egitimhane,eğitimhane.com,meb,ders kitabı cevapları,yılık planlar,der,takdir hesaplama,teşekkür
Son Dakika
2014-2015 11.sınıf Türk Edebiyatı Lider ders kitabı soru cevapları 2014-2015 11. Sınıf Türk edebiyatı lider ders kitabı sayfa 7-8 ölçme değerlendirme cevapları 2014 Kurban Bayramı tarihi,tatil ne zaman kaç gün ? 2014-2015 Ücretli öğretmenlik başvuru şartları ve istenecek belgeler neler ? 2014-2015 Türk Edebiyatı ders kitabı cevapları 2014-2015 Lider Yayıncılık 9. sınıf Coğrafya ders kitabı cevapları Son yönetmeliğe göre liselerde sınav sayısı kaç ? Güncel değişen Türksat 4A uydu frekansları Ortaöğretim Yönetmeliğinde neler değişti ? 13 Eylül 2014 Resmi Gazete Ortaöğretim Kurumları Yönetmeliği son hali
2014-2015 11.sınıf Türk Edebiyatı Lider ders kitabı soru cevapları
2014-2015 11.sınıf Türk Edebiyatı Lider ders kitabı soru cevapları
 
2014 Kurban Bayramı tarihi,tatil ne zaman kaç gün ?
2014 Kurban Bayramı tarihi,tatil ne zaman kaç gün ?
 
2014-2015 Lider Yayıncılık 9. sınıf Coğrafya ders kitabı cevapları
2014-2015 Lider Yayıncılık 9. sınıf Coğrafya ders kitabı cevapları
 
2014-2015 Eğitim Öğretim yılı güncel yıllık plan indir
2014-2015 Eğitim Öğretim yılı güncel yıllık plan indir
2013-2014 10. sınıf türk edebiyatı ders kitabı ünite ölçme değerlendirme soru ve cevapları
 

2013-2014 10. sınıf türk edebiyatı ders kitabı ünite ölçme değerlendirme soru ve cevapları

2013-2014 10. sınıf türk edebiyatı ders kitabı ünite ölçme değerlendirme soru ve cevapları

20 Eylül 2013 Cuma 12:33
Yazdır

2013-2014 Mega Yayıncılık 10. sınıf Coğrafya ders kitabı doğru ve güncel cevapları için TIKLA

 

SAYFA 9

Araştırma Ödevi

 

EDEBİYAT TARİHİ

Edebiyat tarihi, bir ulusun çağlar boyunca meydana getirdiği ebebî eserleri inceleyerek, düşünceler ve duyguda izlediği yolu, geçirdiği evreleri bize tanıtır. Bu bakımdan uygarlık tarihinin önemli bir koludur.
Edebiyat tarihinin dayanağı, edebi eserlerle yaratıcı kişilerdir. Edebi eserler, bütün düşünce ve satan ürünleri gibi, toplumun hayatıyla ilgili olduğu ve ulusal kültürün izlerini taşıdığı için, hem sanat eseri, hem de yazıldıkları zamanı canlandıran birer belge olarak ele alınır. Yaratıcılarda, yaşadıkları çağın koşulları ve yetiştikleri çevrenin özellikleri göz önünde tutularak incelenir. Böylece, o ulusun devirden devire uğradığı değişme ve gelişmeler izlenerek manevi varlığı belirtilmiş olur.

 

UYGARLIK TARİHİ


Örnek Roma Uygarlı ve bunun gibi uygarlıkların geçmişini araştıran bilimdir

Roma Uygarlığı, Roma Cumhuriyeti ve Roma İmparatorluğu olarak iki kısımda incelenmiştir. Birinci kısımda cumhuriyet devri siyasal gelişmeler, sosyo-ekonomik yapı, kültür, sanat ve edebiyatta ilerlemeler incelenmiştir. İkinci kısımda imparatorluk dönemi siyasal gelişmeler, sosyo-ekonomik yapı, kültür, sanat ve edebiyat gelişmeleri anlatılmıştır. Her iki kısmın sonunda ise cumhuriyet dönemini sona erdiren nedenler ve İmparatorluğun çöküş nedenleri açıklanmıştır.

 

Edebiyat-Tarih İlişkisi

Edebiyat tarihi, medeniyet tarihinin en önemli kısmıdır. Bir milletin uzun asırlar esnasında geçirdiği fikrî ve hissî gelişmeyi belirten bütün kalem ürünlerini inceleme ile onun manevi hayatını, gerçekte olduğu gibi tasvire çalışır.
Bir milletin edebiyatı, millî ruhu ve millî hayatı göstermek için en samimi bir ayna sayılabilir. "Bir millet, hayatı nasıl görüyor? Nasıl düşünüyor? Nasıl hissediyor?" Biz, bunu en doğru ve en canlı olarak o milletin fikir ve kalem ürünlerinde bulabiliriz.
Edebiyat, toplumun bir kurumu olmasından dolayı, kendisini meydana getiren toplumun diğer kurumlarıyla bağlı ve onlarla ahenklidir. Hakikaten, bir milletin coğrafi çevresiyle, sonra iktisadi, dinî, hukuki, ahlâkî, bedii, siyasi hayatıyla edebiyatı arasındaki bağlantılar çok açıktır.

Geçmiş zamanlara ait bir edebî eseri layıkıyla ve tarihî manâsıyla anlamak için, önce o devrin genel hayatını, yaşayış ve düşünüş tarzlarını, o devir insanlarının hayat ve evren hakkında neler bildiklerini öğrenmemiz gerekir. Demek oluyor ki edebiyat tarihi, bir milletin coğrafi çevresini, din, hukuk, ahlak, iktisat, güzel sanatlar gibi kurumlarını ve siyasi hayatını genel yapısıyla gösteren medeniyet tarihinin ya da genel ve yaygın anlamıyla "tarih"in çerçevesi içinde incelenmelidir. Filoloji yani "Lisaniyat" ve tarih üzerine dayanmadan edebiyat tarihi meydana getirilemez.

Bir "şaheser"i incelemedeki amacımız, o milletin edebî gelişmesini gereği gibi ve doğru olarak anlamak içindir. Çünkü bir "şaheser", neticede mutlaka "toplumsal bir ülkünün ifadesidir."
Dâhiler, mensup oldukları toplumun bugünkü veya gelecekteki bir ülküsünü başarıyla temsil eden insanlar olmak bakımındandır ki edebiyat tarihinde başlıca hedef olurlar.

Ord. Prof. Dr. Fuad KÖPRÜLÜ
Türk Edebiyatı Tarih
Sadeleştirilerek ve kısaltılarak alınmıştır.

 

2.

3. Çanakkale Savaşı, I. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arasında Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebeleridir.[9] İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti konumundaki İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, başkent İstanbul′u zaptetmek suretiyle Almanya′nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak amaçları ile ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir. Ancak saldırıları başarısız olmuş ve geri çekilmek zorunda kalmışlardır. Kara ve deniz savaşı sonucunda iki taraf da çok ağır kayıplar vermiştir.

Osmanlı İmparatorluğu, Almanya'nın Rusya'ya savaş ilan ettiğı 1 Ağustos 1914'ün hemen ertesi günü, Almanya ile bir ittifak antlaşması imzalamıştır. Bu antlaşma, İmparatorluk'un eninde sonunda Almanya'nın ana gücü oluşturduğu İttifak Devletleri safında fiilen savaşa gireceği anlamına gelmektedir. Enver Paşa, fiilen savaşa girmeyi, seferberliğin tamamlanmamış olması ve Çanakkale Boğazı savunmasının tamamlanmaması gibi gerekçelerle ertelemeye çalışmıştır. Ancak Almanya, bir an önce savaşa fiilen girilmesi için baskılarını sürdürmüştür. Bu baskılar, Akdeniz'de İngiliz donanması önünden çekilen Goeben ve Breslau savaş gemilerinin İstanbul'a gelmesiyle bir oldu bittiye getirilmişti. Daha sonra Osmanlı Donanması'na bağlı bir grup gemiyle Karadeniz'e açılan bu gemiler 27 Ekim 1914 tarihinde Rus limanlarını bombalayınca Rusya, Osmanlı İmparatorluğu'na savaş ilan etmiştir.

Birleşik Krallık Donanma Bakanı Winston Churchill, 1914 yılı Eylül ayında Çanakkale Boğazı'nın donanmayla geçilerek İstanbul'un işgalini öngören bir planı Başbakan Herbert Asquith'e vermiştir. Plan, çeşitli evrelerden geçerek uygulamaya kondu ve Birleşik Krallık ve Fransa gemilerinden oluşan bir donanmanın Boğaz'a geniş çaplı ilk saldırıları 1915 Şubat ayında başlatıldı. En güçlü saldırı ise 18 Mart 1915 günü uygulamaya konuldu. Ancak Birleşik Donanma ağır kayıplara uğradı ve deniz harekatından vaz geçilmek zorunda kalındı.

Deniz harekatıyla İstanbul'a ulaşılamayacağı anlaşılınca bir kara harekatıyla Çanakkale Boğazı'ndaki Osmanlı sahil topçu bataryalarını ele geçirmek planı gündeme getirilmiştir. Bu plan çerçevesinde hazırlanan İngiliz ve Fransız kuvvetleri 25 Nisan 1915 şafağında Gelibolu Yarımadası'nın güneyinde beş noktada karaya çıkarılmıştır. İngiliz ve Fransız çıkarma kuvvetleri her ne kadar Seddülbahir ve Arıburnu sahillerinde köprübaşları oluşturmayı başardılarsa da Osmanlı kuvvetlerinin inatçı savunmaları ve zaman zaman giriştikleri karşı taarruzlar sonucunda Gelibolu Yarımadası'nı işgalde başarılı olamadılar. Bunun üzerine sahildeki kuvvetler takviye edilmek için Arıburnu'nun kuzeyinde Suvla Koyu'na 6 Ağustos 1915 tarihinde yeni kuvvetlerle bir üçüncü çıkarma yapılmıştır. Ancak 9 Ağustos'ta Kurmay Albay Mustafa Kemal'in Birinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen karşı taarruzunda İngiliz Komutanlığı ihtiyat tümenini ateş hattına sürerek sahilde tutunmayı ancak başarabilmiştir. Mustafa Kemal ertesi gün Kocaçimentepe – Conk Bayırı hattında yeni bir karşı taarruz gerçekleştirmişti, bu hattaki Anzak birliklerini de geri atmıştır. İngiliz ve Anzak kuvvetlerinin İkinci Anafartalar Muharebesi olarak bilinen genel taarruzları ise Osmanlı savunmasını aşamamıştır. Tüm bu gelişmelerin sonrasında İngiliz, Anzak ve Fransız kuvvetleri Gelibolu Yarımadasını 1915 yılı Aralık ayı içinde tahliye etmiştir.

SAYFA 12

2. ETKİNLİK

Göktürk Yazıtları

Göktürk yazıtları üç taştan oluşur: Tonyukuk anıtı 716, Köl Tigin (Kültigin) anıtı 732, Bilge Kağan anıtı 735 yılında dikilmiştir. Köl Tigin yazıtı, Bilge Kağan'ın ağzından yazılmıştır. Kültigin, Bilge Kağan'ın kardeşi, buyrukçu ihtiyar Tonyukuk ise veziridir. Anıtların olduğu yerde yalnızca dikilitaşlar değil, yüzlerce heykel, balbal, şehir harabeleri, taş yollar, su kanalları, koç ve kaplumbağa heykelleri, sunak taşları bulunmuştur.

Kitabın Adı : Şu Çılgın Türkler
Kitabın Yazar : Turgut Özakman

KİTABIN ÖZETİ

Bu şahane kitap 20. yy.ın sömürgecilerine karşı bir ulusun verdiği onur mücadelesini anlatıyor. Bu topraklarda geçen, hiçbir satırı kurmaca taşımayan; tamamı Türk, Yunan, İngiliz devletleriyle uluslararası kurulların raporlarında, yerli/yabancı gazetelerde ve o günleri yaşamış insanların belleklerinde/anı kitaplarında belgelenen olaylar… Sadece belgelere atıfta bulunan dipnotlar kırk yedi sayfa sürüyor! Bu coğrafyayı,tarihi, bu Anadolu’yu bilmeyen yabancı bir göz okuduğunda yazar fazla abartmış diyebilir, yaşananlar öyle olağanüstü.

Yazar önce Mondros Mütarekesi’yle II nci İnönü savaşı arasında geçen dönemi özetliyor. Peşinden altıyüzelli sayfalık bir destan. Sanki elinde kamera varmış gibi bir Türk tarafına, bir Yunan tarafına; bir İstanbul’a, bir İngiltere’ye odaklıyor bakışlarını (Belki bu akış şekli kimi okuru rahatsız edebilir) . Ve bu ahlaksız işgale dağıyla, çiçeğiyle, insanıyla, hayvanıyla; canlı-cansız bütün varlığıyla topyekün direnen Anadolu’yu anlatıyor. Adını hiç duymadığımız, ama biz bilmesek de bu temele kanını harç yapmış,kefenine sarınıp ta işgalcinin
karşısına dikilmiş, kim bilir hangi gelinciğe kök olmuş binlerce insan… Adım adım, gün gün izliyoruz bu büyük mücadeleyi.


Gelelim romanın kahramanlarına: Osmanlı’nın imzaladığı Sevr antlaşmasıyla yurdu parçalanmış, toprakları santim santim satılmış; sal-tanat koltuğu uğruna sömürgecilere peşkeş çekilmiş bir halk var. Ama her şeye rağmen bu halkın küllerinden yeniden doğmasını sağ-layan biri, dönemin Britanya Başbakanı, Lloyd George’un istifa etmeden kısa süre önce “… yüz yıllar nadir olarak dahi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki o büyük dahiyi bu yüz yılda Türk milleti yetiştirdi… Mustafa Kemal Paşa’ya yenildik.” demesine sebep olan biri, Gazi…Ve bu zaferi Atatürk’le birlikte var eden İsmet Paşa, diğer komutanlar,erler, akıncılar, vekiller, köylüler, direnişe yardım için ayağındaki tek çorabı yıkayıp veren Deli Battal gibiler, kağnılarıyla cephane taşırken yolda ölen ya da doğuran Elifler, yaşadığı rahat hayatı bırakıp cephede gönüllü hemşire olan Nesrinler… Yani etiyle kemiğiyle, onurlu, namuslu, dürüst “Büyük İnsanlık”…Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet

Savaştan galip çıkan devletlerin kuklası olan ve iktidardakilerin hırsı yüzünden gözünü Anadolu toprağı bürümüş Yunanistan. İnsanlık tarihine büyük katkıları olan bir uygarlığın şimdiki torunları. Büyük Yunanistan hayalinin peşinde Anadolu’ya gelip “ Büyük Felaket”i yaşayanlar. Kimisi vahşi kimisi insan, kahraman da var aralarında korkak ta… Vatanlarından deniz milleri, kara milleri uzakta çarpışan, bir zavallı hayalin uğruna heder olan Yunan gençleri. Ve bu iki halkı birbirine kırdıran emperyalist devletler. En başta İngiltere. Tam Sevr antlaşmasını imzalatmışken huzurunu kaçıran “Kemal’in Askerleri”ne elini ateşe sokmadan tokat atmak isteyen, asıl büyük derdi sömürgesindeki Müslüman halkların bu savaşın etkisiyle uyanacağı ve “Üzerine Güneş Batmayan İmparatorluk”un parçalanacağı endişesi olan İngilizler. Fakir ve geri kalmış Doğu’nun önünde uygar(!) ve zengin Batı’nın en büyük temsilcisi. İnsanların ölmesi umurlarında bile değil.

Bu sebeple –dengeler Türkler’in lehine değişene kadar- Yunanistan’a pek çok araç ve gereç satıyorlar, el altından silah ve cephane veriyorlar. Fransa, İtalya, Rusya … Hepsi bu büyük oyunun içinde az veya çok yer alıyorlar. Sonra hainler… Başta Vahdettin ve sadrazam(lar) olmak üzere işgalcilerden medet uman aciz yönetim kadrosu. Bir ham hayal uğruna doksan bin Anadolu gencini Sarıkamış’ta kırdırdığı yetmiyormuş gibi mücadelenin en kritik yerinde Anadolu’ya geçip iktidar olma hevesindeki Enver Paşa ve onun Meclis’teki yardakçıları. Basındaki İngiliz ve Yunan işbirlikçileri. En zorlu zamanlarda isyana kalkışan Delibaş Mehmetler, Çerkez Ethemler. Halkın içindekiler: Kasabalarını, Kuvvacıları, onurlarını satan eşraf, yerel yöneticiler, bazı din adamları… Asker kaçakları… Altmış bin kişilik ordunun otuz bini bazı işbirlikçilerin, mandacıların, teslimiyetçilerin söylediklerine kanıp, kandırılıp silahlarıyla birlikte askerden kaçıyor. Düşman o esnada yüz yirmi bin kişi! 1911’den beri dört bir tarafta durmaksızın savaşan halkın içinden çıkan, direnişe inanmayan, bu savaşın diğerlerinden farklı olduğunu anlayamayan bu kaçaklara üzülmek mi lazım, öfkelenmek mi?

İşte Turgut Özakman bu romanda insanların, insanlığın hikayesini anlatıyor bize. Onun elli küsur yıllık emeğinin sonucundan bir kaç sayfada bahsedip geçmek mümkün değil aslında. Haddim olmayarak bunu yapmak ve sizlerle paylaşmak istedim. Artık ülkedeki siyasal düşünce tarzının tam teslimiyete dönüştüğü günümüzde, tam bağımsızlıktan başka bir istekleri olmayan bu insanlara ve onların destanını yazarak onlara en güzel anmayı yapan yazara bu sayfada şapka çıkartmak. Niyetim bu. Kitabın kalınlığına aldanıp okumaya gözü korkanlara bayağı magazinlerden, ucuz sitkomlardan, pespaye dizilerden uzakta, hüzünlü, acılı ama çok etkileyici birkaç saat vaat eden bu destanı mutlaka okuyun. Pek çok şeyin günümüzde yaşadıklarımıza ne kadar benzediğini görüp üzüleceksiniz ama ayırdığınız zamana değecek. Peşinden de Nazım’dan “23” centlik askere dair ile Kuvay-i Milliye destanını okursanız kendiniz için çok güzel işler yapmış olarak günü kapatacaksınız…

 

C-Şu Çılgın Türkler ve Orhun Abideleri olayların yaşandığı dönemle ilgili tarihi belge niteliği taşırlar.

SAYFA 15

3. ETKİNLİK

A-Edebiyat Tarihi:

Edebiyat ve tarih, iki ayrı bilgi alanı / bilim dalı olmasına karşın, ikisi birlikte düşünüldüğünde bir milletin yazınsal (edebî) gelişiminin, tarihsel boyutuyla ele alınması gerekmektedir. Bunun için edebiyat tarihi, milletlerin yüzyıllar boyunca oluşturduğu edebî eserlerini inceler, ait olduğu milletin duygu ve düşüncede aldığı yolu nesnel olarak değerlendirir. Bunu yaparken de bilimsel araştırma yöntemlerini kullanır. “Edebiyat tarihi“, Türk Dil Kurumu’nun Güncel Türkçe Sözlük’ünde “Bütün edebî hareketleri ve dönemleri, yazarları, şairleri, dil ve üslup özelliklerini açıklayan bilim dalı veya kitap, yazın tarihi. Örnek: Edebiyat tarihinde ise onun adına hiçbir türlü rastlayamazsınız. S. Birsel” olarak tanımlanmaktadır.

Edebiyat tarihinin konusu edebî eser ve o eseri oluşturan sanatçıdır. Edebî eser, ait olduğu toplumun duygu ve düşüncelerini yansıttığı gibi yazıldığı dönemin tarihî izlerini de yansıtan birer belge niteliğindedir. Edebiyat tarihine konu olan sanatçılar incelenirken ait olduğu toplumun özellikleri, tarihî ve sosyal olaylar, dikkate alınır.


Edebiyat tarihi, milletlerin duygu ve düşünce hayatını tanımada önemli bir rol oynar. Milletlerin hayata bakışı, düşünüşü, duyguları edebî eserler yardımıyla öğrenilir.

Edebiyat tarihçisi, şair ve yazarları, edebî akımları, edebiyatın geçirdiği değişme ve gelişmeleri inceler. Bunu yaparken edebî esere, eseri ortaya koyan şair ya da yazara ve dönemin özelliklerine bakar. Eserin oluşumundaki bir başka etken de sanatçının yaşadığı sosyal çevredir. Edebî eser incelenirken aynı dönemde ortaya konmuş diğer eserlerin de bilinmesi ve karşılaştırılması sanatçı ve eserin daha iyi anlaşılmasını sağlar.

Biyografya, bibliyografya, filoloji, sosyoloji, psikoloji, edebiyat tarihinin faydalandığı bilim dallarından bazılarıdır.

Edebiyat tarihi alanında ilk çalışmayı İtalyan tarihçisi Vico (1688-1744) yapmıştır. Klasik edebiyat döneminde şairlerin kısa hayat hikâyelerinin anlatıldığı şuara tezkireleri, edebiyat tarihinin yerini tutuyordu. Ülkemizde edebiyat tarihi özelliği taşıyan ilk çalışma 1889′da Abdülhalim Memduh’un yazdığı Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye’dir. Bilimsel çalışmalara dayanan edebiyat tarihi 1928′de Fuat Köprülü tarafından yazılmıştır. Daha sonra Agâh Sırrı Levend.Ali NihatTarlan.AhmetHamdiTanpınar, Nihat Sami Banarlı, Rauf Mutluay, Mahir Ünlü, Vasfi Mahir Kocatürk, Şükran Kurdakul, Ahmet Kabaklı gibi edebiyat tarihçileri yetişmiştir.

SAYFA 17

DEĞERLENDİRME SORU – CEVAPLARI

1-Aşağıdaki cümlelerin başına yargılar doğru ise ‘’D’’ yanlış ise ‘’y’’ yazınız.

D-D-Y

2-Doğru cevap : D şıkkı

3-Doğru Cevap : B şıkkı

4.Boşluk doldurma sorusu cevapları

Roman-hikaye-makale-deneme vs.

Edebiyat tarihi

 

 

SAYFA 18

1.

2.Uygarlıklar , ekonomi,kültürel,dil,din,siyaset gibi konularda etkileşir

 

SAYFA 19

1. Metin (Türk Memlük Yaratılış Efsanesi)

C-1 Göklerin delinmesi,çamurların etrefı bütünüyle kaplaması,mağaralarda karaların yarılması,9 ay durmadan soğuk rüzgar esmesi

C-2 Coğrafi ve kültürel özellikleri

C-3 Destan dönemi

C-4 Bilime,teknolojiye önem verilmeyen,kulaktan doğma bilgilere inanılan ,batıl inançların ön planda olduğu bir dönem

2.metin (Kaside)

C-1 İslam medeniyeti

C-2  İslami Devir Türk Edebiyatı (Divan Edebiyatı)

C-3 İslami Devir Türk Edebiyatı (Divan Edebiyatı) , İslam dinin ve Doğu kültürünün hakim olduğunu ,bunu da nazım şeklinden ve eserin içeriğinden anlayabilirz.

SAYFA 22

Etkinlik

a)      Destan Dönemi ……………….Türk Memlük Destanı

Dini Dönem……………………..Kaside

Modern Dönem………………Vatan Mersiyesi

b)      Dil,konu,şekil farklılıkları vardır

c) Eşleştirme Soru Cevapları

Destan Dönemi ………………Kavmi Özellikler

Dini Dönem…………………….Din etrafında oluşan anlayış

Modern Dönem……………..Aklın ve bireyin dünya ile ilişkisini yansıtan anlayış


 

SAYFA 23



1-BOŞLUK DOLDURMA
. Destan
. Divan edebiyatının Arapça ve Farsça kelimelere çok yer vermesi
.İslam

2.DOĞRU-YANLIŞ SORU CEVAPLARI

D-D-Y-D


3. EŞLEŞTİRME SORU CEVAPLARI


İstanbul’u Dinliyorum-Modern Dönem
Leyla ve Mecnun-Dini Dönem
Oğuz Kağan Destanı-Destan Dönemi
Ben Sana Mecburum-Modern Dönem
4. Doğru Cevap-B) Her ikisi de aynı ölçüyle söylenmiştir
5.Doğru Cevap-A)Dil yabancı sözcükler ve yabancı dil kurallarıyla doludur

ARAŞTIRMA SORULARI


1-Uygurlar, (Uygurca: ئۇيغۇر Uyghur) çoğunluğu Çin Halk Cumhuriyeti'ne bağlı Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde yaşayan Türkî halktır. Dilleri Türk dillerinden Uygurca'dır. Uygurca, Arap kökenli bir alfabe ile yazılır.
Uygurlar, geçmişte Çin ile dostça ilişkiler kurmamış, baskı ve işkence ile birlikte yaşamaya zorlanmıştır. Böylece, köyler ve kasabalar gelişerek kalabalık şehirler haline gelmiştir ve bu nedenle ilk yerleşik hayata geçen Türk devleti, Uygur Devleti olmuştur. Bunun sonucunda tarım ve mimari gelişmiştir. Tahta harflerle matbaacılık yapan Uygurlar, kağıdı da kullanmışlardır. Bu sayede yeni bir alfabe oluşturmuşlardır. Bu alfabe 14 ila 18 harften oluşur. Uygurlar, kendi dinleri dışında diğer dinlere hoşgörülü olmuştur.
Uygur halkı iki defa, 1933 ve 1944 yıllında, kendi otonom cumhuriyetini kurmuştur. Çin Halk Cumhuriyeti 1949'da Doğu Türkistanı işgal ederek, Uygurların 1944'den beri var olan 2. Doğu Türkistan Cumhuriyetini yok etmiştir. Uygur halkı, Çin içerisinde kendi geleneklerini ve kültürlerini sürdüremediklerinden yakınmaktadır. Uygurlar, her ne kadar sözde özerk bir cumhuriyete sahip olsalar da, Çin egemenliğine girdiklerinden beri bağımsızlıkları için mücadele etmektedirler. Uygurlar, Mani dininin terimlerini Türkçe'ye çevirerek Çin kültürünün asimilesine mağruz kalmayı önlemek istemişlerdir.

2-Mit  ve mitoloji:


MİT VE MİTOLOJİ NEDİR
Mitoloji kelimesi, yunanca mythos ( masal - hikaye ) ve logos ( söz ) kelimesinden yapılmıştır.
"Mit" sözlük anlamı " Geleneksel olarak yayılan veya toplumun hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren alegorik bir anlatımı olan halk hikâyesi, mitos" (tdk.gov.tr)
Mit (söylence); Çok eskilerde yaşamış milletlerin inandıkları tanrıların, kahramanların, devlerin ve perilerin hayat hikayelerinden bahseden hikayelerdir. Mitler daha çok evrenin yaratılışı ve türeyişi hakkında anlatılan öykülerden oluşur. Bu daha çok zamanın insanlarının yaratıcıyı anlama, hayatı anlamlandırmaya çalışmaları sonucu "neden", "nasıl" sorularına cevap arayışlarında oluşmuş. Zamanla, sonraki toplumlar tarafından ortaya atılan farklı düşüncelerle farklılık göstererek ve zenginleşerek günümüze kadar gelen sözlü ürünlerdir. Bu aslında milletlerin bir köken arayışıdır. Bu köken arayışının sonucu olarak da ortaya çıkan bu hikâyeler, en eski dönemlerde kutsal ve gerçek kabul edilirlerdi. Bu kutsallığın yerini bir süre sonra din, gerçekliğin yerini de bilim almıştır.
Mitoloji ise; mitleri, doğuşlarını, anlamlarını yorumlayan, inceleyen bilim dalının adıdır.
Her toplumun kendine özgü bir mitoloji maceraları vardır ve temsil ettiği topluluğun aynası gibidir. Mitolojiler, toplumdan topluma farklılık gösterdiği gibi ortak yanlar da çok bulunmaktadır. Mitolojide geçen öykülerin hepsi hayal ürünü değildir; birçok mitolojide geçen tufan olayının, yapılan kazı ve araştırmalar sonuçu gerçek olduğu ispatlanmıştır.
Türklerin mitolojik öğeleri: bozkurt ,ay, yıldız ,su ,ışık ,ateş, ağaç
3-
4-Sözlü edebiyat mitolojiden ve mitolojik öğelerden yararlanır.Sözlü ürünler mitolojik devirleri de kapsar.


SAYFA 24


1-D


2-Doğru Yanlış Cevapları


D-D-D-D-Y-D-D-D
3-E
4-D
5-Üç cümle de doğru


SAYFA:25


6.Eşleştirme Cevapları


Roman:Batı Etkisi
Destan:İslamiyet Öncesi
Kaside:İslami Devir
Mesnevi:İslami Devir
Hikaye:Batı Etkisi

7-A

8-D

DEĞERLENDİRME SORULARI CEVAPLARI BURDA OLACAK

Anahtar Kelimeler: 2013-2014 ,10. sınıf ,türk edebiyatı ,ders kitabı, ünite ,ölçme değerlendirme soru , cevapları,
Bu haber toplam 34279 defa okunmuştur
Haber Yorumları
Yorum Ekle
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır, ilk yorum yapan siz olun.
 Diğer Haberler
 
Namaz Vakitleri
İmsak
05:13
Güneş
06:53
Öğlen
13:05
İkindi
16:22
Akşam
18:55
Yatsı
20:22
Videogaleri
Fotogaleri
Finans
İMKB 100
74.492
USD ALIŞ
2.2660
USD SATIŞ
2.2790
EURO ALIŞ
2.8660
EURO SATIŞ
2.8840
POUND ALIŞ
3.6450
POUND SATIŞ
3.7000
ALTIN ALIŞ
88.4900
ALTIN SATIŞ
89.0900
Hava Durumu
Havadurumu
Tarihte Bugün
1935 İtalyan ordusu Etiyopya'ya girdi.
Sayısal Loto
27.09.2014
Tarihli Çekiliş Sonucu
03 - 09 - 20 - 27 - 45 - 48
Şans Topu
01.10.2014
Tarihli Çekiliş Sonucu
02 - 06 - 07 - 09 - 29 - 03
Süper Loto
25.09.2014
Tarihli Çekiliş Sonucu
08 - 11 - 12 - 39 - 40 - 45
On Numara
29.09.2014
Tarihli Çekiliş Sonucu
05 - 08 - 09 - 11 - 15 - 16 - 19 - 26 - 27 - 28 - 29 - 43 - 45 - 52 - 58 - 59 - 60 - 66 - 70 - 74 - 75 - 76
Hakkımızda | Künye | Reklam | İletişim | RSS
Bu sitede yayınlanan tüm materyalin her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım: Haber Sitesi Kur