MİT, ByLock kullanan 105 bin kişilik listeyi tespit etti

Ana Sayfa » TSK HABER » MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEMUR-SEN ANKARA İL BAŞKANI VE EĞİTİM-BİR-SEN 1 NO’LU ŞUBE BAŞKANI MUSTAFA KIR’IN ‘MEB’DEN OKUL YÖNETİCİLERİNE MOBBİNG!’KONULU YAZILI BASIN AÇIKLAMASIDIR

 
20 Aralık 2012 Perşembe 09:57
Okunma: 1098
Yorum YapYazdır
 
MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEB’DEN OKUL YÖNETİCİLERİNE MOBBİNG!
‘ÖDENEK VERMEM, BAĞIŞ KABUL ETTİRMEM’

Milli Eğitim Bakanlığımız okullara yapılan gönüllü bağışlar konusundaki hassasiyetini göstermek için genelge üstüne genelgegönderiyor. Son genelge Milli EğitimBakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün 10.12.2012 tarihli ‘Bağış ve Yardımlar’ konulu genelgesidir.

Mezkûr genelgenin mahiyeti okul aile birliği yöneticilerinin değişik yöntemlerle ya da sınıf anneleri diye adlandırılan kişiler aracılığı ile velilerden her öğrenci için düzenli bağış, aidat vb. adlar altında belirli bir miktarda para talep edildiği duyumlarının kendilerine intikal ettiği gerekçesine istinaden yönetmelik hükümleri dışında velilerden herhangi bir ad altında aidat, bağış vb. para talep etmek suretiyle emirlere aykırı hareket edenler hakkında gerekli işlemin yapılacağı yönündedir.

Milli Eğitim Bakanımız ne yazık ki suçluyu cezalandırma yerine bütün yöneticileri töhmet altında bırakma yöntemini seçiyor. 2011/40 Sayılı Genelgenin yayınlanmasından okul Aile Birliklerine yapılan gönüllü bağış sebebiyle tüm okul yöneticilerine soruşturma açılması ve Okul AileBirliklerinin Banka hesaplarına çok sayıda okul yöneticisinin bilgisi dışında yatırılan az miktardaki para için bile sırf Milli Eğitim Bakanımızın gönlü hoş olsun diye milli eğitim müdürlerimiz tarafından ceza verilmeyen ve sicili lekelenmeyen neredeyse okul müdür kalmamıştır.

Mezkur genelgede ifade edildiği üzere Şikâyet bakanlık makamına kadar ulaşmış ise şikayet edende, şikayet edilende belli olduğuna göre yönetmeliğe aykırı hareket eden yönetici veya okul aile birliği yöneticilerinin cezalandırılmaları yerine tüm okul yöneticilerini töhmet altında bırakacak uygulama yoluna gidilmesi çalışma azim ve şevkini ortadan kaldırmaktadır.

Yine genelgeden anlaşıldığına göre resmi okulların her türlü onarım, personel ve cari giderlerinin merkezi bütçe veya il özel idarelerinin bütçesinden ayrılan ödeneklerle karşılandığı iddia edilmektedir.

Okul aile birliklerinin okulların bütçesine katkısı nedir? Okul aile birliklerinin desteği olmadan okul çarkı döndürülebilir mi? Milli Eğitim Bakanlığı merkezi bütçeden veya İl özel İdarelerinin bütçesinden verilen ödenekle okulların her türlü ihtiyaçları karşılanabiliyor mu? Okullar hangi tür harcamalara ihtiyaç duyuyorlar, ödenek dışındaki gereksinimleri nelerdir? Bu gereksinimlerin ne kadarının devlet imkânları ile ne kadarının okul aile birlikleri vasıtasıyla karşılanıp karşılanmadığının envanteri çıkarılmış mıdır? Bunun sorgulanması yapılmadan haklı veya haksız olduğuna bakılmaksızın tabir caizse ‘vur abalıya’ mantığından hareketle sürekli yöneticilerin taciz edilerek güya sorunun çözülmeye çalışılması ne kadar doğru bir yaklaşımdır? Yani gönüllü bağışın alınmasını durdurdunuz kendinizi okulların ihtiyaçları karşılamış, sorunları çözmüş mü syacaksınız.?

Gerçekten devlet imkânları ile okulların ihtiyaçları giderilebiliyorsa o zaman o kul aile birliklerine gönüllü bağış kabul etme izini neden verildiği sorgulanmalıdır. Okul aile birliklerinin okulların gereksinimlerini giderme konusunda gönüllü bağış alma yetkisi yoksa okulların maddi ihtiyaçlarına destek sağlayamayacaksa okul aile birliklerinin kurulmasının ne anlamı olabilir? O zaman okul aile birliklerinin lağvedilmesi daha doğru bir yol olmaz mı?

Şimdi soruyorum Milli Eğitim Bakanlığı; biz devlet bütçesinden okulların ısınma, elektrik, su, onarım, donanım, güvenlik, personel, araç-gereç, temizlik vb. eğitim öğretimi ilgilendiren tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Okulların gönüllü veya gönülsüz bağış almaya ihtiyaçları yoktur. Denilebiliyor mu? Diyebiliyorsa her türlü resmi okuldan yıllık harcama bütçesi istenmeli ve talep edilen ödenek devlet tarafından zamanında gönderilmelidir. Oku aile birlikleri de derhal lağvedilerek okul yöneticileri bu sıkıntıdan kurtarılmalıdır.

Okul yöneticilerinden okul ihtiyaçlarını karşılayacak yıllık bütçe yapmaları istenemiyorsa, Düzenli ödenek gönderilemiyorsa, buna mukabil Okulların temiz tutulması istenirken yeterli yardımcı hizmetli verilemiyorsa, Okulların güvenli olması istenirken, buna mukabil güvenlikçi temin edilemiyorsa elektrik, su, ısınma gibi giderleri karşılayabilecek yeterli ödenek gönderilemiyorsa sonunda da ‘bağış alanın canına okurum’ deniliyorsa bunun adı düpe düz güç gösterisidir.

Genelge ile denilmek istiyor ki ‘bütünü bölme, yarımı yeme açta kalma.’ Ödenek gönderilmesin, bağış kabul edilmesin buna mukabil okulun tüm ihtiyaçları da karşılansın. Nasıl ki Merkezi Yönetim Bütçesinden pay almadan Milli Eğitim Bakanlığı yönetilemiyorsa, yeterli ödenek gönderilmeden de okullar yönetilemez. Bu böyle biline!

 

www.Kamudanhaber.Com

 

 
20 Aralık 2012 Perşembe 09:57
Okunma: 1098
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık