AÖF-Açık Öğretim Fakültesi 2015-2016 kayıt tarihleri

Ana Sayfa » DERS NOTLARI » Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı

Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı

Edebiyat-Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı örnekli anlatımı

 
17 Kasım 2012 Cumartesi 12:09
Okunma: 1814
Yorum YapYazdır
 
Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı

a) Anlatıcı: Masalı, efsaneyi, hikayeyi, romanı okuyucu/dinleyici durumundaki bizlere anlatan varlıktır. Adı geçen eserlerin iç dünyalarında olup biten her şeyi (olaylar, meseleler, kahramanlar, mekanlar, zamanlar) gören, bilen, duyan, idrak eden; kendine has imkan, tercih, dil ve üslubuyla biz okuyucu/dinleyicilere anlatan varlıktır anlatıcı. Anlatıcının değişim süreci ikiye ayrılır: "Sözlü dönem anlatıcısı" ve "yazılı dönem anlatıcısı".

Destan, masal, menkıbe, efsane, halk hikayesi, mizahi fıkra gibi sözlü dönemin anlatma esasına bağlı edebi türlerinin anlatıcıları, gerçek birer insandılar. Etiyle kemiğiyle, dinleyicilerin karşısına çıkan bu anlatıcılar, somut birer varlıktılar. Ustasından öğrendiği aksesuarları (saz, baston, mendil vb.) jest ve mimik örnekleri, halk hikayesi anlatan aşıklar, hikayeler anlatan meddahlar ve masal anaları.

b) Bakış Açısı: Bakış açısını şöyle tarif edebiliriz: Herhangi bir varlık, olay ve insan karşısında, sahip olduğumuz dünya görüşü, hayat tecrübesi, kültür, yaş, meslek, cinsiyet, ruh hali ve yere göre aldığımız algılama, idrak etme ve yargılama tavrıdır.

Anlatımda Bakış Açıları Şunlardır:

1) Hakim Bakış Açılı Üçüncü Tekil (O) Anlatıcı (İlahi/Tanrısal bakış açısı):

Yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak olan her şeyi bilir, görür ve duyar. Kahramanların gönlü veya kafasından geçenleri okumaya kadar uzanır. Anlatıcı, anlattığı olayların dışında durur, gören durumundadır. Üçüncü tekil şahıs ağzıyla konuşur. Yazarın dilini kullanır ve bu sebeple ona "yazar-anlatıcı" da denilir.

Zaman zaman okuyucu ile diyaloga girmekten, onlarla sohbet etmekten ve onlara yol göstermekten geri durmazlar."Lafa nasıl başlayacağını düşünüyor ve."

2) Kahraman Bakış Açılı Birinci Tekil (Ben) Anlatıcı:

Kahramanlardan birisidir. Bu anlatıcı, aynı zamanda olay örgüsünün bütün yükünü üstlenen asıl kahraman olabileceği gibi, daha da geri planda yer almış kahramanlardan biri de olabilir. Bir insanın sahip olduğu veya olabileceği bilme, görme, duyma, yaşama imkanları ile sınırlıdır.

Her zaman kendi yaşadıkları,bildikleri, duydukları ve hissettiklerini öne çıkarır. Kahraman anlatıcının söz konusu olduğu roman ve hikayeler, çoğunlukla "otobiyografik" karakterlidir.

Kahraman anlatıcı, kendi dil ve üslubunu kullanır ve birinci tekil şahıs ağzıyla konuşur. Okuyucu ile daha sıcak, samimi ve inandırıcı bir diyalog kurmasıyla okuyucuya daha yakındır. Özellikle eserin hatıra defteri, günlük, mektup tarzında kaleme alınması, bu etkiyi daha çok güçlendirir.

"Çok çalışıyorum. Onlardan ziyade kendim için."(Reşat Nuri Güntekin- Çalıkuşu)

Bu sıkıntıların başında "bakış açısı"ndaki sınırlılık gelir. Böyle bir anlatıcıyı tercih etmiş olan bir yazar, eserinin itibari dünyası çok büyük ölçüde tek bir kişinin yaşadıkları, bildikleri, gördükleri, yorumları ile sınırlandırmış olur ki, hakim bakış açılı anlatıcıya göre, bu, çok daha geniş imkanların bir tarafa itilmesi anlamına gelir.

Bir başka sıkıntı, okuyucunun, anlatıcı ile yazar arasında ilişki kurma kolaycılığına zemin hazırlamasıdır. Pek çok okuyucu, hatta eleştirmen, ciddi bir araştırmaya lüzum görmeden eserdeki ben anlatıcı ile yazarı özdeşleştirmeye kalkışır.

3) Gözlemci Bakış Açılı (Ben veya O) Anlatıcı:

İtibarı dünyada olup bitenleri, sadece müşahede etmekle yetinir. İkinci aşamada da gözlemlerini adeta bir tarafsızlığı ile okuyucuya nakleder. Bir "yansıtıcı" konumundadır. Çok daha az bilgilidir. Onun bilme, görme, duyma yetenekleri geçmiş ve geleceğe uzanmadığı gibi, kahramanların ruh hallerine de yetişemez.

Hem üçüncü tekil hem de birinci tekil olabilir. Anlatıcının bakış açısı sınırları ve anlattıkları karşısındaki tutumuna dikkat etmek zorundadır.

4) Çoğulcu Bakış Açısı ve Anlatıcıları:

Anlatıcılardan iki veya daha fazlasının aynı eserde kullanılması tarzıdır. Asıl çoğulcu bakış açısı, tek bir anlatıcının esas olduğu eserde, olay örgüsünde yer alan kahramanlardan birkaçının da bakış açılarına yer verilmesi biçiminde gerçekleştirilir. Bu tür bir tavır, (X) olayının okuyucuya takdimini daha çok inandırıcı hale getirecek ve okuyucuyu tek bir anlatıcının esiri olmaktan kurtaracaktır. Oğuz Atay'ın Bir Bilim Adamının Romanı'nda çoğulcu bakış açısı yöntemi kullanılmıştır.

 
17 Kasım 2012 Cumartesi 12:09
Okunma: 1814
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1521 - Osmanlı ordusu, Belgrad'ı feth etti.
1789 - William Herschel, Satürn'ün yeni ay'ını keşfetti.
1898 - Caleb Bradham, ürettiği karbonatlı içeceğin adını "Pepsi-Cola" olarak değiştirdi.
1907 - UPS, James E. Casey tarafından Seattle, Washington'da kuruldu.
1916 - Almanya, Romanya'ya savaş ilan etti.
1916 - İtalya, Almanya'ya savaş ilan etti.
1918 - Bingöl, Solhan kurtuluşu.
1924 - Gürcistan'da muhalefet SSCB'ye karşı isyan başlattı.
1934 - Üsküdar-Kadıköy tramvay hattının ilk denemesi yapıldı.
1952 - Et ve Balık Kurumu Genel Müdürlüğü kuruldu.
1954 - Cumhurbaşkanı Celâl Bayar, Savarona yatı ile Yugoslavya'ya gitti.
1963 - Washington, D.C.'de 200.000 kişinin katıldığı insan hakları yürüyüşünde Martin Luther King, Jr., ünlü I have a dream konuşmasını yaptı.
1964 - Ankara'da 20 bin genç ABD Büyükelçiliği'ne yürüdü, Yunanistan Büyükelçiliği taşlandı.
1974 - Keban Barajı ve Hidroelektrik Santralinde elektrik üretilmeye başlandı.
1979 - Nesrin Olgun, Manş Denizi'ni yüzerek geçen ilk Türk kızı oldu.
1987 - Yapımı 20 yılda tamamlanan Kocatepe Camii, Başbakan Turgut Özal tarafından açıldı.
1988 - Almanya'daki havacılık gösterileri sırasında, İtalya Hava Kuvvetleri gösteri takımının üç uçağı havada çarpışarak seyircilerin üzerine düştü; 75 kişi öldü, 346 kişi yaralandı.
1990 - Irak, Kuveyt'i yeni bölgesi ilan etti.
1990 - Illinois'te kasırga: 28 kişi öldü.
1991 - Ukrayna, SSCB'den bağımsızlığını ilan etti.
1991 - Mikhail Gorbachev, Sovyet Komünist Partisi sekreterliğinden istifa etti.
1995 - Markale Katliamı: 37 kişi öldü, 90 kişi de yaralandı. Bu olay, NATO askeri müdahalesi için bahane oldu.
1996 - Prens Charles ile Prenses Diana boşandılar.
1999 - 23 Nisan 1999'dan önce işlenmiş suçları kapsayan af yasa tasarısı, TBMM'de kabul edildi.
2001 - Üzeyir Garih'in öldürülmesiyle ilgili aranan İstanbul Hasdal Mekanize Alay Komutanlığı'nda askerliğini yapan er Yener Yermez firar etti.
2003 - Turquality Projesinin hukuki alt yapısını oluşturulmak üzere Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu'nun 2003/3 sayılı "Türk Ürünlerinin Yurt Dışında Markalaşması ve Türk Malı İmajının Oluşturulmasına ilişkin Tebliğ"i yürürlüğe girmiştir.
2006 - PKK bağlantılı bir örgütün üstlendiği uzaktan kumandalı bombalı saldırı sonucu, Antalya'da İlter Avşar (18), İmran Arık (20) ve Baki Baykurt adlı kişiler yaşamını yitirdi.
2007 - Adalet ve Kalkınma Partisi Kayseri milletvekili ve 59. Cumhuriyet Hükümetinin dışişleri bakanı olan Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığı seçiminin 3. turunda 339 oy alarak Türkiye Cumhuriyetinin 11. cumhurbaşkanı seçildi.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık