689 sayılı KHK ile memurluktan atılanların listesi

Ana Sayfa » TSK HABER » MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEMUR-SEN ANKARA İL BAŞKANI VE EĞİTİM-BİR-SEN 1 NO’LU ŞUBE BAŞKANI MUSTAFA KIR’IN ‘MEB’DEN OKUL YÖNETİCİLERİNE MOBBİNG!’KONULU YAZILI BASIN AÇIKLAMASIDIR

 
20 Aralık 2012 Perşembe 09:57
Okunma: 1077
Yorum YapYazdır
 
MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEB’DEN OKUL YÖNETİCİLERİNE MOBBİNG!
‘ÖDENEK VERMEM, BAĞIŞ KABUL ETTİRMEM’

Milli Eğitim Bakanlığımız okullara yapılan gönüllü bağışlar konusundaki hassasiyetini göstermek için genelge üstüne genelgegönderiyor. Son genelge Milli EğitimBakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün 10.12.2012 tarihli ‘Bağış ve Yardımlar’ konulu genelgesidir.

Mezkûr genelgenin mahiyeti okul aile birliği yöneticilerinin değişik yöntemlerle ya da sınıf anneleri diye adlandırılan kişiler aracılığı ile velilerden her öğrenci için düzenli bağış, aidat vb. adlar altında belirli bir miktarda para talep edildiği duyumlarının kendilerine intikal ettiği gerekçesine istinaden yönetmelik hükümleri dışında velilerden herhangi bir ad altında aidat, bağış vb. para talep etmek suretiyle emirlere aykırı hareket edenler hakkında gerekli işlemin yapılacağı yönündedir.

Milli Eğitim Bakanımız ne yazık ki suçluyu cezalandırma yerine bütün yöneticileri töhmet altında bırakma yöntemini seçiyor. 2011/40 Sayılı Genelgenin yayınlanmasından okul Aile Birliklerine yapılan gönüllü bağış sebebiyle tüm okul yöneticilerine soruşturma açılması ve Okul AileBirliklerinin Banka hesaplarına çok sayıda okul yöneticisinin bilgisi dışında yatırılan az miktardaki para için bile sırf Milli Eğitim Bakanımızın gönlü hoş olsun diye milli eğitim müdürlerimiz tarafından ceza verilmeyen ve sicili lekelenmeyen neredeyse okul müdür kalmamıştır.

Mezkur genelgede ifade edildiği üzere Şikâyet bakanlık makamına kadar ulaşmış ise şikayet edende, şikayet edilende belli olduğuna göre yönetmeliğe aykırı hareket eden yönetici veya okul aile birliği yöneticilerinin cezalandırılmaları yerine tüm okul yöneticilerini töhmet altında bırakacak uygulama yoluna gidilmesi çalışma azim ve şevkini ortadan kaldırmaktadır.

Yine genelgeden anlaşıldığına göre resmi okulların her türlü onarım, personel ve cari giderlerinin merkezi bütçe veya il özel idarelerinin bütçesinden ayrılan ödeneklerle karşılandığı iddia edilmektedir.

Okul aile birliklerinin okulların bütçesine katkısı nedir? Okul aile birliklerinin desteği olmadan okul çarkı döndürülebilir mi? Milli Eğitim Bakanlığı merkezi bütçeden veya İl özel İdarelerinin bütçesinden verilen ödenekle okulların her türlü ihtiyaçları karşılanabiliyor mu? Okullar hangi tür harcamalara ihtiyaç duyuyorlar, ödenek dışındaki gereksinimleri nelerdir? Bu gereksinimlerin ne kadarının devlet imkânları ile ne kadarının okul aile birlikleri vasıtasıyla karşılanıp karşılanmadığının envanteri çıkarılmış mıdır? Bunun sorgulanması yapılmadan haklı veya haksız olduğuna bakılmaksızın tabir caizse ‘vur abalıya’ mantığından hareketle sürekli yöneticilerin taciz edilerek güya sorunun çözülmeye çalışılması ne kadar doğru bir yaklaşımdır? Yani gönüllü bağışın alınmasını durdurdunuz kendinizi okulların ihtiyaçları karşılamış, sorunları çözmüş mü syacaksınız.?

Gerçekten devlet imkânları ile okulların ihtiyaçları giderilebiliyorsa o zaman o kul aile birliklerine gönüllü bağış kabul etme izini neden verildiği sorgulanmalıdır. Okul aile birliklerinin okulların gereksinimlerini giderme konusunda gönüllü bağış alma yetkisi yoksa okulların maddi ihtiyaçlarına destek sağlayamayacaksa okul aile birliklerinin kurulmasının ne anlamı olabilir? O zaman okul aile birliklerinin lağvedilmesi daha doğru bir yol olmaz mı?

Şimdi soruyorum Milli Eğitim Bakanlığı; biz devlet bütçesinden okulların ısınma, elektrik, su, onarım, donanım, güvenlik, personel, araç-gereç, temizlik vb. eğitim öğretimi ilgilendiren tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Okulların gönüllü veya gönülsüz bağış almaya ihtiyaçları yoktur. Denilebiliyor mu? Diyebiliyorsa her türlü resmi okuldan yıllık harcama bütçesi istenmeli ve talep edilen ödenek devlet tarafından zamanında gönderilmelidir. Oku aile birlikleri de derhal lağvedilerek okul yöneticileri bu sıkıntıdan kurtarılmalıdır.

Okul yöneticilerinden okul ihtiyaçlarını karşılayacak yıllık bütçe yapmaları istenemiyorsa, Düzenli ödenek gönderilemiyorsa, buna mukabil Okulların temiz tutulması istenirken yeterli yardımcı hizmetli verilemiyorsa, Okulların güvenli olması istenirken, buna mukabil güvenlikçi temin edilemiyorsa elektrik, su, ısınma gibi giderleri karşılayabilecek yeterli ödenek gönderilemiyorsa sonunda da ‘bağış alanın canına okurum’ deniliyorsa bunun adı düpe düz güç gösterisidir.

Genelge ile denilmek istiyor ki ‘bütünü bölme, yarımı yeme açta kalma.’ Ödenek gönderilmesin, bağış kabul edilmesin buna mukabil okulun tüm ihtiyaçları da karşılansın. Nasıl ki Merkezi Yönetim Bütçesinden pay almadan Milli Eğitim Bakanlığı yönetilemiyorsa, yeterli ödenek gönderilmeden de okullar yönetilemez. Bu böyle biline!

 

www.Kamudanhaber.Com

 

 
20 Aralık 2012 Perşembe 09:57
Okunma: 1077
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1006 - Tarihte kayıtlara geçirilmiş en parlak Süpernova olan SN 1006, Kurt takımyıldızı içerisinde gözlemlendi.
1563 - Kral VI. Charles'ın emriyle bütün Yahudiler Fransa'dan kovuldu.
1789 - George Washington, ABD'nin ilk cumhurbaşkanı oldu.
1803 - ABD, Louisiana topraklarını Fransa'dan 15 milyon dolar karşılığında satın aldı. Böylelikle genç ülkenin toprakları iki katına çıkmış oldu. Bu alışverişe tarihte Louisiana mübayaası' adı verilmektedir.
1919 - Mustafa Kemal, Dokuzuncu Ordu Müfettişliğine atandı.
1920 - Paris'te toplanacak barış konferansıyla ilgili Ankara'da toplanan Büyük Millet Meclisi taraf ülkelerin dış işleri bakanlıklarına gönderdiği bir yazıyla İstanbul'dan ayrı bir hükümetin kurulduğunu bildirdi.
1939 - Türkiye'nin de katıldığı New York Dünya Sergisi açıldı.
1945 - Adolf Hitler ve iki gün önce evlendiği Eva Braun intihar etti.
1955 - Bügün kullanılan Vietnam Bayrağını Kuzey Vietnam ilk kez resmi bayrağı olarak kabul etti.
1959 - İsmet İnönü'nün Uşak gezisinde olaylar çıktı. Polis, halkı dağıtmak için göz yaşartıcı bomba kullandı.
1960 - Ali Ulvi'nin karikatürü nedeniyle Cumhuriyet gazetesi 10 gün süreyle kapatıldı.
1960 - İstanbul'da bir gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
1961 - İstanbul Kartal'da iki tren çarpıştı: 16 kişi öldü, 78 kişi yaralandı.
1964 - Diyanet İşleri Başkanlığı, doğum kontrolünün uygulanmasını verdiği bir fetvayla kamuoyuna açıkladı.
1967 - CHP Dördüncü Olağanüstü Kurultayı sonuçlandı. Kurultay'da kabul edilen ortanın solu siyasetine karşı çıkan Kayseri Milletvekili Turhan Feyzioğlu'nun liderliğini yaptığı 33 milletvekili ve 15 senatör partiden istifa etti.
1975 - Anayasa Mahkemesi tarafından 1971'de kapatılan Türkiye İşçi Partisi yeniden kuruldu.
1975 - Kuzey Vietnam birlikleri Saygon'daki Bağımsızlık Sarayı'na girerek Vietnam Savaşı'nı bitirdi.
1986 - Çernobil reaktör kazası sonucu meydana gelen nükleer kaza sonrasında atmosfere büyük miktarda fisyon ürünleri salındığı tüm dünya tarafından öğrenildi.
1998 - ABD, PKK'yı en tehlikeli terör örgütleri arasında saydı.
1998 - NATO Konseyi Kosova Bildirisi yayınladı. Şiddeti reddeden ittifak, Yugoslavya Devlet Başkanı Slobodan Miloseviç'e uyarılarda bulundu.
1998 - Terör örgütü PKK, Yunanistan'ın başkenti Atina'da bazı Yunan parlamenterlerin de katılımıyla Balkanlar Bürosu'nu açtı.
1999 - Ankara 2 Numaralı Devlet Güvenlik Mahkemesi, Abdullah Öcalan'ın yargılanmasının 31 Mayıs pazartesi gününden itibaren İmralı Adası'nda kesintisiz olarak sürdürülmesine karar verdi.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık