Ek Gösterge 3600 olursa maaşlara ve emekli maaşlarına ne kadar zam gelir?

Ana Sayfa » EĞİTİM » MEB ALO 147 Hattı şikayete kapatılıyor mu ?

MEB ALO 147 Hattı şikayete kapatılıyor mu ?

MEB ALO 147 Hattı şikayete kapatılıyor mu ?

 
19 Ekim 2013 Cumartesi 20:24 
Yorum YapYazdır
 
MEB ALO 147 Hattı şikayete kapatılıyor mu ?
Ömer DİNÇER döneminde basın müşaviri Burcu EYİSOY tarafından öğretmen ve idarecilerin başına bela edilen Alo 147 şikayet hattının yeni dönemde amacına uygun olarak bilgilendirme hattı olarak işlev görmesiyle öğretmen ve idareciler rahat bir nefes aldı. DİNÇER döneminde sosyal demokrat kökenli olmasına rağmen Milli Eğitim Bakanlığına basın müşavirliği yapan Burcu Hanım'ın eğitim camiasına ve Ak Parti iktidarına Alo 147 hattı ile vermiş olduğu zararları ; o dönemde bütün olumsuz örnekleriyle dile getirmiş ve bu hattın amacına uygun olarak kullanılmadığını eğitime zarar verdiğini defaten dile getirmiştik. Bakan Nabi AVCI ve Müsteşar Yusuf TEKİN döneminde,  idareci ve öğretmenlerimizden 147 hattı üzerinden bir defa bile şikayet maili ve yorum almadık.  Bu hat üzerinden abuk sabuk sorular ve şikayetler artık okullara gelmiyor. DİNÇER döneminde bu konuyu Meb Müsteşarı Emin Bey'e iletmiş ve bu hattın artık zulüm hattı olduğunu ve eğitimcilerin imajına zarar verdiğini ve eğitimcilere itibar kaybettirdiğini  dile getirmiştik. İyi niyetle yapılan bu uyarılarımız dikkate alınmamıştı. Öğretmene ve idarecilere kızan veliler Alo 147 üzerinden "ismimin saklı kalmasını istiyorum. Çocuğumun ismide lütfen saklı kalsın. Okul müdüründen şikayetçiyim , müdür çocuğuma kötü davranıyor. " diye şikayetlerde bulunuyor, bu şikayetleri Bakanlık il ve ilçe mem aracılığıyla direk okul müdürüne soruyordu. ...... NUMARALI ŞİKAYETİN SAHİBİNİN ( İSMİNİN SAKLI KALMASINI İSTEMİŞ ) ÇOCUĞUNU RENCİDE ETMİŞİNİZ. BU KONUDA 24 SAAT İÇERİSİNDE BİLGİ VERİLMESİ HUSUSUNDA ; GEREĞİNİ RİCA EDERİM. Okul müdürü çocuğun kim olduğunu bilmiyor. Velinin kim olduğunu bilmiyor ama bu soruya mecburen cevap veriyordu. Öğretmenlerin ve idarecilerin bu derecede rencide edilmesi karşısında dönemin narsist bürokratları ve il müdürleri ise Bakan , Müsteşar hatta Basın Müşavirine bile  şirin görünme adına öğretmen ve idarecilerin yanında yer alamıyor ve bir taraftan da onlar gaz veriyordu.  

Alo 147 ile ilgili yapmış olduğumuz her haberden Bakanlıktaki bu yapının mimarları rahatsızlık duyuyor. Bürokratlar aracılığı ile haber sitesinin editörlerine aba altından sopa gösterilerek doğruları yazmamız istenmiyordu.
Alo 147 hattının amacına uygun bir şekilde kullanılmasını sağlayan Bakan ve Müsteşar Bey'den Allah razı olsun. Milli Eğitim Bakanlığında bu bayram Nabi AVCI adına tüm öğretmenlere bayram mesajı gönderildi. Geçtiğimiz yıl bu dönemde ise ülke genelinde tüm idarecilere Bakanlık tarafından soruşturma gönderilmişti. Öğrenci kayıt ve nakil genelgesi ilgi tutularak tüm okul müdürlerine inceleme başlatılmış ve eğitim denetmenleri rehberlik yapması gereken dönemi inceleme - soruşturma ile geçirmişti. Bakanlık 4+4+4 eğitim sistemi kapsamında yayınlamış olduğu kayıt ve nakil genelgesinde tüm nakillere genelge ile izin vermesine rağmen , genelgeye göre nakil yapan tüm müdürlere soruşturma açmıştır. 4+4+4 sisteminde gece gündüz çalışarak okulları eğitime hazırlayan okul müdürlerine teşekkür yerine ülke genelinde kayıt genelgesi kapsamında açılan soruşturmalar ve verilen cezalarla teşekkür edilmiştir. Bu dönemde ise MEB tarihinde hiç yapılmayan bir uygulamaya gidilmiş ve Bakan adına tüm öğretmenlere Bayram mesajı gönderilmiştir. Nabi AVCI’nın Öğretmenlere gönderdiği bayram mesajı; ” Degerli meslektaslarim; sizlerin , ailelerinizin ve ogrencilerimizin yuzunden bayramlik sevincler eksik olmasın. Kurban Bayraminizi tebrik ederim. MEB Nabi AVCI “ Nabi Hoca kendisine yakışanı yapmıştır.


Ancak burada Bakan adına bu mesajı öğretmenlere gönderen her kim yada hangi birimse Bakan Bey'e bu konuda ayıp etmiştir.


Nabi Hoca'nın nezaketi ve iyi niyeti bu kadar suistimal edilmemelidir.

Öğretmenlere gönderilen bayram mesajı Bakan adına gönderilmiştir. Bu mesajda imla kurallarına dikkat edilmeden , cümlenin anlam bütünlüğü ve Türkçe karekter kullanımına dikkat edilmeden özensiz bir şekilde bu mesajın atılması hatadır. Bu Bakan Bey'i hafife almaktır. Umarız Nabi Hoca bu konu hakkında gerekli hassasiyeti gösterir ve bu hata bundan sonraki süreçte devam etmez.

NARSİST BÜROKRATLAR TEMİZLENİYOR DARISI İL MÜDÜRLERİNİN BAŞINA Milli Eğitim Bakanlığında önceki dönemde öğretmenlerin , idarecilerin ve özellikle taşra teşkilatı yöneticilerinin en çok şikayet ettiği konu ben merkezli ve taşraya tepeden bakan çözüm üretmeyen bürokratlardı.

MEB'de 2 yılda çıkarılamayan yönetmelikler öğretmenlerin ve idarecilerinde görüşlerine sunularak 2 ayda çıkarıldı. Bu bile değişimi görmeye yeter .
Nabi Hoca döneminde Bakanlık merkez teşkilatında üst düzey bir değişime gidildi. Ancak bu asla yeterli değildir. Bakan Bey ve Müsteşar Bey'in tarzına ve performansına ayak uyduramayan daha birçok üst düzey bürokrat bulunuyor. Milli Eğitim Bakanlığında üst düzey görev yapmış ve hala yapan bürokratların öğretmen ve taşra teşkilatı için sarf ettiği sözler ve eylemler asla unutulmamalıdır. " Sizin öğretmenler diyen kişinin öğretmenlere genel müdürlük yapması , kravat bağlamasını bilmeyen öğretmenler , öğretmenlerin kafası çalışmaz " gibi sözleri sarf eden üst düzey bürokratların hata yaptığını ve taşrayı küçümsediğini isim vererek daha önceki dönemlerde dile getirmiştik. Bunun yanında il müdürlerinin telefonlarına çıkmayan , il ve ilçe müdürlerini saatlerce makam kapısında bekleten ve görüşmeyen bürokrat sayısı azımsanacak ölçüde değildi. Bakan Bey ve Müsteşar Bey'den Allah razı olsunki iktidar içerisinde ki iktidarları ve bu narsist kişilerden MEB camiasını kurtardı. Bakanlıkta üst düzey kadrolarda  bu yapı hala  mevcuttur. Hayatında okul yüzü görmeden okulların geleceğini masa başında şekillendirmeye kalkışan üst düzey bürokrat ve grup başkanlarının etkinliği kırılmalıdır. Sadece cv üzerinden atanan grup başkanları ve il müdürleri konusunda da yeni bir yapılanmaya ihtiyaç vardır. DİNÇER döneminde sadece cv üzerinden Bakan Bey ve Müsteşar Bey'in bir kez dahi görüşmediği , hatta il müdürü olduğunu son gece Müsteşarın telefonuyla öğrenen il müdürleri bulunuyor. İl müdürü olarak atanan ve bu makamı taşıyamayan , MEB'in vizyonuna uyum sağlayamayan ; iktidarın misyonunu anlayamamış onlarca il müdürü sadece koltuk işgal ediyor. Kendi biriminde görev yapan şube müdürleriyle bile mail yoluyla görüşen il müdürleri , ilçe müdürlerini makama kabul etmeyen il müdürleri , öğretmenleri ve okul müdürlerini azarlayan ve her ortamda küçük düşüren il müdürlerinin de sayısı azımsanmayacak kadar çoktur. Gücünü bulunduğu makamdan alan ve bulunduğu makama değer katamayan ve eğitimcilere ot yolduran narsit kişilikli il müdürleri konusunda da umarız Bakanlık gereğini yapar... Sonuç olarak ; Nabi Hoca ve Müsteşar Yusuf TEKİN Bey döneminde öğretmenleri merkeze alan ve eğitimcilerin sorunlarını çözme odaklı bir gayret sarf ediliyor. Alo 147 belasından öğretmen ve idarecileri kurtarmak bile başlı başına takdire şayan bir uygulamadır. Yine Bakanlık Merkez teşkilatında kendisini fil dişi kulelerde sanan narsist ruhlu bürokratların temizliği ve bu makamlara eğitimcilerin sorunlarına kulak verecek halkın içinden bürokrat getirme çabası takdire şayandır. Milli Eğitim Bakanlığında Bakan Nabi AVCI ve Müsteşar Yusuf TEKİN'le bir sinerji yaratılmıştır. Umarız bu olumlu sinerji ve hava gelişerek devam eder . Öğretmenleri değerli kılmak için çalışan bu yapıyı tebrik ediyor. MEB'i öğretmenlerle yönetmeye çalışan Bakan Nabi AVCI ve Müsteşar Yusuf TEKİN Bey'e teşekkür ediyoruz.


www.kamudanhaber.com

 
19 Ekim 2013 Cumartesi 20:24 
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1571 - İspanya Kralı, Venedik ve Papa, Osmanlı Devleti aleyhine ittifak kararı aldı...
1924 - Türk Milli Futbol Takımı, Olimpiyat Oyunları kapsamındaki ilk milli maçında, Çek Milli Futbol Takımı'na 5-2 yenildi.
1944 - Nuri Demirağ'ın fabrikasında yapılan ilk Türk yolcu uçağı İstanbul'dan Ankara'ya uçtu.
1953 - ABD, Nevada'da bulunan deneme bölgesinde, topçu birlikleri tarafından atılan ilk ve tek nükleer bomba denemesini yaptı.
1954 - Tokyo'da yapılan Dünya Serbest Güreş Şampiyonası'nda Türkiye birinci oldu.
1954 - Türkiye, Osmanlı borçlarının son taksitini ödedi.
1961 - ABD Başkanı John F. Kennedy ABD Kongresi'nde yaptığı bir konuşmada 1960'lı yıllar sona ermeden önce mutlaka Ay'a ayak basacaklarını ilan etti.
1963 - 30 Afrika ülkesi bir araya gelerek Afrika Birliği Örgütü'nü kurdu.
1977 - Yıldız Savaşları filmi gösterime girdi.
1982 - Falkland Savaşı sırasında İngilizlerin HMS Coventry adlı destroyeri Arjantin uçakları tarafından batırıldı.
1983 - Milli Güvenlik Konseyi kürtaj yasa tasarısını kabul etti.
1988 - Irak Basra'yı İran'dan geri aldı.
1989 - Mihail Gorbaçov, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği Devlet Başkanı oldu.
1997 - Afganistan'dan kaçan General Raşid Dostum, Türkiye'ye sığındı.
2001 - 32 yaşındaki Coloradolu Erik Weihenmayer, Everest Dağı'nın zirvesine ulaşan ilk görme özürlü insan ünvanını aldı.
2003 - Nuri Bilge Ceylan'ın 'Uzak' adlı filmi 56'ncı Cannes Film Festivali'nde 'Elephant' filmiyle birlikte En İyi Film ödülünü paylaştı.
2005 - Azeri petrolünü Türkiye üzerinden dünya pazarına ulaştırması amaçlanan Bakü-Tiflis-Ceyhan (BTC) boru hattına ilk petrol verildi.
2005 - UEFA Şampiyonlar Ligi 2004-2005 sezonu finali Atatürk Olimpiyat Stadı'nda yapıldı. Normal süresi 3-3 biten maçı Liverpool penaltılarla 6-5 Milan'ı yendi.
2008 - 61. Cannes Film Festivali'nde En İyi Yönetmen ödülünü Nuri Bilge Ceylan aldı. Ceylan ödülünü kucaklarken, 'Benim yalnız ve güzel ülkeme ithaf ediyorum' dedi. Ceylan, üçüncü kez Cannes'da ödül alarak bir rekora da imza attı..
2010 - Samandıra'da eğitim uçuşu yapan bir askeri uçak, sokağın ortasına düştü. 3 personel hafif yaralandı.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık