Sözleşmeli öğretmen alımında oluşan taban puanlar

Ana Sayfa » TSK HABER » MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEMUR-SEN ANKARA İL BAŞKANI VE EĞİTİM-BİR-SEN 1 NO’LU ŞUBE BAŞKANI MUSTAFA KIR’IN ‘MEB’DEN OKUL YÖNETİCİLERİNE MOBBİNG!’KONULU YAZILI BASIN AÇIKLAMASIDIR

 
20 Aralık 2012 Perşembe 09:57
Okunma: 1153
Yorum YapYazdır
 
MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEB’DEN OKUL YÖNETİCİLERİNE MOBBİNG!
‘ÖDENEK VERMEM, BAĞIŞ KABUL ETTİRMEM’

Milli Eğitim Bakanlığımız okullara yapılan gönüllü bağışlar konusundaki hassasiyetini göstermek için genelge üstüne genelgegönderiyor. Son genelge Milli EğitimBakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün 10.12.2012 tarihli ‘Bağış ve Yardımlar’ konulu genelgesidir.

Mezkûr genelgenin mahiyeti okul aile birliği yöneticilerinin değişik yöntemlerle ya da sınıf anneleri diye adlandırılan kişiler aracılığı ile velilerden her öğrenci için düzenli bağış, aidat vb. adlar altında belirli bir miktarda para talep edildiği duyumlarının kendilerine intikal ettiği gerekçesine istinaden yönetmelik hükümleri dışında velilerden herhangi bir ad altında aidat, bağış vb. para talep etmek suretiyle emirlere aykırı hareket edenler hakkında gerekli işlemin yapılacağı yönündedir.

Milli Eğitim Bakanımız ne yazık ki suçluyu cezalandırma yerine bütün yöneticileri töhmet altında bırakma yöntemini seçiyor. 2011/40 Sayılı Genelgenin yayınlanmasından okul Aile Birliklerine yapılan gönüllü bağış sebebiyle tüm okul yöneticilerine soruşturma açılması ve Okul AileBirliklerinin Banka hesaplarına çok sayıda okul yöneticisinin bilgisi dışında yatırılan az miktardaki para için bile sırf Milli Eğitim Bakanımızın gönlü hoş olsun diye milli eğitim müdürlerimiz tarafından ceza verilmeyen ve sicili lekelenmeyen neredeyse okul müdür kalmamıştır.

Mezkur genelgede ifade edildiği üzere Şikâyet bakanlık makamına kadar ulaşmış ise şikayet edende, şikayet edilende belli olduğuna göre yönetmeliğe aykırı hareket eden yönetici veya okul aile birliği yöneticilerinin cezalandırılmaları yerine tüm okul yöneticilerini töhmet altında bırakacak uygulama yoluna gidilmesi çalışma azim ve şevkini ortadan kaldırmaktadır.

Yine genelgeden anlaşıldığına göre resmi okulların her türlü onarım, personel ve cari giderlerinin merkezi bütçe veya il özel idarelerinin bütçesinden ayrılan ödeneklerle karşılandığı iddia edilmektedir.

Okul aile birliklerinin okulların bütçesine katkısı nedir? Okul aile birliklerinin desteği olmadan okul çarkı döndürülebilir mi? Milli Eğitim Bakanlığı merkezi bütçeden veya İl özel İdarelerinin bütçesinden verilen ödenekle okulların her türlü ihtiyaçları karşılanabiliyor mu? Okullar hangi tür harcamalara ihtiyaç duyuyorlar, ödenek dışındaki gereksinimleri nelerdir? Bu gereksinimlerin ne kadarının devlet imkânları ile ne kadarının okul aile birlikleri vasıtasıyla karşılanıp karşılanmadığının envanteri çıkarılmış mıdır? Bunun sorgulanması yapılmadan haklı veya haksız olduğuna bakılmaksızın tabir caizse ‘vur abalıya’ mantığından hareketle sürekli yöneticilerin taciz edilerek güya sorunun çözülmeye çalışılması ne kadar doğru bir yaklaşımdır? Yani gönüllü bağışın alınmasını durdurdunuz kendinizi okulların ihtiyaçları karşılamış, sorunları çözmüş mü syacaksınız.?

Gerçekten devlet imkânları ile okulların ihtiyaçları giderilebiliyorsa o zaman o kul aile birliklerine gönüllü bağış kabul etme izini neden verildiği sorgulanmalıdır. Okul aile birliklerinin okulların gereksinimlerini giderme konusunda gönüllü bağış alma yetkisi yoksa okulların maddi ihtiyaçlarına destek sağlayamayacaksa okul aile birliklerinin kurulmasının ne anlamı olabilir? O zaman okul aile birliklerinin lağvedilmesi daha doğru bir yol olmaz mı?

Şimdi soruyorum Milli Eğitim Bakanlığı; biz devlet bütçesinden okulların ısınma, elektrik, su, onarım, donanım, güvenlik, personel, araç-gereç, temizlik vb. eğitim öğretimi ilgilendiren tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Okulların gönüllü veya gönülsüz bağış almaya ihtiyaçları yoktur. Denilebiliyor mu? Diyebiliyorsa her türlü resmi okuldan yıllık harcama bütçesi istenmeli ve talep edilen ödenek devlet tarafından zamanında gönderilmelidir. Oku aile birlikleri de derhal lağvedilerek okul yöneticileri bu sıkıntıdan kurtarılmalıdır.

Okul yöneticilerinden okul ihtiyaçlarını karşılayacak yıllık bütçe yapmaları istenemiyorsa, Düzenli ödenek gönderilemiyorsa, buna mukabil Okulların temiz tutulması istenirken yeterli yardımcı hizmetli verilemiyorsa, Okulların güvenli olması istenirken, buna mukabil güvenlikçi temin edilemiyorsa elektrik, su, ısınma gibi giderleri karşılayabilecek yeterli ödenek gönderilemiyorsa sonunda da ‘bağış alanın canına okurum’ deniliyorsa bunun adı düpe düz güç gösterisidir.

Genelge ile denilmek istiyor ki ‘bütünü bölme, yarımı yeme açta kalma.’ Ödenek gönderilmesin, bağış kabul edilmesin buna mukabil okulun tüm ihtiyaçları da karşılansın. Nasıl ki Merkezi Yönetim Bütçesinden pay almadan Milli Eğitim Bakanlığı yönetilemiyorsa, yeterli ödenek gönderilmeden de okullar yönetilemez. Bu böyle biline!

 

www.Kamudanhaber.Com

 

 
20 Aralık 2012 Perşembe 09:57
Okunma: 1153
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1784 - Erzincan'da meydana gelen depremde 5 bin kişi hayatını kaybetti.
1821 - Mora İsyanı sırasında Monevasia şehrini ele geçiren Yunanlılar 3.000 Türk'ü katlettiler.
1829 - William Austin Burt, daktilonun ilk hali olan tipografı buldu.
1888 - Enternasyonal marşı, ilk kez Fransa'nın Lille kentinde işçiler tarafından söylendi.
1894 - Japon güçleriSeul kraliyet sarayını işgal etti ve Kore kralını tahttan indirdi.
1903 - Ford şirketi, ürettiği ilk arabanın satışını yaptı.
1908 - II. Meşrutiyet'in ilanı.
1911 - İstanbul'da, Aksaray Yeşiltulumba'da çıkan büyük yangında yaklaşık 300 ev hasar gördü.
1919 - Erzurum Kongresi yapıldı.
1919 - Mimar Muzaffer Bey'in eseri olan Hürriyeti Ebediye tepesi açıldı.
1929 - İtalya'da faşist hükümet, yabancı sözcüklerin kullanımını yasakladı.
1932 - Alman mimar Hermann Jansen'in hazırladığı Ankara Planı onaylandı.
1939 - Hatay anavatana katıldı.
1951 - Paris Antlaşması (1951) yürürlüğe girdi.
1952 - Mısır'da Cemal Abdül Nasır liderliğindeki Hür Subaylar Hareketi Kral Faruk'u devirdi ve monarşiye son verdi.
1960 - Türk Edebiyatçılar Birliği olağanüstü [toplantı] yaptı. Toplantıda Peyami Safa, Samet Ağaoğlu ve Faruk Nafız Çamlıbel, 27 Mayıstan önce baskı rejimi taraftarı oldukları gerekçesiyle birlikten çıkarıldılar.
1961 - Nikaragua'da Sandinista Milli Özgürlük Cephesi (FSLN) kuruldu.
1963 - Fransa nükleer denemeleri sınırlandırmak üzere Moskova'da yapılan "Deneme Yasaklama Antlaşması"na katılmayı reddeder.
1967 - Detroit, Michigan'da ABD tarihinin en kanlı ayaklanmalarından biri başladı. Olaylar sona erdiğinde, geride 43 ölü, 342 yaralı ve yaklaşık 1400 yanmış bina kaldı.
1974 - Kıbrıs'ta üç günlük harekatta 57 şehit, 184 yaralı ve 242 kayıp verildi.
1976 - Sismik-1 araştırma gemisi (Hora), İstinye Tersanesi'nden törenle Ege'ye açıldı.
1983 - Sri Lanka'daki Budist çoğunluk, yaklaşık 3.000 Tamili katletti. 400.000 civarında Tamil komşu ülkelere kaçtı. Olay Sri Lanka tarihine Kara Temmuz olarak geçti.
1986 - Prens Andrew ile Sarah Ferguson evlendiler.
1995 - Hale-Bopp kuyrukluyıldızının keşfi.
1996 - Aydın İdare Mahkemesi, Gökova, Yeniköy ve Yatağan termik santrallerinin çevreye zarar verdiği gerekçesiyle faaliyetlerinin durdurulması istemini kabul etti.
2000 - Yasemin Dalkılıç, sualtı sporları limitsiz dalışta 120, limitli değişken ağırlıkla serbest dalışta ise 100 metre ile iki dünya rekoru kırdı.
2005 - Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinin üç ayrı noktasında patlayan bombalar 88 kişinin ölümüne yol açtı.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık