Yeni Memur Maaşları 2018-2019 Ünvanlara Göre zamlı tam liste

Ana Sayfa » DERS KİTABI CEVAPLARI » 11. Sınıf lider yayınları Türk edebiyatı ders kitabı sayfa 33-34 cevapları

11. Sınıf lider yayınları Türk edebiyatı ders kitabı sayfa 33-34 cevapları

11. Sınıf lider yayınları Türk edebiyatı ders kitabı sayfa 33-34 cevapları

 
11 Ekim 2014 Cumartesi 15:43
Okunma: 19105
Yorum YapYazdır
 
11. Sınıf lider yayınları Türk edebiyatı ders kitabı sayfa 33-34 cevapları


11.sınıf Türk Edebiyatı sayfa 33

9. Etkinlik

Klasisizm:

17.yüzyılda Fransa’da doğmuş bir edebi akı¬mdır. 17.yüzyıl Fransası’nın toplumsal ve siyasal ya-pısı,düşünsel alanda rasyonalizm (akılcılık) felsefe¬si, klasisizmin doğuşunda etkili olmuştur. Bu yüzyılda Fransa’da güçlü bir krallık rejimi vardır. Siyasal ve toplumsal alanda her şey kuralla¬ra bağlanmış, yasa ve düzen egemen olmuştur. İnsan hak ve özgürlükleri önem taşımamaktadır. 1634’te Fransız Akademisi kurularak dil ve ede¬biyat kuralları belirlenmiştir. Descartes’in, rasyonalist felsefesine göre akıl, doğru ve gerçeği bulmanın temel aracıdır. Duygular, kesinlikle aklın denetimine alınmalıdır.


Klasisizmin Özellikleri:


1. Klasik sanatçılar akla ve sağduyuya önem ve¬rirler. Duygu ve coşkuları, akıl yoluyla denetleme amacı güderler.
2. Klasik sanatçılar eski Yunan ve Latin edebi¬yatlarını Örnek alırlar. Klasizimin konuları mitolojiden seçilir.
3. Klasiklere göre “doğa” denince, insanın iç dünyası anlaşılır. Klasik yapıtlarda insanın değiş-meyen duygu ve düşüncelerini işlerler.
4. Klasikler, işledikleri konuya değil, konunun işleniş biçimine önem verirler. Konular nasıl olsa, eski Yunan edebiyatı ve Latin edebiyatında, mitolojide vardır.
5. Klasikler biçim kusursuzluğuna önem verirler. Üslubun süssüz, açık, yapmacıktan uzak olmasına dikkat ederler.
6. Klasikler, günlük gelip geçici ( moda ) konuları değil, yüzyıllara dayanabilecek, kalıcı konuları se¬çerler.
7. Klasikler, ahlaksal bir amaç güderler. Kahra¬man olarak seçkin, olgun, bedensel ve ruhsal so-runları olmayan kişiler seçilir. Çocuklar ve halktan kişilere yer verilmez.
8. Klasik yapıtlarda seçkin bir dil kullanılır. Kaba saba sözlere yer verilmez. Yapıtlar ulusal dillerle yazılmıştır.
9. Klasik sanatçılar, yapıtlarda kendi kişiliklerini gizler.
10. İnsan dışındaki hiçbir şey önemsenmemiş; giysi, dekor, doğa görüntüleri İhmal edilmiştir.
11. Klasik sanatçılar, eleştiri, deneme, fabl, mektup, felsefe gibi alanlarda yapıtlar vermişlerdir. Ancak klasisizmin türleri trajedi ve komedi gibi tiyatro türleridir. Roman türü gelişmemiştir.
12. Klasik sanatçılar, tiyatroda üç birlik kuralına (zaman, yer ve olay) uydular.
13. Trajedide Corneille, Racine; komedide Moliere; eleştiride Boileau; felsefe de Descartes, Pascal; fablda La Fontaine; özdeyişte La Rochefacault; romanda Mme De La Fayette, Fenelon, Daniele Defoe; karakterde La Bruyere klasisizmin temsilcileridir.
Şimdi, bu sanatçıların sanatçı kişilikleri ve yapıtları üzerinde kısaca duralım:
* Corneille
* Moliere
* Racine
* La Fontaine
* Daniele Defoe
* Boileau
* Descartes
* Pascal
Klasisizm Akımının Türk Edebiyatındaki Etkileri:
Batılı anlamıyla Klasisizmin Türk edebiyatındaki etkileri sınırlı sayıda sanatçı ve yapıt üzerinde var¬dır; Yusuf Kamil Paşa’nın “Telemak” çevirisi, Şinasi’nin “Şair Evlenmesi” oyununda üç birlik kura¬lını uygulaması, Ahmet Vefik Paşa’nın Moliere’den yaptığı çeviri ve uygulamalar, Direktör Ali Bey’in Moliere’den yaptığı “Kokana Yatıyor” uyarlaması, kiasisizmin edebiyatımızdaki yansımaları olarak gösterilebilir.

ROMANTİZM:

18.yüzyılda klasisizme tepki olarak Fransa’da doğmuş bir edebi akımdır. 19.yüzyılda tüm Av¬rupa’ya yayılmış ve orada benimsenmiştir. Ortaya çıkişında 1789 Fransız İhtilali sonrasında ki toplumsal, siyasa! ve düşünsel yapının etkileri vardır. Fransız İhtilali’yle krallık yıkılmış, gelinen süreçte, toplumsal ve ekonomik evrimini tamamlayan yeni sınıf burjuvazi, halkın da desteğiyle iktidar olmuştur. Fakat çalkantılar tümüyle durulmamış, toplum kralcılar ve cumhuriyetçiler olarak ikiye bölünmüştür. Aydınlanma çağı düşünürlerinden Montesqueu, Voltaire, Rousseau ve Diderot gibi düşünürlerin öncülüğünde, İnsanın hak ve özgürlüklerinin savaşımı verilmiştir. Toplumsal gelişmenin önündeki tüm engellere savaş açılmıştır. Fransız İhtilali bu birikimlerin sonucudur. Klasisizm akımı nasıl kuralcı, güçlü krallık rejiminin ürünüyse, romantizm de Fransız İhtilali sonrasının überai ve özgürlükçü havasının ürünüdür. Aydınlanma Çağı’mn düşünsel, sanatsal, toplumsal ve siyasal birikimleri romantizm akımını besleyen temel kaynaklardır. Victor Hugo, romantizmin ilkelerini “Cromwell” adlı oyununun önsözünde ortaya koymuştur.  

Romantizmin Özellikleri:


1.   Romantizm sanatçıları, klasisizm sanatçılarının akıl ve sağduyusunun karşısına dizginlenemez duygu, coşku ve hayali koymuştur. Lirik şiir, romantizmle yeniden dirilmiştir.
2.   İnsan doğasını değil, dış dünyayı olabildiğin¬ce renkli, göz alıcı ve abartmalı biçimde betimlemişlerdir.
3.   Eski Yunan edebiyatı ve Latin edebiyatı yerine çağ¬daş edebiyatlar örnek alınmıştır. Din duygusu önem kazanmış, konu olarak Hristiyanlık mucizeleri, Orta¬çağ efsaneleri işlenmiştir. Konuların bazıları tarih¬ten, bazıları da günlük yaşamdan alınmıştır.
4.   Sanatçılar, yapıtlarında kendi kişiliklerini gizlememişlerdir. Sanatlarını.toplumu dönüştürmede bir araç olarak kullanmışlar, “toplum için sanat” anlayışına bağlı kalmışlardır.
5.   Romantik sanatçılar, klasisizmin dil ve edebiyattaki tüm kurallarını yıkmışlar, kendilerini de kuralcılıktan kaçınmışlardır. Kapalı ve süslü bir üslup kullanmış¬lar, şairane anlatımı benimsemişlerdir.
6.   Seçkin, Örnek, mükemmel insanları değil, her kesimden İnsanı anlatmışlardır. İnsanlar ve olaylar işlenirken iyi-kötü, güzel-çirkin gibi karşıtlıklardan yararlanmışlardır. İnsanların ruhsal durumlarının soyut olarak izlenmesi bırakılmış, insanlar yaşadık¬ları toplumsal çevre ile ele alınmıştır.
7.   Olayların anlatımında rastlantılara oldukça fazla yer verilmiştir. Uzak ülkeler ve yabancı töreler geniş olarak betimlemiştir.
8.   Romantikler tiyatroda üç birlik kuralını kırıp dram türünü geliştirdiler. ( Gerçekte bunu İlk yapanın Shakespeare olduğunu; onun, romantizmin ilk öncüsü olduğu anımsatalım.)
9.   Romantik edebiyatta roman ve öykü, tiyatro, eleştiri, makale, fıkra, deneme, anı (hatıra), gezi yazısı, şiir gibi türlerde ürünler verilmiştir.

Romantizmin Önemli Temsilcileri:
Victor Hugo………………….. şiir, tiyatro, roman
Jean-Jacques Rousseau…………….. felsefe, toplum bilim
Voltaire………………………… felsefe, roman, şiir
Friedrich SCHİLLER…………………………. tiyatro, şiir
J. Wolfang GOETHE…………………….. şiir, tiyatro, roman
Lamartine…………………….. şiir, roman
Chateaubriand…………….. şiir
Shelley…………………………. şiir
George Sand………………… roman, öykü
Alfredde Vigny………………. şiir
Alfred de Musset…………… hikaye, roman
Alexandre DUMAS PERE………… roman
Puşkin………………………….. şiir
Romantizmin Türk Edebiyatındaki Temsilcileri:
Namık Kemal………………………… şiir, tiyatro, ro¬man, eleştiri, tarih
Ahmet Mithat Efendi………………. roman, öykü
Abdülhak Hamit Tarhan………… şiir, tiyatro
Recaizade Mahmut Ekrem……. şiir
Romantizm Örnekleri:
YALNIZLIK


Çokluk, gün batınında, dağda o yaşlı, kocamış meşenin gölgesine üzgün otururum. Ovanın durmaksı¬zın değişen görüntüsüne ayaklar altından rastgele göz¬lerimi gezdiririm.Burada ırmak köpürgen dalgalarıyla çağlar, yılan gibi bükülüp kıvrılır, uzaklıklarda yok olur.Yaprak ormanlardaki çayırlara düştüğünde akşam rüzgarı çıkar, vadilerden alıp götürür. Ben işte bu solgun yaprak gibiyim: Ey esen rüzgarlar, deli rüzgarlar, beni de alın o yaprak gibi, alın götürün işte! (Lamartine)
LELIA


İlkbahar, kuşların ötüşü ile, taze çiçeklerin hoş ko¬kuları ile yeniden gelmişti. Gün sona eriyordu. Batan gü-neşin kızıllıkları gecenin mor renkleri arasında ağırdan yavaştan kayboluyordu artık. Lelia Viola, villâsının balko¬nunda görkemli düşlere dalmıştı. Burası dağların baş¬langıcında, bir İtalyan’ın, sevgilisine yaptırdığı olağanüs¬tü bir konaktı. Sevgilisi burada acıdan, kederden ölüp gitmişti de, İtalyan, acı anılarını hatırlatan bu yerde daha fazla durmak istememiş, sevgilisinin mezarıyla onun adı¬nı taşıyan villâyı çeviren bahçeleri yabancılara kiralamış, kendi de çekip gitmişti. Bir başına, yalnız kendini besle¬yen acılar vardır. Vicdan azabı gibi korkan, kendinden kaçan acılar bulunur. Lelia hafif meltem gibi, dalga gibi, pek tatlı bir gevşeme veren bu tatlı mayıs günü gibi yu¬muşak, uyuşkun bir tavırla korkuluğun üstüne eğilmiş bakışını uygar insan ayağının çiğneyip geçtiği o güzelli¬ğine doyum olmayan vadide dolaştırıyordu.(George Sand)

BİRİNCİ SATIR


Artık gezintilere çıkmayacağız Geceleyin geç vakit, Gönül ne kadar çekse de, Ay ışıldasa da.
Kılıç nasıl yıpratırsa kınını Ruh da göğsü öyle aşındırır. Gün gelir kalp durur solumak için Aşk dinlenmek ister.
Hep sevişmek içinse de geceler Gün ışığı çabuk çıkagelir Ama gezintilere çıkamayacağız artık Ay ışığında.
(Lord Byron’dan Çev. Halit Çakır)
Romantizmin Türk Edebiyatına Etkileri:
Romantizm, Tanzimat yazarlarından bazılarını etkilemiştir. Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi. Abdülhak Hamit Tarhan ve Recaizade Mahmut Ekrem’in yapıtlarında romantizmin izlerini görmek olasıdır. Bu izler de romantizmin gerçek boyutlarıyla yansıması değildir. Duygusal anlatım, rastlantılara yer verilmesi, sanat yapıtları yoluyla toplumu değiş¬tirme, karşıt tiplere yer verilmesi romantizmin izleri olarak değerlendirilebilir.

İKİ AKIM ARASINDAKİ BENZERLİKLER VE FARKLILIKLAR

-Klasizmde mantık önemlidir romantizimde çoşku ve hisler önemlidir.
-Klasizmde üsluba önem verilmiştir.Romantiizmde verilmemiştir.
-Klasizm kuralcıdır.Romantizm klasizm kuralcılığına karşı çıkmıştır.
-Klasizmde roman ve hikaye gelişmemiştir.Romantizmde gelişmiştir
-Romantizim klasisizme etki olarak ortaya çıkmıştır.
-Romantizmde milli tarih anlayışı vardır.
-Klasizim eski Yunan ve Latin Edebiyatını kendısine kaynak almıştır.
-Klasizim din duygusuna önem vermemiştir.Romantizim vermiştir.
-Klasizmde trajedi,komedi türleri gelişmiştir.Romantizimde dram türüne yer verilmiştir.



SAYFA 34 CEVAPLARI


1-ANLAMA-YORUMLAMA

1-Gazel-Kaside-tecelli yahut Teselli adlı metinlerin uyaklanış biçimleri nazım birimleri ve ölçüleri bu metinlerin edebiyatımızdaki hangi gelenekle ilişkili olduklarını göstermektedir ?


C-1. “Gazel”, “Hürriyet Kasidesi” ve “Tecelli yahut Teselli” adlı metinlerin uyaklanış biçimleri, nazım birimleri ve ölçüleri bu metinlerin edebiyatımızdaki hangi geleneklerle ilişkili olduklarını göstermektedir? (Bu soruyu cevaplandırırken 9. sınıf Türk Edebiyatı dersinin 2. ünitesinde öğrendiğiniz şiir inceleme yöntemiyle ilgili bilgilerden yararlanınız.)



10. Etkinlik:


Üç gruba ayrılınız. Ziya Paşa’nın bir gazeli ile Divan edebiyatından bir gazeli (birincigrup), Namık Kemal’in kasidesi ile Divan edebiyatından bir kasideyi (ikinci grup), Abdülhak Hamit Tarhan’ın şiiri ile Divan edebiyatından bir gazel ve kasideyi (üçüncü grup) aşağıda verilen ölçütlere göre karşılaştırınız. Karşılaştırma sonuçlarını defterinize yazınız.

1.GRUP:


Gazellerde genellikle soyut aşk ön plandadır.Divan edebiyatında gazel denilince akla iilk gelen Fuzuli’dir.İlahi aşkı anlatır.Allah’a kavuşmak en önemli idealdir.Ziya Paşa ise zamandan şikayet etmektedir.


2. GRUP


Divan edebiyatında kaside övgü şiiri olarak bilinir.Devrin ileri gelenleri ve din büyükleri övülür.Nef’i kaside alanında önde gelen bir şairdir ve kasidesinde devrin padişahı olan 4.Murat’ı över.Namık Kemal ise kasidesinde ise hürriyet kavramını övmüştür.Hürriye olan sevgisini dile getirmiştir.


2-Ziya Paşanın Gazelinde Namık Kemal’in ise Hürriyet Kasidesi’nde dile getirdiği hangi olumsuzluklar Atatürk’ün çağdaşlık ve uygarlıkla ilgili yaptığı yeniliklerle ortadan kaldırılmıştır ?


C-2 Çağın gerisinde kalan, insan haklarına uymayan , çağdaş ülke seviyesinden gerilerde kalan bütün alanlarda yenilikler yapmıştır.


ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI


C-1

Gazel (Ziya Paşa) :SATİRİK ŞİİR

Hürriyet Kasidesi (Namık Kemal) : Satirik-Lirik
Tecelli yahut Teselli (Abdülhak Hamit Tarhan) : Lirik


2-Ziya Paşa ile ilgili D-Y soru cevapları


C-D-D-D-Y


3-D şıkkı

 
11 Ekim 2014 Cumartesi 15:43
Okunma: 19105
Yorum YapYazdır
 
 
 
(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
 
Bu Kategorideki Diğer Haberler
 
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
Anket
 
Tarihte Bugün
1522 - Osmanlı padişahı I. Süleyman, Rodos'un teslimini istedi.
1642 - Hollandalı denizci Abel Tasman, Yeni Zelanda`yı keşfetti.
1754 - Osmanlı padişahı III. Osman'ın saltanatı başladı
1789 - Fransa'da Ulusal Muhafız Birliği (National Guard) kuruldu.
1805 - Sırp İsyanları ve Kara Yorgi'nin önderliği altında Sırpların Belgrad'ı ele geçirmesi.
1877 - 2. Meclis-i Mebusan çalışmalarına başladı.
1903 - İtalyan asıllı ABD'li dondurma satıcısı Italo Marcioni, ilk dondurma külahının patentini aldı.
1914 - Mesudiye zırhlısı, Çanakkale'de bir İngiliz denizaltısı tarafından batırıldı.
1937 - İlk seloteyp satışa sunuldu.
1937 - Japon İmparatorluk Kara Kuvvetleri, Çin Cumhuriyeti'nin başkenti Nankin'i ele geçirdi.
1939 - Kriegsmarine cep zırhlısı Admiral Graf Spee ile Kraliyet Donanması kruvazörleri HMS Exeter, HMS Ajax ve HMS Achilles arasında Río de la Plata Muharebesi başladı.
1942 - Çorum'da deprem: 25 kişi öldü, 589 ev yıkıldı.
1943 - İkinci Basın Kongresi, Ankara'da toplandı.
1945 - Filarmoni Derneği İstanbul'da ilk konserini verdi.
1949 - İsrail Kudüs'ü başkent ilan etti. Arap-İsrail Savaşı'ndan sonra, Eski Kent ve Doğu Kudüs Ürdün'de, Batı Kudüs de İsrail'de kaldı. Kent, BM kararlarına göre uluslararası kent ilan edilmişti.
1957 - İran'da deprem: 2 bin kişi öldü.
1959 - Başpiskopos Makarios bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti'nin cumhurbaşkanlığına seçildi
1960 - Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Yeni Gün ve Öncü gazetelerini 3 gün süreyle kapattı.
1960 - Fransa Cumhurbaşkanı Charles de Gaulle'ün Cezayir ziyareti olaylı geçti. Fransız milliyetçilerinin çıkardığı olaylarda 123 kişi öldü.
1967 - Yunanistan Kralı Konstantin'in cuntaya karşı darbe girişimi başarısız oldu. Albaylar Cuntası iktidarı devam etti. Kral ülkesini terk etmek zorunda kaldı.
1974 - Malta'da cumhuriyet ilan edildi
1980 - 17 yasındaki TDKO üyesi Erdal Eren idam edildi.KAWA örgütü genel sekreteri Hüseyin ASLAN ve 15 arkadaşı SURİYE sınır kasabası kamışlıda katledildiler.
1981 - Polonya'da General Wojciech Witold Jaruzelski sıkıyönetim ilan etti, 14 bin sendikalı işçi tutuklandı.
1983 - 45. Türkiye Cumhuriyeti Hükümet 1. Özal Hükümeti (13 Aralık 1983 21 Aralık 1987) göreve başladı.
1986 - Dünya ve Olimpiyat Şampiyonu Halterci Naim Süleymanoğlu Türkiye'ye iltica etti
1995 - Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile imzalanan Gümrük Birliği anlaşmasını onayladı.
1996 - Kofi Annan Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri seçildi.
1998 - İtalya'da düzenlenen 5. Avrupa Kros Şampiyonası'nda Türk Genç Bayan Milli Takımı şampiyon oldu.
2002 - Avrupa Birliği Genişlemesi AB,10 yeni devletin 1 Mayıs 2004'ten itibaren üye olacağını açıkladı.
2003 - ABD askeri güçleri devrik Irak devlet başkanı Saddam Hüseyin'i Irak'ta saklandığı yerde yakaladı.
2004 - Şili'nin eski diktatörü Augusto Pinochet'nin, 1970 ve 1980'li yıllardaki Akbaba Operasyonu sırasında suç işlediği gerekçesiyle evinde gözetim altında tutulmasına ve hakkında yeni dava açılmasına karar verildi.
2005 - TMSF'nin satışa çıkardığı Telsim, 4 milyar 550 milyon dolarla dünyanın en büyük mobil telekomünikasyon operatörlerinden olan İngiltere'den Vodafone'un şirketi Vodafone Telekomünikasyon A.Ş'ye ihale edildi.
2006 - Dünya Rakı Günü kutlanmaya başlandı.
2007 - Galatasaray'ın İstanbul Aslantepe'ye inşa edeceği Ali Sami Yen Stadyumu'nun temeli atıldı.
2008 - Miss World 2008 Yapılacak.
 
 
Kurumsal

İçerik

EĞİTİM

KPSS

MEMUR

Yukarı Çık