2016 YÖK üniversite bölümleri formasyon kontenjanları

Ana Sayfa » DERS NOTLARI » Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı

Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı

Edebiyat-Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı örnekli anlatımı

 
17 Kasım 2012 Cumartesi 12:09
Okunma: 2434
Yorum YapYazdır
 
Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı

a) Anlatıcı: Masalı, efsaneyi, hikayeyi, romanı okuyucu/dinleyici durumundaki bizlere anlatan varlıktır. Adı geçen eserlerin iç dünyalarında olup biten her şeyi (olaylar, meseleler, kahramanlar, mekanlar, zamanlar) gören, bilen, duyan, idrak eden; kendine has imkan, tercih, dil ve üslubuyla biz okuyucu/dinleyicilere anlatan varlıktır anlatıcı. Anlatıcının değişim süreci ikiye ayrılır: "Sözlü dönem anlatıcısı" ve "yazılı dönem anlatıcısı".

Destan, masal, menkıbe, efsane, halk hikayesi, mizahi fıkra gibi sözlü dönemin anlatma esasına bağlı edebi türlerinin anlatıcıları, gerçek birer insandılar. Etiyle kemiğiyle, dinleyicilerin karşısına çıkan bu anlatıcılar, somut birer varlıktılar. Ustasından öğrendiği aksesuarları (saz, baston, mendil vb.) jest ve mimik örnekleri, halk hikayesi anlatan aşıklar, hikayeler anlatan meddahlar ve masal anaları.

b) Bakış Açısı: Bakış açısını şöyle tarif edebiliriz: Herhangi bir varlık, olay ve insan karşısında, sahip olduğumuz dünya görüşü, hayat tecrübesi, kültür, yaş, meslek, cinsiyet, ruh hali ve yere göre aldığımız algılama, idrak etme ve yargılama tavrıdır.

Anlatımda Bakış Açıları Şunlardır:

1) Hakim Bakış Açılı Üçüncü Tekil (O) Anlatıcı (İlahi/Tanrısal bakış açısı):

Yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak olan her şeyi bilir, görür ve duyar. Kahramanların gönlü veya kafasından geçenleri okumaya kadar uzanır. Anlatıcı, anlattığı olayların dışında durur, gören durumundadır. Üçüncü tekil şahıs ağzıyla konuşur. Yazarın dilini kullanır ve bu sebeple ona "yazar-anlatıcı" da denilir.

Zaman zaman okuyucu ile diyaloga girmekten, onlarla sohbet etmekten ve onlara yol göstermekten geri durmazlar."Lafa nasıl başlayacağını düşünüyor ve."

2) Kahraman Bakış Açılı Birinci Tekil (Ben) Anlatıcı:

Kahramanlardan birisidir. Bu anlatıcı, aynı zamanda olay örgüsünün bütün yükünü üstlenen asıl kahraman olabileceği gibi, daha da geri planda yer almış kahramanlardan biri de olabilir. Bir insanın sahip olduğu veya olabileceği bilme, görme, duyma, yaşama imkanları ile sınırlıdır.

Her zaman kendi yaşadıkları,bildikleri, duydukları ve hissettiklerini öne çıkarır. Kahraman anlatıcının söz konusu olduğu roman ve hikayeler, çoğunlukla "otobiyografik" karakterlidir.

Kahraman anlatıcı, kendi dil ve üslubunu kullanır ve birinci tekil şahıs ağzıyla konuşur. Okuyucu ile daha sıcak, samimi ve inandırıcı bir diyalog kurmasıyla okuyucuya daha yakındır. Özellikle eserin hatıra defteri, günlük, mektup tarzında kaleme alınması, bu etkiyi daha çok güçlendirir.

"Çok çalışıyorum. Onlardan ziyade kendim için."(Reşat Nuri Güntekin- Çalıkuşu)

Bu sıkıntıların başında "bakış açısı"ndaki sınırlılık gelir. Böyle bir anlatıcıyı tercih etmiş olan bir yazar, eserinin itibari dünyası çok büyük ölçüde tek bir kişinin yaşadıkları, bildikleri, gördükleri, yorumları ile sınırlandırmış olur ki, hakim bakış açılı anlatıcıya göre, bu, çok daha geniş imkanların bir tarafa itilmesi anlamına gelir.

Bir başka sıkıntı, okuyucunun, anlatıcı ile yazar arasında ilişki kurma kolaycılığına zemin hazırlamasıdır. Pek çok okuyucu, hatta eleştirmen, ciddi bir araştırmaya lüzum görmeden eserdeki ben anlatıcı ile yazarı özdeşleştirmeye kalkışır.

3) Gözlemci Bakış Açılı (Ben veya O) Anlatıcı:

İtibarı dünyada olup bitenleri, sadece müşahede etmekle yetinir. İkinci aşamada da gözlemlerini adeta bir tarafsızlığı ile okuyucuya nakleder. Bir "yansıtıcı" konumundadır. Çok daha az bilgilidir. Onun bilme, görme, duyma yetenekleri geçmiş ve geleceğe uzanmadığı gibi, kahramanların ruh hallerine de yetişemez.

Hem üçüncü tekil hem de birinci tekil olabilir. Anlatıcının bakış açısı sınırları ve anlattıkları karşısındaki tutumuna dikkat etmek zorundadır.

4) Çoğulcu Bakış Açısı ve Anlatıcıları:

Anlatıcılardan iki veya daha fazlasının aynı eserde kullanılması tarzıdır. Asıl çoğulcu bakış açısı, tek bir anlatıcının esas olduğu eserde, olay örgüsünde yer alan kahramanlardan birkaçının da bakış açılarına yer verilmesi biçiminde gerçekleştirilir. Bu tür bir tavır, (X) olayının okuyucuya takdimini daha çok inandırıcı hale getirecek ve okuyucuyu tek bir anlatıcının esiri olmaktan kurtaracaktır. Oğuz Atay'ın Bir Bilim Adamının Romanı'nda çoğulcu bakış açısı yöntemi kullanılmıştır.

 
17 Kasım 2012 Cumartesi 12:09
Okunma: 2434
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1752 - ABD'nin ilk hastanesi Pensilvanya'da açıldı.
1808 - Antrasit ilk defa bir yakıt olarak kullanıldı.
1809 - Robert Fulton, buharlı geminin patentini aldı.
1843 - Giuseppe Verdi'nin I Lombardi adlı operasının ilk gösterimi Milano'da yapıldı.
1867 - Sadrazam Mehmed Emin Âli Paşa beşinci ve son kez sadrazam oldu.
1895 - Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı'nda Büyük Britanya adası tarihinin en soğuk gününü yaşadı: 27.2 °C. Bu rekor daha sonra 10 Ocak 1982'de tekrarlandı.
1926 - Siirt milletvekili Mahmut Bey'in (Soydan) kurduğu Milliyet gazetesi yayımlanmaya başladı.
1928 - Kış Olimpiyatları, St. Moritz'de (İsviçre) başladı.
1936 - İstanbul'da kar fırtınası: binalar yıkıldı, 120 kadar tekne battı ve Unkapanı Köprüsü parçalandı.
1939 - Lockheed şirketine ait P-38 tipi bir uçak Kaliforniya'dan New York'a 7 saat 2 dakikada uçtu.
1953 - SSCB, İsrail ile diplomatik ilişkilerini kesti.
1953 - İstanbul Gazeteciler Cemiyeti Gericilikle Savaşım için Ulusal Dayanışma Cephesi kurmayı kararlaştırdı.
1957 - Muhalefet milletvekilleri Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda değişiklik istedi.
1959 - Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla ilgili Zürih Antlaşması, Türkiye ile Yunanistan arasında imzalandı.
1961 - 5 parti kuruldu. Adalet Partisi, Memleketçi Serbest Parti, Çalışma Partisi, Türkiye İşçi ve Çiftçi Partisi ve Cumhuriyetçi Mesleki Islahat Partisi.
1961 - Adalet Partisi, Ragıp Gümüşpala'nın başkanlığında kuruldu.
1964 - Limasol'da (Kıbrıs) Rumlarla Türkler arasında çarpışmalar başladı.
1964 - Tayvan, Fransa ile diplomatik ilişkilerini kesti.
1965 - ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, hava ve deniz kuvvetlerine, Kuzey Vietnam Halk Cumhuriyeti'ndeki askeri hedeflerin bombalanması emrini verdi.
1965 - Yeni Adana gazetesi Dünya Basın Barış Ödülü'nü kazandı.
1969 - Amerikan 6. Filosu'nu protesto gösterileri sürüyor; 1969'da üniversite öğrencileri Beyazıt Kulesi'ne üzerinde Vedat Demircioğlu'nun resmi bulunan bir bayrak çekti. Vedat Demircioğlu, 6. Filo'nun 1968'deki gelişinde öldürülmüştü.
1971 - ABD, Birleşik Krallık, SSCB, ve diğer ülkeler arasında uluslararası sularda nükleer silahların kullanılmaması konusunda antlaşma imzalandı.
1973 - Vietnam Savaşı: ilk Amerikan esirleri serbest bırakıldı.
1978 - Çin Halk Cumhuriyeti, Aristoteles, Shakespeare ve Charles Dickens'in eserlerine uyguladığı sansürü kaldırdı.
1979 - 15 yıllık sürgün hayatından sonra ülkesine 9 gün önce dönen Ayetullah Humeyni yanlıları İran'da yönetimi ele geçirdi. Şah'ın Başbakanı Bahtiyar istifa etti.
1988 - Avusturya halkının yüzde 70'i Cumhurbaşkanı Kurt Waldheim'ın istifa etmesini istemedi. Kurt Waldheim Nazi geçmişine ilişkin sorgulanmıştı.
1990 - Mike Tyson ağır sıklet boks şampiyonu unvanını Buster Douglas'a nakavt olarak kaybetti.
1990 - Güney Afrika'da ırkçı rejime karşı savaşan Afrika Ulusal Kongresi'nin lideri Nelson Mandela 27 yıllık hapis hayatının ardından bugün özgürlüğüne kavuştu.
1994 - HBB'de yayımlanan Yüksek Tansiyon adlı programın yapımcısı Erhan Akyıldız ve Ali Tevfik Berber, 2'şer ay hapis cezasına çarptırıldı.Televizyoncular programda halkı askerlikten soğuttukları iddiasıyla yargılanmışlardı.
1998 - Türkiye'de 12 kentte bulunan 78 kumarhane kapatıldı. Kapatma kararı "Turizm Teşvik Yasası'nda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Yasa" uyarınca alındı.
2000 - Romanya'da bir altın madeninden sızan siyanür, Macaristan sınırından geçen Tisa nehrinde binlerce canlının ölmesine neden oldu.
2006 - Alman arkeologlar, Şanlıurfa'daki Göbekli Tepe Mabedi'nde, insanlığın en eski haber sistemi olarak tanımladıkları ve günümüzde kullanılan yazının ilkel biçimi olan işaretler buldular.
2007 - ÖDP'nin 5. olağan kongresinde genel başkanlığa Ufuk Uras seçildi.
2008 - Almanya'nın Ludwigshafen kentindeki bir apartmanda çıkan yangında ölen dokuz Türk'ün cenazesi Gaziantep'te toprağa verildi.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık