Halkbank KPSS şartsız personel alım son dakika başvuru şartları koşulları nedir? Halkbank Personel Alım İlanı

Ana Sayfa » BİLGİ ODASI » 2014 Kurban Bayramı tarihi,tatil ne zaman kaç gün ?

2014 Kurban Bayramı tarihi,tatil ne zaman kaç gün ?

2014 Kurban Bayramı tarihi,tatil ne zaman kaç gün ?

 
18 Eylül 2014 Perşembe 19:34
Okunma: 3364
Yorum YapYazdır
 
2014 Kurban Bayramı tarihi,tatil ne zaman kaç gün ?
Kurban Bayramı tarihi hakkında bilgi


Siz de biliyorsunuz ki her yıl Kurban Bayramını heyecan ve mutluluk içinde kutluyoruz. Durumu olanlar Allah Rızası için kurban kesip (inşallah) günahlarından temizleniyorlar, etlerini fakirlere dağıtıp, aile ve misafirlerine ikram ediyorlar.

Bazı kardeşlerimiz var ki bir sene boyunca evlerine et getiremiyor ancak bayramdan bayrama et götürebiliyor, çocuklarına sadece bayramda et yedirebiliyorlar. Muhakkak kurbanı kesen de bunun ecrini yüce Mevlamızdan alacaktır.

Hiç düşündünüz mü acaba ilk kurban nasıl kesildi? Sonra bize kadar nasıl geldi ve bu kurban bayramı nasıl oldu?

Hazreti İbrahim yaşlanmış olduğu halde Allah’a dua ediyor ve “yarabbi… Ne olur bana bir erkek evladı ver “ diyordu ya… Bir gün de duasında; “Allahım… Bana bir evlat verirsen onu senin için kurban edeyim” diye adakta (söz verdi) bulundu.

Sonra bildiğiniz gibi Hacer annemizle evlendi ve ondan İsmail adında nur topu bir erkek evladı oldu.

İsmail yedi yaşına basınca Hazreti İbrahim, üç gün üst üste rüyasında; “Ey İbrahim. Adağını yerine getir ve İsmail’i kurban et” diye bir ses duydu.


2014 KURBAN BAYRAMI TATİLİ

KURBAN BAYRAMI AREFESi 1/2 GÜN 03 EKİM CUMA
KURBAN BAYRAMI 1. GÜN 04 EKİM CUMARTESİ
KURBAN BAYRAMI 2. GÜN 05 EKİM PAZAR
KURBAN BAYRAMI 3. GÜN 06 EKİM PAZARTESİ
KURBAN BAYRAMI 4. GÜN 07 EKİM SALI



ADAK YERİNE GETİRİLİYOR

Hz. İbrahim yaşadığı yerden Hacer annemizin ve küçük İsmail’in yaşadığı yere yani Mekke’ye gelerek, İsmail’i odun toplamak için yanına aldı ve birlikte ıssız bir yere gittiler.

Yolda şeytan onlara insan şeklinde görünerek önce İbrahim (a.s) kandırarak onu bu işten vaz geçirmeye çalıştı. O, “Bu Allah’ın bir emridir ve ben de vaz geçmem” diyerek yerden aldığı bir taşı şeytana attı.

Sonra şeytan İsmail’e “Baban seni kesecek…” diyerek onu da kandırmaya kalkıştı. O da “Eğer babama Allah emrettiyse onun bunu yapmasına ben karşı gelmem” diyerek o da yerden bir taş alarak onu şeytana attı.

Onları kandıramayan şeytan bu sefer Hacer annemize giderek onu annelik şefkatinden (sevgisinden) yakalamak istedi ve “İbrahim, İsmail’i kesmeye götürüyor. Onu engellemeyecek misin?” diye sordu. O da “Eğer bunu İbrahim’e Allah emrettiyse ben ona engel olmam” dedi ve yerden bir taş alarak onu şeytana attı.

Sevgili çocuklar,

Hacca giden büyükleriniz hac hatıralarını anlatırken “şeytan taşladık” derler. Orada taş veya betondan yapılmış üç sütun (direk) vardır, şeytan niyetine ona taş atarlar. Ama Hz. İbrahim’in, Hz. İsmail’in ve Hacer annemizin şeytanla olan uğraşlarını hatırlayarak.

İSMAİL’İ KESMEYEN BIÇAK

İbrahim oğlu İsmail’e, buraya niçin getirildiğini anlatarak, bu emrin kendisine Allah tarafından verildiğini söyledi. İsmail de; “Babacığım. Sana emr olanı sen yerine getir. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın” dedi.

İsmail’in elleri bağlandı, yüzün koyu yatırıldı ve bıçak boğazına sürüldü.

Ama o da ne! Bıçak İsmail’i kesmiyordu.

Hazreti İbrahim bıçağı masatladı (biledi) ve tekrar İsmail’in boğazına çaldı. Ama bıçak bu sefer yine kesmedi.

İbrahim elindeki bıçağı yanında ki bir taşa çaldı. Taş ikiye bölündü.

Taşı ikiye bölen bıçak İsmail’i bir türlü kesmiyordu.

Hz. İbrahim üçüncü kere İsmail’i kesmeyi denedi. Ama olmuyor, bıçak İsmail’i kesmiyordu.

Bu esnada Yüce Allah İbrahim (a.s) seslenerek;

“Ey İbrahim. Sen rüyana sadakat gösterdin. Ben de sana oğlun İsmail yerine meleğim Cebrail ile boğazlayabileceğin bir kurbanlık (koyun) veriyorum, onu boğazla” buyurdu.

İbrahim, İsmail’e; “Kalk yavrucuğum. Allah senin yerine bir fidye (karşılık) gönderdi” dedi ve İsmail’i yerden kaldırdı.

Hz. İbrahim, Hz. İsmail ve Hacer annemizin yaşadıkları bu çetin (zor) sınavın sonunda bu mübarek insanlar bir kurbanlık koçla ödüllendirilince, İbrahim ve İsmail birlikte bizim kurban keserken getirdiğimiz tekbiri getirdiler;

“Allahü ekber, Allahü ekber. (Allah en büyüktür, Allah en büyüktür)

La ilahe ilallahu, vallahü ekber. (Allahtan başka ilah yoktur, Allah en büyüktür)

Allahü ekber velillahil hamd”(Allah en büyüktür ve hamd sadece Allah’adır)

İşte sevgili çocuklar,

Kurban bayramı olarak kutladığımız gün ta o günlerden bize kadar gelen ve İsmail (a.s) yerine kurbanlık koç kestiğimiz günün anlamı budur.

Kurbanın bizdeki manası; “Allahım, bizler de senin emirlerin karşısında bu kutlu insanlar gibi dim dik ayakta duracağız” diye söz vermektir.

KAYNAK:http://www.yusufbahar.org/islam/islami-makaleler/68-kurban-nasil-bayram-oldu

 
18 Eylül 2014 Perşembe 19:34
Okunma: 3364
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1827 - Navarin Baskını. İngiliz, Fransız, Rus birleşik filosu, Yunanistan açıklarında Navarin'de Osmanlı donanmasını tahrip etti.
1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
1921 - Fransızlar'ın Anadolu'dan çekilmesi. TBMM ile Fransa hükümeti arasında Ankara Anlaşması imzalandı. Fransa adına Franklin Bouillon'un sürdürdüğü görüşmeler sonrasında, Fransa işgal ettiği Anadolu topraklarından çekildi.
1927 - Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı'nı anlattığı 15 20 Ekim 1927 tarihlerinde Cumhuriyet Halk Partisi 2. Kongresinde otuz altı buçuk saat süren tarihi konuşması
1935 - Milliyetçi hükümete karşı Mao Zedung'un başlattığı ve bir yıl süren 6.000 millik Uzun Yürüyüş sona erdi. Mao önderliğindeki Birinci Öncü Ordu Yenan'a girdi.
1940 - Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 17.820.950.
1941 - II. Dünya Savaşı: Alman işgalindeki Sırbistan'da binlerce sivil öldürüldü: Kragujevac katliamı.
1942 - Ekmek karneleri dağıtılmaya başladı.
1944 - Sovyet Kızıl Ordu Belgrad'a girdi. Aynı gün Gestapo, Alman anti-faşist ve sosyal demokrat Julius Leber'i kurşuna dizdi.
1945 - Mısır, Suriye, Irak ve Lübnan, Filistin topraklarında devlet kurmak isteyen yahudilere karşı Arap Cemiyeti'ni kurdu.
1949 - Minik Vali olarak tanınan Ordinaryüs Prof. Dr. Fahrettin Kerim Gökay, İstanbul Valiliği ve Belediye Başkanlığı görevine başladı.
1954 - Britanya'da 51 bin liman işçisi greve gitti. Britanya'nın deniz ticareti yarı yarıya durdu.
1954 - Dünya Bankası genel sekreteri Türkiye'ye geldi. Genel sekreter "Türkiye ekonomik geleceği çok parlak bir ülkedir" dedi.
1959 - III. Akdeniz Oyunları Beyrut'ta düzenlendi. Türk grekoromen milli takımı şampiyon oldu. Türkiye 4 altın, 2 gümüş, 1 bronz madalya aldı.
1968 - Meksiko Olimpiyatları'nda serbest güreşte 78 kiloda Mahmut Atalay ve 97 kiloda Ahmet Ayık altın madalya kazandılar.
1968 - ABD'nin öldürülen başkanlarından John F. Kennedy'nin eşi Jacqueline Kennedy Yunanlı armatör Aristotle Onassis ile evlendi.
1978 - İTÜ Elektrik Fakültesi dekanı Ord.Prof. Bedri Karafakioğlu İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1980 - Yunanistan, NATO askeri kanadına yeniden girdi.
1982 - Bir gün önce anayasa metnini açıklayan MGK, devlet başkanı Kenan Evren'in anayasayla ilgili konuşmalarını eleştirmeyi yasakladı.
1984 - Bilkent Üniversitesi kuruldu.
1985 - 12. Nüfus sayımı. Türkiye'nin nüfusu: 50.664.458. İstanbul'un nüfusu: 5.475.982
1992 - Bingöl'ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran PKK militanları 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.
2002 - Sırbistan ile birlikte Yugoslavya'yı oluşturan Karadağ'da yapılan genel seçimlerde, devlet başkanı Milo Cukanoviç'in bağımsızlık yanlısı partisi meclis çoğunluğunu elde etti.
2008 - Ergenekon davası'nın ilk duruşması Silivri Cezaevi içindeki Adliye'de görülmeye başlandı.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık