizdir ama aynı zamanda başımızı da ağrıtan ve bizi en üzen beceri yine iletişim becerimizdir.Herkes kendisini en iyi iletişimci görür ve karşısındakinin de kendisi gibi olmsını bekler.Diğer bir değişle,herkes kendi mizacını erdem kabul eder ve kendine benzemeyen insanları”hatalı”bulur;sürekli yanliş yaptıklarını kendisini anlamadıklarını ve kendilerini anlatamadıklaını düşünür.İnsanın bu doğası dikkate alındığında,ev ve iş yerlerindeki ilişkilerde anlaşmanın bir mücize olduğunu düşünmek çok kolaydır.İletişim iki adımlı bir süreçtir;ilk adımı karşımızdaki kişiyi anlamak için atarsak,bu gerçekleşmesi zor olarak düşünülen mucize başka deyişle anlaşmak gerçekleşebilir.İletişim,anlayrak başlar.

İLETİŞİM NEDİR?

İletişim hem özel yaşamdaki bir insanın,hem özel kurumlarda çalışan yöneticinin/personelin hem de kurumların ta kendisinin varlıklarını sürdürme biçimlerinin bir ürünüdür.ayrıca bu ürün(iletişim becerisi,iletişim yaklaşımları) hem günlük yaşamda hem de iş yaşamında meydana gelen her türlü gelişmeden ve değişimen kolayca etkilenen bir olgudur.İletişim hem bireysel bir kişilik olan inanlara,hem de tüzel bir kişilik olan kurumlara özgü bir olgudur.Diğer bir değişle iletişim,hem insanların hem de kurumların günlerini mutlu ve huzurlu geçirebilmeleri için gerekli olan bir beceridir.

Ama bu noktada ortada bir çelişki var gibi düşünülebilir.En temel becerimiz iletişim becerimizdir ama, hakkında en fazla şikayet ettiğimiz becerimizdir de ilitişim becerimiz degil mi?Bir bakın çevrenize,evlerinize,iş yerlerinize.Birçok insan benzer cümlelerle şikayet içindeler.Ev ya da iş yerlerindeki ilişkilerimizde bir iletişimsizlikyaşandığında da genellikle “insan ilişkilerinin çok zor olduğundnan” ya da “anlaşmamızın çok zor olduğundan”şikayet ediyoruz.Eşimizle,çocuğumuzla,ana babamızla ya da bir arkadaşımızla iletişimsizlğe sebep olan bir sorun yaşandığında da genellikle o sorunun karşımıdaki kişiden kaynaklandığını,iltişimsiz olanın o olduğunu ,bizi anlamayanın o olduğunu düşünürken; kendimizi de sütten çıkmış ak kaşık gibi görerek en iyi iletişimci olarak nitelendiriyoruz.İşte bu tür düşünenin var olduğu anda da hayatımızın hatasını yapmaya başlatmış oluyoruz.Öncelikle şunu bilmemiz gerekiyor:Ortada iletişimsizliğe sebep olan bir durum varsa bu sorunun yaşanmasında iki tarafında katkısı vardır.İki tarafında etkisi vardır.Eğer evlerde ve özel yaşamımızdaki ilişkilerde MUTLU olmak istiyorsak aşağıdaki şu slaganı hiçbir zaman unutmamamız gerekir:

İyi bir iletişimin temeli:SİZSİNİZ!                                                                      

İletişim nedir? Kimisine göre telefonu kimisine göre televizyon sosyal medya çoğu kişiye göre ise konuşmaktır. Peki iletişim bu kadar basite indirilebilir mi?

İletişim yazmaktır. Binlerce yıl önce insanlar mağara duvarlarına yazı yazarak duygu ve düşüncelerini birbiriyle paylaşıyorlardı. Hatta sadece iletişim kurmakla kalmayıp bununla ticarette yapıyorlardı.

İletişim bakmaktır. Bazen sözlerimizle anlatamadıklarımızı bir bakışla anlatabiliriz. Bir bakış bazen upuzun cümlelerin en kısa halidir.

İletişim bazen de susmaktır. Anne ile baba tartışırken baba bir an da susar. Aslında burada iletişim kopmamış. İleride ki konuşmaların daha sağlıklı olabilmesi için bir zemin hazırlamıştır.

İletişim gülmektir. Karşında ki insana bir tebessüm ederek aslında bir iletişim sürecini başlatmış oluruz.

İletişim mesafe koymaktır. Kimisine yakın kimine daha uzağızdır. Buda bizim karşımızdakiyle olan iletişimimizi gösterir bir bakıma.

İletişim aslında hayat tarzımız kültür seviyemizdir bir bakıma. Bir bayanla bir erkek masada otururlarken erkek ‘Ama ben bir erkeğim’ dediğini düşünün. O adam orda yalnız konuşmakla kalmadı o adam o masada kişiliğini ortaya koydu toplumundaki kadın-erkek eşitsizliğini gözler önüne serdi.

Görüldüğü üzere iletişim sadece konuşmak değildir. Yukarıda bahsettiğimiz gülmek,bakmak,susmak,yazmak aslında hepsi birer iletişim biçimidir.iletişimi sadece konuşmak sosyal medya, televizyon gibi dar kalıplara sığdırmak iletişimin çok yönlülüğünü hiçe saymaktır.

Konuşmama bir hikayeyle sonlandırmak istiyorum. Evli bir çift sokakta yürürlerken bir reklam panosu görürler. Üzerinde yedi senedir hala ilk günkü gibi seviyorum seni yazmaktadır. Kadın bunu görür ve eşine döner.’ Kaç yıldır evliyiz sen bana bırak böyle bir şey yapmayı seni seviyorum lafını bile çok görüyorsun der. Halbuki adam da pano hakkında ‘Allah bilir adam ne halt etti de böyle bir şey yapmaya gerek duydu’ diye düşünür. Yoldan geçen bir adam ise bunu bir evlenme teklifi olarak anlar. Görüldüğü gibi bir panoda yazılan yazıyı bile insanlar kendine göre yorumlamakta ve farklı düşüncelerle iletişime geçmektedirler.

                                                                                

 İletişim bazen yazmaktır bazen sanat eseri gibidir.Ne demek istediğim açıklayayım:Bir resmebaktığımızda, bir şiiri okuduğumuzda yada bir şarkı dinlediğimizde herkes aynı biçimde görür,okur veya işitir.Yani iletişim algılama il e ilgili bir algıdır.Sizin söylediğiniz karşınızdaki 10 kişi tarafından 10 farklı şekilde anlaşılır. Dolayısı ile doğru iletişim kurmak çok zordur. Görüldüğü gibi iletişim her şeydir.

İletişim insanın varolmasıyla ortaya bir gereksinimdir. Mağara duvarına çizilen bir resim, kızılderililerin ateş yakarak çıkardıkları dumanlar, Afrika yerlilerinin tam tam sesleri ilkel insanların iletişim gereksinimleri karşılamak için kullandıları ilkel yöntemlerdir(Yüksel,1994:9). İletişim insanın ve toplumun varoluşunun zorunlu. İletişim olmaksızın insanın kendi ve toplumsal varlığını sürdürmesi olanaksızdır.

İletişm, insanın varlık sürdürme biçiminin bir ürünü ve insanın varlık sürdürme biçimindeki gelişmelere göre değişimlere uğrayan insana özgü bir olgudur. İletişim, konuşma, işaret(sinyal) veya yazı yoluyla mesaj veya düşüncelerin değişimidir.

Kendimizle, bir başkasıyla ya da başklarıyla sürekli iletişim içinde olmanın dışında dinleyici, okuyucu ya da izleyici olarak da iletişim ağının kapsamındayız. Bugün, artık milyonlarla iletişimi paylaşma, başka bir deyişle, kitle iletişimi söz konusudur. İnsanlık tarihiyle başlayan iletişim konuşma, yazma, basım ve elektronik kitle iletişimi araçlarıyla en son etkinliğe ulaşmış, uydular aracılığında yeni hizmetler sunmaya başlamıştır. Elektronik iletişim ağları içinde ses çözümlemelerinin yapıldığı bir dönemde yaşıyoruz, bilgi bankalarıyla, evlerimize giren bilgisayarlarla iletişim kuruyoruz.

İletişim gündelik yaşamımızda bize nesnleri, insanları tanımlar, işbölümü içinde değişik toplumsal roller yüklenmiş insanlara bu rolleri yerine getirirken, bu rol dağılımında oluşan toplumun o tarih dönemindeki hayat tarzını öğretir, olumlatır, yeniden-üretimi için gereken değerlendirme biçimlerini aşılar. Toplumsal sistemin sürmesini, kendi kendini yeniden-üretmesini sağlar.

Bir benzeri bulunmayacak türlülükte yüklü iletişim sözcüğünün kapsamına iletişim araçlarıda, iletişim kurma etkinliği de, odada konuşulan bir söz de, uydu aracılığıyla gönderilen bir ileti de girmektedir. Medya ya da başka bir deyişle gazete, kitap, dergi, radyo, televizyon, gibi kitle iletişim araçları; bilgisayar, telefon, uydu, gibi iletişim teknolojileri; konferans, konser, tartışma, gibi kişilerarası ya da gruplararası iletişim; işaret, bakış, gözyaşı, gülümseme, mimikler, giyinme alışkanlıkları gibi sözsüz iletişim; dahası da sessizlik bile iletişim sözcüğünün anlamı içindedir.

                                                                                                            

 

 

 

 

                İLETİŞİM NEDİR VE İLETİŞİMİN TEMELİ SEMPOZYUMU

                                                 SONUÇ BİLDİRİSİ

 

24.04.2015 tarihinde,KOCAHASANLI ANADOLU LİSESİN’DE sözel –yabancı dil sınıfında düzenlenen iletişim nedir ve iletişimin temeli sempozyumu büyük bir katılımla gerçekleştirilmiştir.

Sempozyuma,”onur konuğu” olarak edebiyat ve türkçe bölümünün büyük ustası Mehmet IŞIKLAR katılmıştır.Sempozyum “açılış bilidirisi” okulun saygın öğrencilerinden”Berna MENDİL”tarafından sunulmuştur.Özellikle çok sayıda öğrencinin ve alanında uzman olan Mehmet IŞIKLAR’ın katılımıyla sergilenen sempozyum insan ilişkilerindeki iletişim sorunlarının çözümüne duyulan gereksinimin göstergesi olarak değerlendirilmektedir.

İletişim ve temelinin ne olduğunu bilerek insan ilişkilerinde daha sağlıklı iletişim kurmak amacıyla gerçekleştirilen İletişim Nedir ve İltişimin Temeli Sempozyumu’nda ortaya çıkan görüşler şu şekilde özetlenebilir:

1.Bilgi paylaşma faaliyeti olan iletişim,kişilerin kendini ifade edebilme ve kendilerini dinletme gereksinimleri sonucunda ortaya çıkar.

2.İletişim toplumun temelini oluşturan bir sistem olmalıdır.

3.Örgütsel ve yönetsel yapının düzenli işleyişini sağlayan bir araç niteliği taşımalıdır.

4.Bireysel davranışları görüntüleyen ve etkileyen bir teknik olmalıdır.

5.Sosyal süreçler içerisinde zorunlu bir bilim ve sosyal uyum için gerekli bir sanat halini almalıdır.

6.İletişimde mesajlar sölü ve sözsüz loarak iletilir.

7.İletişim kişiye değil,kişiyle yapılır.

8.İletişim,her zaman her yerdedir.

9.İletişim anlamların paylaşılmasıdır.

10.İletişim değişik katmanlarda gerçekleşir.

     “ İnsanlarla iletişimimizin daha nitelikli ve daha sağlıklı olabilmesi için ilk önce karşımızdaki kişiyi anlamamız gerekmektedir”bilincinin oluşması amaçlanmıştır.Bu amaç “İletişim nedir? ve İletişimin Temeli Sempozyum’nda oluşturulmuştur.Şimdi bu amacın uygulamaya yansıtılması ise en temel hedefimiz olmalıdır.        

                                                                                                      egitimhane.biz

 
19 Ocak 2016 Salı 16:11
Okunma: 1110
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1006 - Tarihte kayıtlara geçirilmiş en parlak Süpernova olan SN 1006, Kurt takımyıldızı içerisinde gözlemlendi.
1563 - Kral VI. Charles'ın emriyle bütün Yahudiler Fransa'dan kovuldu.
1789 - George Washington, ABD'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1803 - ABD, Louisiana topraklarını Fransa'dan 15 milyon dolar karşılığında satın aldı. Böylelikle genç ülkenin toprakları iki katına çıkmış oldu. Bu alışverişe tarihte Louisiana mübayaası' adı verilmektedir.
1919 - Mustafa Kemal, Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine atandı.
1920 - Paris'te toplanacak barış konferansıyla ilgili Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi taraf ülkelerin dış işleri bakanlıklarına gönderdiği bir yazıyla İstanbul'dan ayrı bir hükümetin kurulduğunu bildirdi.
1939 - Türkiye'nin de katıldığı New York Dünya Sergisi açıldı.
1945 - Adolf Hitler ve iki gün önce evlendiği Eva Braun intihar etti.
1955 - Bügün kullanılan Vietnam Bayrağını Kuzey Vietnam ilk kez resmi bayrağı olarak kabul etti.
1959 - İsmet İnönü'nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.
1960 - Ali Ulvi'nin karikatürü nedeniyle Cumhuriyet gazetesi 10 gün süreyle kapatıldı.
1960 - İstanbul'da bir gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1961 - İstanbul Kartal'da iki tren çarpıştı: 16 kişi öldü, 78 kişi yaralandı.
1964 - Diyanet İşleri Başkanlığı, doğum kontrolünün uygulanmasını verdiği bir fetvayla kamuoyuna açıkladı.
1967 - CHP Dördüncü Olağanüstü Kurultayı sonuçlandı. Kurultay'da kabul edilen ortanın solu siyasetine karşı çıkan Kayseri Milletvekili Turhan Feyzioğlu'nun liderliğini yaptığı 33 milletvekili ve 15 senatör partiden istifa etti.
1975 - Anayasa Mahkemesi tarafından 1971'de kapatılan Türkiye İşçi Partisi yeniden kuruldu.
1975 - Kuzey Vietnam birlikleri Saygon'daki Bağımsızlık Sarayı'na girerek Vietnam Savaşı'nı bitirdi.
1986 - Çernobil reaktör kazası sonucu meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı tüm dünya tarafından öğrenildi.
1998 - ABD, PKK'yı en tehlikeli terör örgütleri arasında saydı.
1998 - NATO Konseyi Kosova Bildirisi yayınladı. Şiddeti reddeden ittifak, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'e uyarılarda bulundu.
1998 - Terör örgütü PKK, Yunanistan'ın başkenti Atina'da bazı Yunan parlamenterlerin de katılımıyla Balkanlar Bürosu'nu açtı.
1999 - Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın yargılanmasının 31 Mayıs pazartesi gününden itibaren İmralı Adası'nda kesintisiz olarak sürdürülmesine karar verdi.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık