LGS Meb deneme sınavları

Ana Sayfa » ÇALIŞMA DÜNYASI » Boş Kağıda Atılan ‘Alacak’ İmzaları Geçersiz!

Boş Kağıda Atılan ‘Alacak’ İmzaları Geçersiz!

Çalışanlar dikkat: İstifa ederken çoğu işverenin boş kağıda imzalattığı ‘tüm alacaklarımı aldım’ ibranamelerin çoğu geçerli değil.

 
10 Nisan 2018 Salı 10:14 
Yorum YapYazdır
 
Boş Kağıda Atılan ‘Alacak’ İmzaları Geçersiz!
Çalışanlar dikkat: İstifa ederken çoğu işverenin boş kağıda imzalattığı ‘tüm alacaklarımı aldım’ ibranamelerin çoğu geçerli değil. Geçerliliği için en az 1 ay sonra imzalanması ve ödeme tutarının net olarak yazılması şart.

İşverenler işçileri çıkarırken ya da işçi kendi rızasıyla istifa ederken boş kağıda ‘bütün alacaklarımı aldım’ ifadesini yazarak imza atmasını talep ediyor. Işçiler de boş kağıda imza atmak istemiyor ve bu nedenle tedirgin oluyor. Ancak işvereniyle kötü duruma düşmemek ve hak ettiği alacaklarını zora sokmamak için çoğu kez işçiler istemeseler de bu tip ifadelerin altına imza atmak durumunda kalıyor...

EN AZ 1 AY GEÇMELİ

Fakat aslında bu şekilde imzalatılan ibranamelerin pek çoğu hukuken geçerli değil. İşverenler çoğu kez bunu işçilerin yalnızca gözünü korkutmak için imzalatıyor. İbraname, İş Kanunu’nda değil Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş bir sözleşme biçimidir. Bu sözleşmenin de geçerli olabilmesi için bazı şartların varlığı söz konusudur. İlk olarak yazılı olmayan ibranameler geçerli değildir. Yani işçinin sözel olarak ‘bütün alacaklarımı aldım’ demesi işverenin işçisine hak ettiği bütün tazminatları ödediği anlamına gelmez. İbranamenin kesinlikle yazılı olması gerekir ve işçi tarafından imzalanması şarttır. Diğer yandan söz konusu ibranamenin geçerli olarak kabul edilmesi için iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten en az bir ay sonra imzalanması gerekmektedir. Bu nedenle işverenlerin istifa ederken işçilere imzalattırdıkları ibranameler ve boş kağıtlar geçerli değildir. İbranamenin imzalandığı tarihle istifa tarihi veya iş sözleşmesinin fesih tarihi arasında en az bir ay bulunması gerekmektedir.

MİKTAR BELİRTİLMELİ

Ayrıca ibranamede ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça ifade edilmesi gerekmektedir. Örnek vermek gerekirse, kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde iş sözleşmesi sonlanmış bir işçiye ibraname imzalatılırken kıdem tazminatı karşılığı olarak ne kadar ödendiği, kullandırılmamış yıllık izinlerin karşılığı olarak ne kadar ödendiği açıkça yazılmalıdır.

'ALACAKLARIMI ALDIM'

Bu nedenle çalışanın imzaladığı ‘bütün alacaklarımı aldım’ şeklindeki ibranameler geçerli değildir. İşçiye kıdem tazminatı olarak ne kadar, ihbar tazminatı olarak ne kadar ödendiği ibranameye açıkça yazılmalıdır. Aksi takdirde ibraname geçerli olmayacaktır.

Asla elden ödeme almayın

İbranamelerin geçerli olabilmesi için bir diğer şart ise ibraya konu alacağa ilişkin ödemenin banka aracılığıyla yapılmasıdır. İşçiye elden para verilmesi halinde işveren sıkıntıya düşebilecektir. Diğer yandan işçi de elden para alırsa işverenle uzlaşamayabilir. Bu nedenle işçinin IBAN numarasına para aktarılması ve açıklama bölümüne de ibraname konusu alacağa ilişkin ifade eklenmesi gerekmektedir.

Fark için dava açılabilir

Hukuken geçerli bir ibranameyi imzalamış bir işçi de, ibranamedeki miktar konusunda bir farklılık olduğu iddiasıyla mahkemeye başvurabilir. Örneğin kıdem tazminatı olarak 6 bin 798 TL ödenmiş bir işçi, 8 bin TL olması gerektiğini düşünüyorsa aradaki farka ilişkin dava açabilir. Bu kez işveren ibranameyle kıdem tazminatı alacağı olarak aradaki farka ilişkin bir dava söz konusu olacaktır.

İbraname mahkemeden döner

Çalışanlar bahsettiğimiz özellikleri taşımayan ibranamelere imza attıklarında bu ibraname geçersiz olduğu için işverene yönelik dava açabilir. Örneğin ‘bütün alacaklarımı aldım’ şeklinde hukuken geçersiz bir ibranameye imza atmış bir işçi işverene hak ettiği kıdem tazminatının ödenmediği yönünde dava açabilir. Bu durumda işveren işçisine bu ödemeyi yaptığını ispat etmek durumundadır. Bu nedenle imzalanacak ibranameye ilişkin hukuki geçerlilik koşullarının hem işverenler, hem de işçiler tarafından iyi bilinmesi gerekmektedir

Okan Güray Bülbül

Kaynak : Akşam

 
10 Nisan 2018 Salı 10:14 
Yorum YapYazdır
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1774 - Kazak isyanı önderi Pugaçev idam edildi.
1817 - Mississippi, A.B.D. nin 20. eyaleti olarak birliğe katıldı.
1863 - Londra metrosu açıldı.
1898 - İspanyol-Amerikan savaşı sonrası Küba İspanya'dan bağımsızlığını kazandı.
1901 - İlk Nobel ödülleri verildi.
1902 - Mısır'da Nil nehri üzerinde inşa edilen Aswan Barajı hizmete girdi.
1906 - Theodore Roosevelt, Rus-Japon Savaşının sona ermesinde oynadığı arabuluculuk rolünden dolayı, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk Amerikalı oldu.
1923 - İrlandalı şair William Butler Yeats Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1927 - Fransız filozof Henri Bergson Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1929 - Alman yazar Thomas Mann Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1941 - Malaya açıklarında Prince of Wales ve Repulse olmak üzere Kraliyet Donanmasına ait iki zırhlı Japon İmparatorluk Deniz Kuvvetleri'ne bağlı torpido bombardıman uçakları tarafından batırıldı.
1948 - Birleşmiş Milletler Meclisi, İnsan Hakları Bildirgesini kabul etti. Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ne kabul oyu verdi.
1956 - Macaristan'da çatışmalar başladı, sıkıyönetim ilan edildi.
1964 - Martin Luther King Nobel barış Ödülü'nü aldı.
1970 - Rus yazar Aleksandr Soljenitsin Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1971 - Aralarında Türkiye İşçi Partisi Genel Sekreteri Tarık Ziya Ekinci'nin de bulunduğu 26 sanıklı Devrimci Doğu Kültür Ocakları davasına Diyarbakır'da başlandı.
1975 - Rus bilim insanı Andrey Saharov Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - Uluslararası Af Örgütü Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1977 - İstanbul Toptaşı Cezaevi'nden 9 siyasi tutuklu kaçtı.
1978 - Enver Sedat ve Menahem Begin Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1979 - Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Gürer Aykal görevinden alınmıştı. 10 Aralık günü bu göreve İsmet Kurt'un atanması üzerine Devlet Opera ve Balesi çalışanları Carmina Burana'nın sahnelenmesine katılmama kararı aldı. Kurt iki gün sonra istifa etti.
1979 - Rahibe Teresa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1982 - Günaydın gazetesi yayın hayatına başladı.
1983 - Arjantin'de askeri rejim sona erdi; Arjantin'in 8 yıldan sonra ilk sivil başkanı Raul Alfonsin oldu.
1983 - Polonyalı Dayanışma Sendikası lideri Lech Walesa Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1984 - Güney Afrika'lı Piskopos Desmond Tutu Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
1987 - Sedat Simavi Basın Ödülü Uğur Mumcu'ya verildi.
1987 - İnsan Hakları Derneği "Genel Af ve Ölüm Cezalarının Kaldırılması" talepli 130 bin imzalı dilekçeyi Meclis Genel Sekreterliği'ne sundu.
1988 - Türkiye'de ilk karaciğer nakli ameliyatı yapıldı. Ameliyatı, Ankara Hacettepe Üniversitesi'nden Prof.Dr. Mehmet Haberal gerçekleştirdi.
1988 - Cumhurbaşkanı Kenan Evren'in veto ettiği öğrenci affı yasası Meclis'te tekrar kabul edildi. Yasa, üniversitelerde türbana izin veriyordu.
1988 - Mısırlı Necip Mahfuz Nobel Edebiyat Ödülü'nü aldı.
1989 - Aliağa'da çevre şenliği yapıldı.
1993 - Güvenlik kuvvetleri Özgür Gündem gazetesinin İstanbul Kadırga'daki merkezini bastı ve tüm çalışanları gözaltına aldı.
1994 - Yaser Arafat, Shimon Perez ve Yitzhak Rabin Nobel Barış Ödülü'nü aldılar.
1994 - TBMM TV ( Meclis Tv) kuruldu.
2002 - Stanford Üniversitesi insan embriyosu klonlayacağını açıkladı.
2002 - Eski Amerikan Başkanı Jimmy Carter, 1970 lerde Orta Doğu'da sürdürdüğü diplomatik arabuluculuklarından dolayı Nobel Barış Ödülü'nü aldı.
2002 - Kuzey Kore`den gelen Scud füzeleri taşıyan bir gemi Umman denizinde İspanyol donanması tarafından durduruldu.
2002 - Bangladeş gözaltına aldığı iki Avrupalı gazeteciyi serbest bıraktı.
2003 - İranlı Shirin Ebadi, Nobel Barış Ödülü'nü alan ilk müslüman kadın oldu.
2005 - 10 Aralık Hareketi ilk toplantısını İstanbul Dedeman Oteli'nde gerçekleştirdi.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık