2015 Ziraat Bankası personel alım sınav ilanı

Ana Sayfa » DERS NOTLARI » Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı

Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı

Edebiyat-Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı örnekli anlatımı

 
17 Kasım 2012 Cumartesi 12:09
Okunma: 1615
Yorum YapYazdır
 
Anlatmaya bağlı metinlerde anlatıcının bakış açısı konu anlatımı

a) Anlatıcı: Masalı, efsaneyi, hikayeyi, romanı okuyucu/dinleyici durumundaki bizlere anlatan varlıktır. Adı geçen eserlerin iç dünyalarında olup biten her şeyi (olaylar, meseleler, kahramanlar, mekanlar, zamanlar) gören, bilen, duyan, idrak eden; kendine has imkan, tercih, dil ve üslubuyla biz okuyucu/dinleyicilere anlatan varlıktır anlatıcı. Anlatıcının değişim süreci ikiye ayrılır: "Sözlü dönem anlatıcısı" ve "yazılı dönem anlatıcısı".

Destan, masal, menkıbe, efsane, halk hikayesi, mizahi fıkra gibi sözlü dönemin anlatma esasına bağlı edebi türlerinin anlatıcıları, gerçek birer insandılar. Etiyle kemiğiyle, dinleyicilerin karşısına çıkan bu anlatıcılar, somut birer varlıktılar. Ustasından öğrendiği aksesuarları (saz, baston, mendil vb.) jest ve mimik örnekleri, halk hikayesi anlatan aşıklar, hikayeler anlatan meddahlar ve masal anaları.

b) Bakış Açısı: Bakış açısını şöyle tarif edebiliriz: Herhangi bir varlık, olay ve insan karşısında, sahip olduğumuz dünya görüşü, hayat tecrübesi, kültür, yaş, meslek, cinsiyet, ruh hali ve yere göre aldığımız algılama, idrak etme ve yargılama tavrıdır.

Anlatımda Bakış Açıları Şunlardır:

1) Hakim Bakış Açılı Üçüncü Tekil (O) Anlatıcı (İlahi/Tanrısal bakış açısı):

Yaşanmış, yaşanan ve yaşanacak olan her şeyi bilir, görür ve duyar. Kahramanların gönlü veya kafasından geçenleri okumaya kadar uzanır. Anlatıcı, anlattığı olayların dışında durur, gören durumundadır. Üçüncü tekil şahıs ağzıyla konuşur. Yazarın dilini kullanır ve bu sebeple ona "yazar-anlatıcı" da denilir.

Zaman zaman okuyucu ile diyaloga girmekten, onlarla sohbet etmekten ve onlara yol göstermekten geri durmazlar."Lafa nasıl başlayacağını düşünüyor ve."

2) Kahraman Bakış Açılı Birinci Tekil (Ben) Anlatıcı:

Kahramanlardan birisidir. Bu anlatıcı, aynı zamanda olay örgüsünün bütün yükünü üstlenen asıl kahraman olabileceği gibi, daha da geri planda yer almış kahramanlardan biri de olabilir. Bir insanın sahip olduğu veya olabileceği bilme, görme, duyma, yaşama imkanları ile sınırlıdır.

Her zaman kendi yaşadıkları,bildikleri, duydukları ve hissettiklerini öne çıkarır. Kahraman anlatıcının söz konusu olduğu roman ve hikayeler, çoğunlukla "otobiyografik" karakterlidir.

Kahraman anlatıcı, kendi dil ve üslubunu kullanır ve birinci tekil şahıs ağzıyla konuşur. Okuyucu ile daha sıcak, samimi ve inandırıcı bir diyalog kurmasıyla okuyucuya daha yakındır. Özellikle eserin hatıra defteri, günlük, mektup tarzında kaleme alınması, bu etkiyi daha çok güçlendirir.

"Çok çalışıyorum. Onlardan ziyade kendim için."(Reşat Nuri Güntekin- Çalıkuşu)

Bu sıkıntıların başında "bakış açısı"ndaki sınırlılık gelir. Böyle bir anlatıcıyı tercih etmiş olan bir yazar, eserinin itibari dünyası çok büyük ölçüde tek bir kişinin yaşadıkları, bildikleri, gördükleri, yorumları ile sınırlandırmış olur ki, hakim bakış açılı anlatıcıya göre, bu, çok daha geniş imkanların bir tarafa itilmesi anlamına gelir.

Bir başka sıkıntı, okuyucunun, anlatıcı ile yazar arasında ilişki kurma kolaycılığına zemin hazırlamasıdır. Pek çok okuyucu, hatta eleştirmen, ciddi bir araştırmaya lüzum görmeden eserdeki ben anlatıcı ile yazarı özdeşleştirmeye kalkışır.

3) Gözlemci Bakış Açılı (Ben veya O) Anlatıcı:

İtibarı dünyada olup bitenleri, sadece müşahede etmekle yetinir. İkinci aşamada da gözlemlerini adeta bir tarafsızlığı ile okuyucuya nakleder. Bir "yansıtıcı" konumundadır. Çok daha az bilgilidir. Onun bilme, görme, duyma yetenekleri geçmiş ve geleceğe uzanmadığı gibi, kahramanların ruh hallerine de yetişemez.

Hem üçüncü tekil hem de birinci tekil olabilir. Anlatıcının bakış açısı sınırları ve anlattıkları karşısındaki tutumuna dikkat etmek zorundadır.

4) Çoğulcu Bakış Açısı ve Anlatıcıları:

Anlatıcılardan iki veya daha fazlasının aynı eserde kullanılması tarzıdır. Asıl çoğulcu bakış açısı, tek bir anlatıcının esas olduğu eserde, olay örgüsünde yer alan kahramanlardan birkaçının da bakış açılarına yer verilmesi biçiminde gerçekleştirilir. Bu tür bir tavır, (X) olayının okuyucuya takdimini daha çok inandırıcı hale getirecek ve okuyucuyu tek bir anlatıcının esiri olmaktan kurtaracaktır. Oğuz Atay'ın Bir Bilim Adamının Romanı'nda çoğulcu bakış açısı yöntemi kullanılmıştır.

 
17 Kasım 2012 Cumartesi 12:09
Okunma: 1615
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Gazete Manşetleri
 
Anket
7 Haziran Milletvekili Seçiminde Hangi Partiye Oy Vereceksiniz ?
Ak Parti
BDP
CHP
MHP
SP-BBP
Vatan Partisi
Diğer
Kararsızım
 
Tarihte Bugün
1260 - Kubilay Han, Moğol imparatoru oldu.
1762 - Rusya ve Prusya, aralarındaki Yedi Yıl Savaşı'nı sona erdiren St. Petersburg antlaşması imzaladılar.
1809 - İsviçre'nin Aargau kantonu Yahudileri vatandaşlık haklarından mahrum etti.
1821 - Fransa İmparatoru Napolyon Bonapart, ikinci sürgün yeri olan Güney Atlantik Okyanusu'ndaki Saint Helena Adası'nda öldü.
1835 - Kıta Avrupası'nın ilk demiryolu hattı Belçika'da açıldı.(Avrupa'nın ilki ise İngiltere'deydi)
1865 - ABD'deki ilk tren soygunu Cincinnati (Ohio) yakınlarında gerçekleşti.
1891 - New York'taki Carnegie Hall konser salonu, Pyotr İlyiç Çaykovski'nin misafir kondüktörlüğünde ilk açılışını yaptı.
1907 - Fenerbahçe Spor Kulübü kuruldu.
1916 - Amerikan Deniz Piyadeleri Dominik Cumhuriyeti'ni işgal etti.
1920 - Sacco ve Vanzetti (Nicola Sacco ve Bartolomeo Vanzetti) soygun ve cinayet suçlamalarıyla tutuklandı. Amerikan adalet sisteminin ayıbı olarak tarihe geçen davalarından sonra 1927'de idam edileceklerdir.
1921 - Paris'li ünlü modacı Coco Chanel, Dünyanın en ünlü parfümlerinden biri olan Chanel No. 5'i piyasaya verdi.
1925 - Atatürk Orman Çiftliği'nin kuruluş çalışmalarına başlandı.
1925 - Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal'e suikast girişimi gerekçesiyle ölüm cezasına çarptırılan Manok Manukyan idam edildi.
1936 - İtalyan birlikleri Addis Ababa'yı (Etiyopya) işgal etti.
1947 - Belçika, İngiltere, Danimarka, Fransa, Hollanda, İrlanda, İsveç, İtalya, Lüksemburg, Norveç; bir araya gelerek Avrupa Konseyi'ni kurdu. Türkiye, Avrupa Konseyi'ne Ağustos 1949'da katıldı.
1952 - Kibrit tekeli kalktı.
1954 - Paraguay'da askeri darbe gerçekleşti.
1955 - Batı Almanya tam egemenlik hakkına kavuştu.
1955 - Türk Kadınlar Birliği'nin girişimiyle her yıl mayıs ayının ikinci pazar gününün Anneler Günü olarak kutlanmasına karar verildi. TKB, Nene Hatun'u yılın annesi seçti. Anneler Günü'ne ilişkin ilk resmi öneri, 1872'de ABD'li Julia Howe'dan geldi.
1960 - Ankara'da öğrenciler 555K (beşinci ayın beşinde saat 17.00'de, Kızılay'da) koduyla bir gösteri yaptı.
1960 - Sovyetler Birliği, bir süredir kayıp olan ABD'ye ait casus uçağı U-2'yi düşürdüğünü açıkladı.
1961 - Alan Shepard, ABD'nin uzaya gönderdiği ilk insan oldu.
1968 - Fransa'da, Vietnam Savaşı nedeniyle ABD karşıtı gösterilerde altı öğrencinin tutuklanması üzerine Daniel Cohn-Bendit liderliğinde 30 bin öğrenci barikatlar kurarak Paris'te ayaklandı; Sorbonne Üniversitesi kapatıldı.
1980 - Konstantin Karamanlis, Yunanistan devlet başkanı seçildi.
1981 - IRA militanı Bobby Sands açlık grevinin sonunda İngiltere'de hapishanede öldü. Sands aynı zamanda Birleşik Krallık Parlamento'sunun da bir üyesiydi.
1990 - İlk özel televizyon kanalı olan Magic Box şirketinin Star 1 televizyonu programlı yayına başladı.
1994 - Naim Süleymanoğlu, Çek Cumhuriyeti'nde yapılan Avrupa Halter Şampiyonası'nda 64 kiloda dünya rekoru kırarak üç altın madalya aldı.
2000 - Anayasa Mahkemesi başkanı Ahmet Necdet Sezer,TBMM'de yapılan oylamaların 3. turu sonunda,oylamaya katılan 517 milletvekilinden 330'unun oyunu alarak Türkiye Cumhuriyeti'nin 10. cumhurbaşkanı seçildi.
2005 - İngiltere'de yapılan genel seçimleri, Tony Blair'in başında olduğu İşçi Partisi üçüncü kez kazandı.
2007 - Kamerun'un Doulala kentinden, Kenya'nın başkenti Nairobi'ye gitmek üzere havalanan Kenya havayollarına ait Boeing 737-800 tipi yolcu uçağı düştü: 115 kişi öldü.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık