180 barajını geçmek için 16 net yetecek

Ana Sayfa » TSK HABER » MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEMUR-SEN ANKARA İL BAŞKANI VE EĞİTİM-BİR-SEN 1 NO’LU ŞUBE BAŞKANI MUSTAFA KIR’IN ‘MEB’DEN OKUL YÖNETİCİLERİNE MOBBİNG!’KONULU YAZILI BASIN AÇIKLAMASIDIR

 
20 Aralık 2012 Perşembe 09:57
Okunma: 1238
Yorum YapYazdır
 
MEB'DEN YÖNETİCİLERE MOBBİNG

MEB’DEN OKUL YÖNETİCİLERİNE MOBBİNG!
‘ÖDENEK VERMEM, BAĞIŞ KABUL ETTİRMEM’

Milli Eğitim Bakanlığımız okullara yapılan gönüllü bağışlar konusundaki hassasiyetini göstermek için genelge üstüne genelgegönderiyor. Son genelge Milli EğitimBakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün 10.12.2012 tarihli ‘Bağış ve Yardımlar’ konulu genelgesidir.

Mezkûr genelgenin mahiyeti okul aile birliği yöneticilerinin değişik yöntemlerle ya da sınıf anneleri diye adlandırılan kişiler aracılığı ile velilerden her öğrenci için düzenli bağış, aidat vb. adlar altında belirli bir miktarda para talep edildiği duyumlarının kendilerine intikal ettiği gerekçesine istinaden yönetmelik hükümleri dışında velilerden herhangi bir ad altında aidat, bağış vb. para talep etmek suretiyle emirlere aykırı hareket edenler hakkında gerekli işlemin yapılacağı yönündedir.

Milli Eğitim Bakanımız ne yazık ki suçluyu cezalandırma yerine bütün yöneticileri töhmet altında bırakma yöntemini seçiyor. 2011/40 Sayılı Genelgenin yayınlanmasından okul Aile Birliklerine yapılan gönüllü bağış sebebiyle tüm okul yöneticilerine soruşturma açılması ve Okul AileBirliklerinin Banka hesaplarına çok sayıda okul yöneticisinin bilgisi dışında yatırılan az miktardaki para için bile sırf Milli Eğitim Bakanımızın gönlü hoş olsun diye milli eğitim müdürlerimiz tarafından ceza verilmeyen ve sicili lekelenmeyen neredeyse okul müdür kalmamıştır.

Mezkur genelgede ifade edildiği üzere Şikâyet bakanlık makamına kadar ulaşmış ise şikayet edende, şikayet edilende belli olduğuna göre yönetmeliğe aykırı hareket eden yönetici veya okul aile birliği yöneticilerinin cezalandırılmaları yerine tüm okul yöneticilerini töhmet altında bırakacak uygulama yoluna gidilmesi çalışma azim ve şevkini ortadan kaldırmaktadır.

Yine genelgeden anlaşıldığına göre resmi okulların her türlü onarım, personel ve cari giderlerinin merkezi bütçe veya il özel idarelerinin bütçesinden ayrılan ödeneklerle karşılandığı iddia edilmektedir.

Okul aile birliklerinin okulların bütçesine katkısı nedir? Okul aile birliklerinin desteği olmadan okul çarkı döndürülebilir mi? Milli Eğitim Bakanlığı merkezi bütçeden veya İl özel İdarelerinin bütçesinden verilen ödenekle okulların her türlü ihtiyaçları karşılanabiliyor mu? Okullar hangi tür harcamalara ihtiyaç duyuyorlar, ödenek dışındaki gereksinimleri nelerdir? Bu gereksinimlerin ne kadarının devlet imkânları ile ne kadarının okul aile birlikleri vasıtasıyla karşılanıp karşılanmadığının envanteri çıkarılmış mıdır? Bunun sorgulanması yapılmadan haklı veya haksız olduğuna bakılmaksızın tabir caizse ‘vur abalıya’ mantığından hareketle sürekli yöneticilerin taciz edilerek güya sorunun çözülmeye çalışılması ne kadar doğru bir yaklaşımdır? Yani gönüllü bağışın alınmasını durdurdunuz kendinizi okulların ihtiyaçları karşılamış, sorunları çözmüş mü syacaksınız.?

Gerçekten devlet imkânları ile okulların ihtiyaçları giderilebiliyorsa o zaman o kul aile birliklerine gönüllü bağış kabul etme izini neden verildiği sorgulanmalıdır. Okul aile birliklerinin okulların gereksinimlerini giderme konusunda gönüllü bağış alma yetkisi yoksa okulların maddi ihtiyaçlarına destek sağlayamayacaksa okul aile birliklerinin kurulmasının ne anlamı olabilir? O zaman okul aile birliklerinin lağvedilmesi daha doğru bir yol olmaz mı?

Şimdi soruyorum Milli Eğitim Bakanlığı; biz devlet bütçesinden okulların ısınma, elektrik, su, onarım, donanım, güvenlik, personel, araç-gereç, temizlik vb. eğitim öğretimi ilgilendiren tüm ihtiyaçlarını karşılıyoruz. Okulların gönüllü veya gönülsüz bağış almaya ihtiyaçları yoktur. Denilebiliyor mu? Diyebiliyorsa her türlü resmi okuldan yıllık harcama bütçesi istenmeli ve talep edilen ödenek devlet tarafından zamanında gönderilmelidir. Oku aile birlikleri de derhal lağvedilerek okul yöneticileri bu sıkıntıdan kurtarılmalıdır.

Okul yöneticilerinden okul ihtiyaçlarını karşılayacak yıllık bütçe yapmaları istenemiyorsa, Düzenli ödenek gönderilemiyorsa, buna mukabil Okulların temiz tutulması istenirken yeterli yardımcı hizmetli verilemiyorsa, Okulların güvenli olması istenirken, buna mukabil güvenlikçi temin edilemiyorsa elektrik, su, ısınma gibi giderleri karşılayabilecek yeterli ödenek gönderilemiyorsa sonunda da ‘bağış alanın canına okurum’ deniliyorsa bunun adı düpe düz güç gösterisidir.

Genelge ile denilmek istiyor ki ‘bütünü bölme, yarımı yeme açta kalma.’ Ödenek gönderilmesin, bağış kabul edilmesin buna mukabil okulun tüm ihtiyaçları da karşılansın. Nasıl ki Merkezi Yönetim Bütçesinden pay almadan Milli Eğitim Bakanlığı yönetilemiyorsa, yeterli ödenek gönderilmeden de okullar yönetilemez. Bu böyle biline!

 

www.Kamudanhaber.Com

 

 
20 Aralık 2012 Perşembe 09:57
Okunma: 1238
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1448 - II. Kosova Savaşı; János Hunyadi komutasında ve çoğunluğu Macarlardan oluşan ordu, II. Murat'ın komutasındaki Osmanlı ordusuyla karşı karşıya geldi.
1777 - Amerikan kuvvetleri İngilizleri Saratoga muharebesinde yendi.
1912 - Bulgaristan, Yunanistan ve Sırbistan bir araya gelerek Osmanlı Devleti'ne karşı savaş açtı (I. Balkan Savaşı).
1918 - Yugoslavya Cumhuriyeti kuruldu.
1919 - Batı Trakya'daki İskeçe Kasabası, Yunanlılar tarafından işgal edildi.
1922 - Gökçeada'nın kurtuluşu
1929 - Nadir Han, Afganistan Kralı oldu.
1933 - Albert Einstein, Almanya'dan Amerika'ya kaçtı.
1938 - Atatürk ilk ağır komaya girdi.
1945 - Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi açıldı.
1945 - Juan Peron, Arjantin devlet başkanı oldu.
1950 - Türkiye'nin de Kore Savaşı'na katılmasıyla 500 kişilik ilk Türk askeri birliği Kore'ye ulaştı ve Pusan'da karaya çıktı.
1951 - Türkiye'nin NATO'ya katılmasıyla ilgili protokol, Londra'da imzalandı.
1956 - Türkiye ilk şeker ihracatını gerçekleştirdi.
1961 - Yaklaşık 200 (bazılarına göre 400) Cezayirli gösterici, Paris polisi tarafından öldürüldü.
1962 - Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, siyasi Af Kanunu'nu imzaladı; 258 Yassıada hükümlüsünün tahliyesi başladı.
1966 - Birlik Partisi kuruldu. Parti genel başkanlığına Hasan Tahsin Berkman getirildi. Partinin amblemi Ali'yi simgeleyen bir aslan ve onun çevresinde 12 imamı temsil eden 12 yıldız olarak belirlendi.
1967 - Kayserispor-Sivasspor futbol maçı sonrasında çıkan olaylarda 40 kişi öldü.
1967 - "Hair" müzikali New York'ta sahnelenmeye başlandı.
1970 - Quebec işçi bakanı Pierre Laporte, FKÖ militanlarınca öldürüldü.
1972 - Bülent Ersoy assolist olarak sahneye çıktı.
1972 - Türkiye İşçi Partisi davası sonuçlandı. 21 sanığa ağır hapis cezası verildi. Genel başkan Behice Boran 15 yıla mahkum oldu.
1973 - OPEC, bazı batılı ülkelere, Suriye ile olan savaşında İsrail'e yardım ettikleri gerekçesiyle petrol ambargosu uygulamaya başladı.
1976 - Tofaş'ın Murat 131 otomobilleri üretimine izin verildi.
1979 - Rahibe Teresa'ya Nobel Barış Ödülü verildi.
1984 - "60 Günlük Bir Şey" adlı kitabı sebebi ile Füsun Erbulak için 6-10 yıl hapis istendi.
1987 - Eski cumhurbaşkanı Fahri Korutürk, devlet töreninden sonra Devlet Mezarlığı'nda toprağa verildi.
1989 - Başbakan Turgut Özal, cumhurbaşkanlığına aday olduğunu açıkladı.
1989 - San Francisco'da 7,1 şiddetinde deprem.
1996 - Sanatçı Şanar Yurdatapan "bölücülük" yaptığı iddiasıyla tutuklandı.
2001 - İsrail-Filistin barış anlaşmalarına karşı çıkan Ulusal Birlik Partisi genel başkanı Rehavam Zeevi, uğradığı silahlı saldırıcı sonucu öldü. Saldırıyı Filistin Halk Kurtuluş Cephesi üstlendi.
2003 - Taipei'deki 101 katlı gökdelen, Kuala Lumpur'dakini 50 m geçerek dünyanın en yüksek binası oldu.
2008 - Türkiye 2009 2010 Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi geçici üyeliğine 151 oyla kabul edildi.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık