29 Mart 2017 Resmi Gazete son 688 KHK göreve dönen memurlar

Ana Sayfa » KPSS » Koşullanma ilkeleri nelerdir ? Hakkında bilgi

Koşullanma ilkeleri nelerdir ? Hakkında bilgi

KPSS,Eğitim bilgileri ,Koşullanma ilkeleri nelerdir ? Hakkında bilgi

 
28 Eylül 2013 Cumartesi 15:45
Okunma: 1436
Yorum YapYazdır
 
Koşullanma ilkeleri nelerdir ? Hakkında bilgi

Bitişiklik: Koşullanma sürecinde, koşullu ve koşulsuz uyarıcıların verilme zamanının birbirine yakın olması anlamına gelmektedir. En etkili koşullanma, koşullu uyarıcının yarım saniye önce verildiği durumlarda gerçekleşir. Değişik durumlara göre koşullu ve koşulsuz uyarıcı arasındaki sürenin 5-30 saniye arasında değişebileceği belirtilir. Bitişiklik ortadan kalktığında sönme meydana gelir.

Habercilik (Haber vericilik): Koşullu uyarıcının, kendisinden sonra koşulsuz uyarıcının geleceğine ilişkin haber verici nitelikte olması gerekir diye tanımlanır. Koşullanma için zil etin haber vericisi olmalıdır. (Egger ve Miller) – Ruscarla – İleriye koşuıllanma (Olumlu habercilik) – Geriye koşullanma (Olumsuz habercilik)

Pekiştirme: Davranışın olma olasılığını arttıran uyarıcıya denir. Klasik koşullanmada et (Fizyolojik ihtiyaçlar) birincil pekiştireç, koşullu uyarıcı olan zil (Aferin, yıldız, pekiyi) ise ikincil pekiştireçtir Klasik koşullanmada pekiştireç davranışa bağlı değildir. Pekiştireç davranıştan önce verilir.

Sönme: Koşullu uyarıcıdan sonra koşulsuz uyarıcı verilmezse ve bu durum bir süre tekrar edilirse şartlı tepki ortadan kalkar. Yani birincil uyarıcı olan et (aynı zamanda koşulsuz uyarıcı) zilden sonra bir süre verilmezse davranış ortadan kalkar. Ör. Uzun süre dişçiye gitmeyen birinin bu korkusunu unuıtması – Asansörü olmayan bir eve taşınınca asansör korkusunu unutma.

Genelleme: Organizmanın şartlı uyarıcıya (zil) verdiği tepkinin aynısını benzer uyarıcılara da vermesine denir. Verilen şartlı uyarıcıların benzerliği azaldıkça tepkide azalmaktadır. Ör: Köpek tarafından ısırılan çocuğun tüm dört ayaklı hayvanlardan korkması. Her sakallıyı dedesi sanmak

Ayırt Etme: Organizmanın şartlı uyarıcıya (zil) benzer uyarıcıları birbirinden ayırt etmesine denir. Köpeğin farklı tonlardaki zil sesini ayırmayı öğrenmesidir. Ör: Her beyaz önlüklünün doktor olamadığını öğrenme

Dereceli (Üst düzey) Koşullanma: İkinci bir koşullu uyarıcının koşullanma sürecine sokulmasına denir. Zile koşullanmış organizmaya zilden önce bir ışık verilerek, zile verdiği tepkinin aynısını ışığada vermesi sağlanmıştır. Köpek sadece ışığada salya salgılamıştır. Bu çalışma bir adım daha ileri götürülmüş ve üçüncü uyarıcıya koşullanma sağlanmıştır. Ancak köpeğin verdiği tepki üçüncüye doğru azalmıştır. Ör. Uçakta çarpıntı yaşayan birinin uçak gördüğünde, havaalanına gittiğinde de çarpıntı yaşaması. – Öğretmenin kötü tutumu nedeniyle okulu sevmeyen bir öğrencinin milli eğitimin önünden geçerken de öğretmenine küfretmesi.

Gölgeleme: İki koşullu uyarıcı birlikte verildiğinde, koşullanma daha çok dikkati çeken koşullu uyarıcıya karşı meydana gelmekte, diğeri etkisiz kalmaktadır. Bu duruma gölgeleme denir. Ör: Işık ve şiddetli gürültü birlikte koşullu uyarıcı olarak kullanıldığında, koşullanma şiddetli gürültüye karşı meydana gelmiştir. (Ör. Hem deprem hem de yüksekten korkan birinin deprem olunca çatıya kaçması, camdan atlaması vs.)

Karşı Koşullama: Korku yoluyla davranışı öğretmedir diyebiliriz. Zil yerine elektrik şoku verilerek yapılan çalışma örnektir.

Öğrenilmiş Çaresizlik: Klasik koşullanmada organizma pasiftir ve tüm durumlar için çaresizdir. Ne yaparsa yapsın durumu değiştiremeyeceğini öğrenir ve bu olumsuz durumu diğer istenmeyen durumlara geneller. Buna öğrenilmiş çaresizlik denir. Öğrenilmiş çaresizlikte isteksizlik, korku, pasiflik, depresyon ve sonucu kabul etmeye yönelik isteklilik görülür. Ör: Okulda başarısız olan bir öğrenci hayat boyu başarısız olacağını düşünür.

 
28 Eylül 2013 Cumartesi 15:45
Okunma: 1436
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1814 - Napolyon Savaşları: Koalisyon güçleri Paris'e girdi.
1842 - İlk kez bir ameliyatta anestezi uygulandı.
1856 - Kırım Savaşı Paris Antlaşması (1856)'nin imzalanmasıyla bitti.
1858 - Hymen Lipman silgili kurşunkalemin patentini aldı.
1863 - Danimarka Prensi Wilhelm Georg Yunanistan Kralı oldu
1867 - Alaska, ABD Dışişleri Bakanı William H. Seward tarafından Rusya İmparatorluğu'ndan 7.2 milyon dolara satın alındı. Kilometrekaresi 4.19 dolara gelen bu alışveriş üzerine medya bu olayı Seward'ın aptallığı olarak nitelendirdi.
1938 - Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Atatürk'ün hastalığına ilişkin ilk resmî bildiriyi yayımladı.
1945 - II. Dünya Savaşı: SSCB kuvvetleri Avusturya'nın Viyana şehrine girdi.
1951 - Remington Rand şirketi ilk ticari bilgisayar olan UNIVAC I'i ABD Nüfus Sayım Dairesi'ne teslim etti. UNIVAC I'i ENIAC'ı tasarlayan mühendisler geliştirmişti.
1951 - ABD'de, Ethel ve Julius Rosenberg çifti, Sovyetler Birliği hesabına çalıştıkları ve ABD'nin nükleer sırlarını bu ülkeye sattıkları iddiasıyla idama mahkum edildi. İdamlar, 1953 haziranında infaz edildi.
1963 - 22 Mart'ta sağlık nedeniyle tahliye edilen ancak daha sonra ceza erteleme kararı kaldırılan eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar açlık grevine başladı.
1971 - Ezanın yeniden Türkçe okunması için Senato'ya yasa önerisi verildi, teklif kabul edilmedi.
1972 - Mahir Çayan ile dokuz arkadaşı, Tokat'ın Niksar ilçesine bağlı Kızıldere köyünde saklandıkları evde öldürüldü. Üç İngiliz de aynı evde ölü bulundu. Olaydan sadece Ertuğrul Kürkçü sağ olarak kurtuldu.
1981 - ABD Başkanı Ronald Reagan, Vaşington, DC'de bir suikast girişimi sonucu vurularak yaralandı.
1994 - DHKP/C'nin kuruluşu.
1998 - AB, Kıbrıs ile üyelik görüşmelerine başladı.
2005 - Kabahatler Yasa Tasarısı, TBMM'de kabul edildi.
2006 - Marcos Pontes uzaya çıkan ilk Brezilyalı astronot oldu.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık